Thanatos: Ölüm Dürtüsü Gerçekten Kötü Mü?

Şubat 28, 2020
Bu yazıda Thanatos, yani ölüm içgüdüsünden/dürtüsünden bahsedeceğiz. Bu teori Freud tarafından geliştirilmiştir. Peki ölüm dürtüsü düşündüğünüz kadar kötü bir şey mi?

Muhtemelen çok az kavram psikanalistlerin ölüm içgüdüsü (Thanatos) adını verdiği kavram kadar uğursuzdur. Ancak bu güdü her zaman yıkıcı gibi görünse de, iyi yönetmeyi öğrendiğiniz sürece hayati anlamda düşmanınız olmaz.

Bazı hayat tecrübeleri son derece ağırdır ve kalbinizi acıtır. Büyük bir boşluk hissi ile dolarız. Bu boşluk hissi her şeyin sanki kayıp olduğunu düşünmemizden kaynaklanır. Bu tür anlarda, ölüm güdüsü/dürtüsü daha da güçlenir. Sanki bu güdü içimizdeki durgunluktan beslenir ve bizi hiçliğe doğru götürür.

Sigmund Freud’un kurduğu psikanalize göre, (Freud genel olarak bilinç dışının üzerinde durur) insanın dürtüleri hareketine ve davranışına etki eder. Bu dürtülerin kendilerine ait güçleri vardır ve bizi belli bir harekete sürükler. Bu dürtünün amacı o an üretilen çoşkunun veya heyecanın tatmin edilmesini sağlamaktır. Bu heyecan, beyinde bulunan bir bölümle ve bu duyguya neden olan bir aracı ile ilişkilendirilir.

Bu yazıda, dürtülerin sadece cinsel konuların öznesi olmadığını ve “ölüm dürtüsünün” aslında ihtiyaç duyduğumuz bir şey olduğunu size anlatacağız. Buna ek olarak, ölüm dürtüsünün ne olduğundan bahsedeceğiz. Örneğin bu dürtüye neden aynı zamanda Thanatos da deniyor? Bu dürtü kendini nasıl gösteriyor? Son olarak, bu dürtü neden her zaman olumsuz bir şey olmak zorunda değil?

üzgün kadın duvara bakıyor

Ölüm dürtüsü nedir?

Thanatos veya ölüm dürtüsü, bizi nihai dinlenmeye veya bir başka deyişle yokluğa çeken bilinç dışı bir uyarıcıdır. Bu dürtü kendinize zarar vermenize neden olabilir; yok oluş isteğinizi tamamlamanıza yol açabilir. Bu dürtü aslında kendini inşa etme arzusu ile bağlantılı olan yaşama isteği ile de yakın ilişki içindedir.

Thanatos ve yaşam yan yana yol alır. Bu iki dürtü dengeyi tutturmak için her zaman birbiriyle savaş halindedir. Thanatosun yıkıcı olduğu gerçeği, onun her zaman olumsuz bir dürtü olduğunu göstermez. Buna ek olarak,  yaşam dürtümüz de her zaman olumlu değildir.

Ölüm dürtüsü ve yaşantımızdaki yansımaları

Psikanalizde, bazı konseptler karmaşık olduğu için bizi korkutur. Ancak ölüm dürtüsünün günlük yaşantınızdaki yansımaları veya dışa vurumları şu şekildedir:

Saldırganlık

Saldırgan olduğumuzda diğer insanlara, objelere veya kendimize zarar veririz. Bilinçli olarak zarar vermeye çalışırız. Aslında Sigmund Freud Kültürdeki Huzursuzluk kitabında kültürün gelişmesini engelleyen en büyük sorunun saldırganlık olduğunu söyler.

Ruhsal hastalıklar

Bazı psikolojik rahatsızlıklar kişinin kendine zarar vermesine neden olabilir. Buna en iyi örnek borderline kişilik bozukluğu hastalığıdır.

Yansıtma

Bize olan bir şeyi, savunma mekanizmamızı devreye sokarak başkalarına yansıtırız.

Memnuniyetsizlik

Bir şey bizi tatmin etmediğinde, rahatsız ettiğinde veya bize sıkıntı verdiğinde, ölüm dürtüsü ortaya çıkar.

Diğer hususlar

Ölüm dürtüsü başka şeylerle de bağlantılıdır. Bu dürtü, hayatımızı düzenlememize yardımcı olan gerçeklik ilkesi ile ilişkilendirilir. Zevk ilkesi ise arzularımızın tatmin olması ile bağlantılıdır.

Toplum içinde bu şekilde, bu dürtülerle yaşarız. Ancak Freud’a göre ölüm dürtüsü nirvana ilkesi ile daha çok ilgilidir. Nirvana ilkesi hiçlikle, nihai dinlenme ile ve ölümle ilişkilendirilir.

üzgün adam elleriyle yüzünü kapatmış ve Thanatos

Ölüm dürtüsü aynı zamanda olumlu bir şeydir

Thanatos kendimize zarar vermemize neden olabilse de, etkisi her zaman negatif değildir. İnsanlar kendilerini yok etmeyi denediklerinde aslında o süreç boyunca bir direnç geliştiriyorlar.

Diğer taraftan, ölüm dürtüsü aynı zamanda dinlenmek ile ilişkilendirilir. Dinlenmek yaşamsal olarak gereklidir. Ölüm dürtüsünü bu şekilde adapte olmamıza yardımcı olan bir şey gibi düşünürsek, bu kavramla ilişkilendirdiğimiz tüm karanlık çağrışımlardan uzaklaşabiliriz.

Peki bu dürtü alışmamıza, adapte olmamıza nasıl yardımcı oluyor? Aslında şöyle basit bir gerçek var, bu dürtü çoğu durumda savaşmamıza ve kendimizi savunmamıza izin verir. Freud bu duruma orgazm anı der. Bir yanda yaşam dürtüsü cinsel tatmine ulaşmak ister, diğer yanda Thanatos ise serbest kalmak ve onca zahmetten sonra dinlenmek ister.

Buna ek olarak, ölüm dürtüsü dış etkenlerden kendinizi ayırmanızı sağlar. Bir kişiliğinizin olmasına, kendinize has davranmanıza ve bu objelerle bağlantı kurmaktan kaçınmamıza yardımcı olur. Kısaca Thanatos yıkıcı olduğu kadar onarıcıdır da.

Bu dürtü yaşam için gereklidir ve yaşam dürtümüzle beraber hareket eder. Bu dürtü eşsiz bir güce sahiptir; hem kendimiz hem de hayat hakkında çok fazla şeyi öğrenmemize yardım eder. 

  • Freud, S. (1976/1920). Más allá del principio del placer. Obras completasBuenos Aires: Amorrortu.
  • Freud, S. (2016). El malestar en la cultura. (Vol.328). Ediciones Akal.