Tartışma Becerilerinizi Geliştirmenin 7 Sırrı

31 Ağustos, 2017

İyi tartışmanın bir sanat olabileceğine inanıyor musunuz? Belki de hayır, fakat tartışmaların rahatsız edici durumlara dönüşmesine hiç gerek yok. Her zaman tartışmalardan kaçınmaya ya da uzak durmaya çalışmanıza gerek yoktur. Noel Claraso’nun dediği gibi “birçok kişi karşısındaki susana dek bağırıp çağırıyor. Diğer kişiyi ikna ettiklerini sanıyor. Ve daima kendilerinin haklı olduğunu düşünüyor.” Bu çok yanlış ama yaygın bir sonuç.

Unutmayın ki tartışmaktan ne kadar nefret etseniz de kimi zaman bu, kaçınılmazdır. Ailenizden biri, partneriniz, bir arkadaşınız, iş arkadaşınız ya da patronunuzla tartışmak durumunda kalabilirsiniz. Önemli olan şey, tartışmanın nahoş olmamasını sağlamaktır. Farklı bakış açılarının kibarca aktarıldığı bir konuşma şeklinde olmalıdır.

Tartışma şeklimizi iyileştirmenin sırları

İnsanlar olarak bir noktada belli tartışmaların içinde bulacağız kendimizi. Girişkenliğin gerektiği pek çok durumda bu kaçınılmaz. Böyle durumlarda söylemek istediklerimizi açıkça belirtmek, hayat kurtarır adeta. Bu sayede çok da önemli olmaması gereken bir şeye kafa yormakla geçirmezsiniz günlerinizi:

  • Her zaman sakin kalmayı unutmayın. Kendisine bağırılmasından hoşlanan çok fazla insan yoktur dünyada. Bundan emin olabilirsiniz. Peki neden yapıyorsunuz bunu? sinirlenmemeye çalışmak ve daima destekleyici bir ortamda rahat bir tavrı sürdürmek önemlidir. Hiçbir zaman unutmamalısınız ki bir tartışma, farklı iki bakış açısının karşı karşıya konmasından başka bir şey değildir.

  • İyi tartışmak, yaratıcı veya yapıcı olmak demektir. Karşınızdaki kişinin fikirlerine katılmasanız dahi güzel bir konuşmadan çok şey öğrenebilirsiniz. Neden anlayış köprüleri kurmaya çalışmıyoruz? Neden sizi ayıran tartışmalar yerine ortak noktalarınıza odaklanmıyorsunuz?

“Bir meseleyi çözmek yerine tartışmak, tartışmak yerine çözmekten iyidir.”
-Joseph Joubert-

  • Bu yazıya Noel Claraso’dan bir alıntıyla başladık. İlginçtir ki durum kontrolden çıkmadan önce zamanında çekilmek, açık bir zaferdir. Bir anlaşmaya varamazsanız, konuşmanın hakarete, bağırmaya ya da birbirini suçlamaya doğru gitmesine gerek yoktur. Dilinizi tutup daha verimli bir şeye odaklanmak daha doğrudur.
  • Bir fikri kabul ettirmek, yeterli tartışmanın tam tersidir. Konuşma, anlayış ve karşılıkla anlaşma ile yönetilmelidir.
  • Aktif dinlemek, her tartışmada olmazsa olmazdır. Ne kadar iyi kurulursa kurulsun, monologların dinleyici tarafından kabul edilmesi gerekmez. Diğer bakış açılarını anlamak ve kendi görüşlerinizle karşılaştırabilmek çok önemlidir. Bu sayede ortak bir alan ve karşılıklı anlaşmaya varabilirsiniz.
  • Affetmek ve özür dilemek, iyi tartışmak için mükemmel araçlardır. Bu iki unsur; partnerler, arkadaşlar ve aile üyeleri arasındaki konuşmalarda bilhassa gereklidir. Karşınızdaki kişiyi kimsenin rahat etmediği bir konuma itmeye çalışmak faydasızdır. Herkesin nerede hata yaptığına dikkat edin ve düzeltme yapın ya da sözünüzü geri alın.

  • Bir tartışmada asla kullanılmaması gereken sözler vardır. Karşınızdaki kişiye “Sana söylemiştim“, “Sen bunu anlayamazsın” ya da “Her şeyi abartıyorsun“, “Sana dediğimi yapsaydın…”, “Acayip cahilsin” gibi şeyler söylemek çok yanlıştır. Karşınızdaki insanı kıracağını bildiğiniz şeyleri söylemekten kaçının. Bu, durumun kötü sonuçlanmasını istemiyorsanız kaçınmanız gereken kötü bir hatadır.

İyi tartışmak, kazanmak demek değildir

İyi tartışmak için tartışmanın bir konuşma olduğunu asla unutmamanız gerekir. Bir yarışma değildir bu. Fransız yazar Joseph Joubert’in sözlerini hatırlayalım: “Tartışmalarda hedef, zafer değil ilerleme olmalıdır”.

Pozitif ve yapıcı bir tavra sahip oldukları takdirde tartışmadan her iki taraf da kendini zenginleştirerek çıkar. Aksi hâlde katılımcıların sahiplendikleri konumlar birbirinden giderek uzaklaşacaktır. Karşılıklı fayda, yerini kızgınlığa, güçsüzlüğe ve hatta öfkeye bırakır.

“Bilgeliğinizi kanıtlamak için sık sık tartışırsanız, çok geçmeden cehaletinizi kanıtlarsınız.”

– Muslih-Ud-Din Saadi

Dolayısıyla, iyi tartışmanın negatif yanları olması gerekmediğini asla unutmayın. Bu durumlarla yüzleşirken takındığınız tavır, doğru olursa bu durumdan kaçınmış olursunuz. Sabır, anlayış ve başkalarından öğrenerek kendi bakış açınızı zenginleştirme isteğiyle, her şey çok daha kolay olur.