Sosyopat Biri Tam Olarak Nasıl Olur?

Sosyopat kelimesine mutlaka denk gelmişizdir. Sosyopat nedir, kime denir? Sosyopat belirtileri nelerdir? İşte sosyopatlığa dair bilmeniz gerekenler.
Sosyopat Biri Tam Olarak Nasıl Olur?

Son Güncelleme: 06 Ocak, 2021

Harvard’da bir psikolog olan, The Sociopath Next Door‘un yazarı Martha Stout’a göre her 25 kişiden biri sosyopattır. Sosyopat sayısının fazla olması günümüz toplumu için gerçek bir sorunun habercisi olabilir.

Sosyopati, mental bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabında (DSM 5) “antisosyal kişilik bozukluğu” olarak yer alan bir bozukluktur. ABD Ulusal Tıp Kütüphanesine göre bu bozukluk, “bir kişinin uzun süreli manipülasyon durumunda olması, başkalarının haklarını ihlal etme veya istismar etme modeline sahip olduğu zihinsel bir durum” olarak tanımlanmaktadır.

Sosyopat antisosyal kişilik bozukluğundan mustariptir

Bu davranış bozukluğunun temel özelliği, başkalarını küçük görme ve başkalarının haklarını ihlal etmeden oluşur. Çocuklukta veya erken ergenlikte başlar. Bu bozukluk yetişkinliğe kadar devam eder. Bu model aynı zamanda psikopati, sosyopati veya disosyal kişilik bozukluğu olarak da adlandırılır.

Tanı koymak için kişinin en az 18 yaşında olması gerekir. Ayrıca, 15 yaşından önce davranış bozukluğuna işaret eden bazı semptom geçmişine sahip olmalısınız.

Davranış bozukluğu, başkalarının temel haklarının veya sosyal normların ihlal edildiği kalıcı ve tekrarlayan bir davranış modelini içerir. Davranış bozukluğunun karakteristik özellikleri dört kategoriye ayrılır: insanlara ve hayvanlara saldırı, mülke zarar verme, dolandırıcılık veya hırsızlık ve kuralların ağır ihlali. Bir sosyopat sosyal normlara ve çoğu durumda da yasalara uymaz.

sosyopat surat

Antisosyal kişilik bozukluğunu  tanıma kriterleri

Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabına (DSM 5) göre, antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler aşağıdaki kriterlerle karakterize edilir:

A. Başkalarının haklarını önemsememe ve onların haklarına tecavüz etmeye eğilimli baskın model. Bu model 15 yaşından önce ortaya çıkar ve şu şekilde kendini gösterir:

  • Yasal davranışlarla ilgili sosyal normların ihlal edilmesi. Tutuklama gerekçesi olan tekrarlanan eylemler.
  • Aldatma. Tekrarlanan yalanlarla kendini gösterir. Ayrıca kişisel kazanç sağlama veya sadece zevk için takma adların kullanımı veya dolandırıcılık yapılması.
  • Dürtüsellik veya ileriyi planlayamama.
  • Sinirlilik ve saldırganlık durumu. Kavgalar veya tekrarlanan fiziksel saldırılarla kendini gösterir.
  • Kendisinin veya başkalarının güvenliğini hiç düşünmeden ihlal etmek.
  • Sürekli sorumsuzdurlar. Tutarlı bir iş davranışını sürdürme veya mali yükümlülüklere uyma konusunda tekrarlanan yetersizlikle kendini gösterir.
  • Pişmanlık duymazlar. Birine zarar vermeyi, kötü muameleyi veya hırsızlık yapmayı normalleştirirler ya da bu tarz davranışlara karşı kayıtsız kalırlar.

B. Kişi en az 18 yaşındadır.

C. 15 yaşından önce başlayan davranış bozukluğunun varlığına dair somut kanıt vardır.

D. Antisosyal davranış sadece şizofreni veya bipolar bozukluk sırasında ortaya çıkmaz.

Bir sosyopatın özellikleri nelerdir?

Sosyopat, genellikle empatiden yoksundur ve acımasız bir insan olarak algılayabileceğimiz bir varlığa dönüşme eğilimindedir. Ayrıca başkalarının duygularına, haklarına ve acılarına alaycı ve aşağılayıcı yaklaşır.

Sosyopatın yüksek bir benlik kavramı ve kibri olabilir. Örneğin, sıradan bir işin onların seviyesinde olmadıklarını düşünebilirler veya mevcut sorunları veya gelecekleri hakkında gerçek bir endişeleri olmayabilir.

Bir sosyopat, kendisini kibirli olarak tanımlayabileceğimiz seviyede kendinden emin, aşırı derecede inatçı bir kişidir. Buna ek olarak, değişken ve kolayca manipüle eden sözel yeteneği ile basit ve yüzeysel bir çekiciliğe sahiptir. Örneğin, konuya aşina olmayan birini etkileyebilecek jargon veya teknik terimler kullanır.

Empati yoksunluğu, kendini çok yüksekte görme ve yüzeysel çekicilik, sıklıkla bir psikopatın tanımına dahil edilen özelliklerdir. Bir sosyopat, cinsel ve arkadaşlık ilişkilerinde sorumsuz ve istismarcı da olabilir.

Aynı anda birçok kişiyle ilişkide bulunmuşlar ancak asla kendilerini tek kişiye sınırlandırmamışlardır. Bu sorumsuzluk onun aile babası olma rolüne de yansımıştır. Çocuklarıyla olan eksik iletişim eksikliği, hijyenlerine yeteri özeni göstermeme de bu sorunun somut kanıtıdır.

Bu davranışları onu silahlı kuvvetlerden atılmaya kadar götürebilir. Artık kendi kendine yeterli olamaz, fakirleşir, hatta evsiz kalır. Bu nedenle hayatının büyük bir kısmını barınaklarda geçirmek zorunda kalabilir.

mekanik sosyopat

Bir sosyopat da mental bozukluklardan ve stresten etkilenebilir

Çevreye olan ilgisini kaybeder. En küçük strese ya da can sıkıntısı gösteren davranışlara tahammül edemez. Böyle bir durumda kendini kaybeder, çünkü kendisini eğlendirecek bir şey bulmakta sıkıntı yaşar. Bunlar da disforinin belirtileridir. Anksiyete, depresif bozukluklar, madde kullanma, kumar oynama alışkanlığı (kumar bağımlılığı) ve dürtü kontrol bozuklukları geliştirirler.

Disforiden mustarip kişiler, borderline kişilik bozukluğu , histrionik bozukluk ve narsist kişilik özelliklerine sahip olma eğilimindedir. Yetişkin yaşamında antisosyal kişilik bozukluğu geliştirme olasılığı, çocuklukta davranış bozukluğu veya dikkat eksikliği bozukluğu gelişimi artar.

Çocuk çağında yaşanan istismar vakaları veya ailenin ihmali, istikrarsız veya düzensiz ebeveynlik veya tutarsız ebeveyn disiplini, davranış bozukluğunun, antisosyal kişilik bozukluğuna dönüşme olasılığını artırır. Başka bir deyişle, ebeveynlerin davranışları kişinin sosyopat olma olasılığını artırır.

Gördüğümüz gibi sosyopatlar, başkalarına empati göstermeyen veya eylemlerinden pişmanlık duymayan insanlardır. Bir kişilik bozukluğu olarak sınıflandırılan sosyopati, günümüzde antisosyal kişilik bozukluğu olarak  da adlandırılmaktadır.

İlginizi çekebilir ...
Anksiyete Tedavisinde Jung Prensipleri
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Anksiyete Tedavisinde Jung Prensipleri

Anksiyete tedavisinde Jung terapisi yaklaşımı temel bir önermeye dayanır. Düşüncelerimiz ve inançlarımız azılı düşmanlarımız haline gelebilir.