Sosyal Etki Teorisi Biliniyor mu?

Nisan 15, 2019

Sosyal etki teorisi bireylerin nasıl sosyal etki kaynakları veya nesneleri olabileceğini değerlendirmeye çalışır. Bu teori insanların duygularını, düşüncelerini veya davranışlarını içine alan, bunların üzerinde çalışan bir teoridir. Böylece sosyal etki teorisi hangi sosyal durumlarda daha büyük etki oluşturacağımızı anlamamıza yardımcı olur.

Bu nedenle sosyal etki, değişime neden olan sosyal güçlere, olayın yakınlığına ve etkiyi oluşturan kaynakların sayısına bağlı olacaktır. Sosyal etkinin uygulanması sorumluluğun dağıtılmasından sosyal tembelliğe, sahne korkusuna veya iknaya yönelik iletişime kadar çeşitlilik gösterir.

Sosyal etki teorisi

İlişkilerin değeri maliyetlere ve ödüllere dayanır. Maliyetler bir ilişkiden puanlar çıkarırken, ödüller de puanlar ekler. Diğer yandan ödüller bize hoşlanacağımız memnuniyet ya da tatmin duygusunu verir, maliyetler de mutluluğumuzu yok eden çeşitli faktörleri içine alır.

Örneğin, yarın gireceğimiz bir sınava çalıştığımızı düşünün. Aniden, bir arkadaşımız bizi telefonla arıyor ve bütün öğleden sonramızı telefonda konuşarak zamanımızı israf ediyor. Bu konuşmanın bize bir maliyeti vardır, çünkü bizi ders çalışmaktan alıkoymaktadır. Bu yüzden bu ilişkinin negatif olduğu düşünülür. Arkadaşımız bizi etkilemiştir ve bu sosyal bir etkidir.

sosyal etki teorisi

Sosyal etki teorisi ve unsurları

Sosyal etki teorisini üç ana unsurla açıklayabiliriz. Bu unsurlar şunlardır:

  • Güç: Birçok bireysel faktör bir kişiyi tesirli kılabilir. Bu faaliyet alanı, zeka ve zenginlik gibi bireysel unsurları kapsar. Ayrıca aynı gruba dahil olmak gibi ilişkileri de içine alır. Örneğin, bir arkadaşımızla olan ilişkilerimiz bunun gibidir.
  • Acillik: Bunda ise sonuca etki eden başka faktörler varsa olayın son zamanlarda meydana gelmesini hesaba katma vardır. Verdiğimiz önceki örnekteki olay ertesi gün gireceğimiz sınavdır. Ancak, arkadaşımız bizim çalışmamıza engel olmaktadır. Acil olan ise sınava kadar ders çalışmamız gereken zamandır.
  • Kaynakların çokluğu: Kaynakların çokluğu etki kaynaklarının çokluğuyla ilgilidir. Önceki örnekte etkinin tek kaynağı arkadaşımızın bizi aramasıdır.

Sosyal etki teorisinin kuralları

Üç ana unsur üç sosyal etki kuralını oluşturur. İlk kural sosyal baskılarla ilgilidir. Bu kural önceki bölümde bahsettiğimiz üç faktörün birbiriyle nasıl etkileşime girdiğine dayanan sosyal etkiyi tesis edip, kanıtlar. Eğer bu faktörlerden biri öne çıkarsa, bu öne çıkma kesinlikle bizim üzerimizdeki sosyal etkiyi arttırır. Öte yandan, sıfır veya çok düşük değer de hiçbir sosyal etki olmayacağı anlamına gelir.

İkinci kural ise psikolojiktir. Bu kurala göre en büyük sosyal etki bir tek kaynak ortaya çıktığında görülür. Bu hiçbir kaynak olmadığı zaman ve aniden bir kaynak ortaya çıktığında olur. Fakat, bir veya birden fazla kaynak olduğunda ve zaten bir kaynak mevcut ise, kaynakların etkileri çok daha az olur. Bir çalışmada birkaç kişi caddede gökyüzüne bakarak dikilmektedirler. Sonuçta ne kadar çok insan gökyüzüne bakarsa, o kadar çok meraklı seyirci olduğu anlamına gelir. Bununla birlikte, daha çok insan biriktikçe bu değişiklik giderek artan oranda önemsiz hale gelmiştir.

Üçüncü ve son kural ise etkinin çoğalması ve bölünmesidir. Bu kurala göre güç, aciliyet ve kaynakların çokluğunun hepsinin sosyal etki üzerinde rolü vardır. Başka bir deyişle bir durumda ne kadar çok baskı, aciliyet ve kaynak olursa, sosyal etki de sosyal kaynaklar arasında o kadar bölünür. Bu kural, insanların sayıları arttığı için herkesin sorumluğu daha az hissetmesi demek olan sorumluluğun dağılması olarak açıklanabilir.

Sosyal etki teorisinin dinamikleri

Sosyal etki teorisini açıklayan kurallar insanları hırsla sosyal etkiyi kabul eden alıcılar olarak tarif eder. Sosyal etkileşime giren dinamiklerin yerini tamamen tutmaz. Bahsettiğimiz sosyal etki teorisi o bilinmeyen faktörleri keşfetmeye çalışmıştır.

Bu dinamik teoriye göre, önceki teoride olduğu gibi, baskı sosyal etkiyi, acilliği ve kaynakların sayısını belirler. Ancak, bu gruplar aniden değişen ve hiç sabit kalmayan kompleks sistemlerdir. Bu dinamik sosyal etki teorisi grupları dört ana modelde toplar: sağlamlaştırma, kümelenme, bağlılık ve sürekli çeşitlilik. Bu modeller grup dinamiklerinin işlemesini ve fikirlerin bütün gruba yayılmasını sağlar.

  • Sağlamlaştırma: İnsanlar birbirleriyle etkileşime girdikleri zaman, davranışları, tavırları ve fikirleri zaman içinde birbirleriyle standardize olur.
  • Kümelenme: İnsanlar grup üyelerinin fikirlerine benzer fikirlerle birbirlerini etkilemeye eğilim gösterirler.
  • Bağlılık: Zaman içinde grup üyelerinin çeşitli konular hakkındaki fikirleri bir noktada birleşir ve aralarında uygunluk sağlanır.
  • Sürekli çeşitlilik: Azınlık bir grubun üyeleri çoğunluk bir grubun üyeleriyle iletişime geçerlerse, fakat etkilerini göstermede direnirlerse, bazı sıkıntılı durumlar olabilir.

Bu teoriler diğer insanların başka insanları ve grupları nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı olur. Sosyal etki teorisi bazı kaynakların günlük hayatımızı etkilediği fikri üzerinde durur. Bu teori sayesinde onların bizi nasıl etkilediğini ölçebiliriz. Böylece bizi en çok etkileyebilecek faktörleri ve gerektiğinde sosyal etkiden nasıl kaçınabileceğimizi bilebiliriz.