Sağlık ve İşsizlik – Bir İlişki

Haziran 16, 2020
Pek çok insan işsizliğin birçok negatif sonucu olduğunun, ve genel insan sağlığına zararlı olduğunun farkındadır.

Çalışmak, bir gelir kaynağı ve çaba ve değer için parasal ödemeyi temsil etmesinin yanında, sosyal ilişkileri de teşvik eder. Sadece bununla da kalmaz, aynı zamanda kişisel kimliğinizin inşası için de bir araçtır. Bundan dolayı, işsizlik insanların hayatlarını birçok alanda, ancak özellikle sağlık açısından, olumsuz etkilemektedir. Sosyal ve psikolojik sonuçları olmasının yanında, sağlık ve işsizlik arasında güçlü bir ilişki vardır.

Yıllar boyunca, bilim topluğunda sağlık ve işsizlik arasındaki ilişki hakkında büyük bir tartışma vardı. Bir yandan, bazıları işsizliğin sağlığı etkileyip etkilemediğini merak ediyordu. Diğer yandan ise, sağlıkları kötü olan kişilerin işsiz kalma, ve/veya yeni bir iş bulamama olasılığının daha yüksek olup olmadığı da bir merak konusuydu.

Araştırmacılar bu konuda yapılan bir çalışmada, işsizliğin insanların fiziksel ve zihinsel sağlıkları üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu buldular. Buna karşılık, sağlığın insanların iş bulup bulamayacakları üzerindeki etkisine dair daha az alakalı kanıt buldular. Bu şekilde bu ilişkinin iki yönlü olduğu sonucuna vardılar.

Kendi sağlık ve işsizlik durumu hakkında düşünen bir adam.

İşsizlik Sağlığı Kötüleştiriyor

İşsizliğin önemli bir hayati stresör görevi gördüğüne şüphe yoktur, çünkü süresi belirli olmayan ve kontrol edilemeyen bir durumdur. Buna ek olarak, genellikle harici bir etkinin sonucudur ve birden fazla desteğe erişimi tehlikeye atar. Ve bu yetmiyormuş gibi, kişi adapte olmak ve durumunu değiştirmek için bir dizi kişisel kaynak kullanmalıdır.

İşsizliğin yarattığı küçük stres kaynaklarından bazıları finansal kaynakların eksikliği, ailevi problemler, ilişki problemleri, iş aramak, yardım ve kaynak aramak ve olası reddedilme durumları ile karşılaşmak olabilir.

Kişi stresli bir durum deneyimlediğinde, özellikle de bu uzun bir süre devam ederse, problem ile mümkün olan en iyi şekilde yüzleşebilmeleri için vücutlarında bazı değişimler gerçekleşir.

Bunun bir sonucu olarak, hipotalamik-pitüiter-adrenal eksen (HPA ekseni) kortizol hormonunu salgılar. Bu tepki doğal olsa da, tekrarlanan aktivasyon aktivitesinde, ve kortizol seviyelerinde değişikliklere yol açabilir.

Bazı uzmanlar, tıpkı işsizliği anormal kortizol salgılama seviyeleri ile ilişkilendirdikleri gibi, bu değişimleri de sayısız hastalık ile ilişkilendirirler. Buna rağmen, bu modeller yaş ve cinsiyete bağlı olarak farklılık göstermektedir. Uzmanlar, işsizliğin herkesi etkilemesine rağmen, bunun herkeste tam olarak aynı şekilde gerçekleşmediğini belirtmişlerdir.

“Görev sırasında ölmek kahramancadır, ancak işsizken ölmek sadece aptalcadır.”

– Tsugumi Ohba

Sonuçları

İşsizlik, genel olarak daha kötü bir sağlık durumu ile ilişkilendirilmiştir. Bu her ne kadar bazı toplumlardaki sağlık sigortasının ya da mali kaynakların eksikliği dolayısıyla gerçekleşse de, etkiler alınan herhangi bir tıbbi yardımdan bağımsız olarak gerçekleşir.

Ayrıca, genellenecek olursa, işsizler, istihdam edilen insanlara kıyasla önemli ölçüde kötü bir subjektif sağlık durumuna sahiptir. Fiziksel problemler söz konusu olduğunda ise, işsizlik ile ilişkili olan sağlık değişimlerinin; kardiyovasküler olaylar, obezite ya da diyabet riski gibi kronik stres ile ilişkili durumlar  olması şaşırtıcı değildir. Benzer şekilde, madde kullanımı gibi başka sağlık sonuçları da bulunmaktadır.

Ek olarak, işsizliğin psikolojik sağlık üzerinde de sayısız sonucu vardır. Bunlardan bazıları refahın ve benlik saygısının azalması, ruh halinin kötüleşmesi, anksiyete seviyesinin artması ve hatta kişilikte değişimler olabilir.

Üzgün ve stresli görünen bir kadın.

Sağlık İşsizliği Etkiler

Bu bağlamda, çalışmalar genellikle akıl sağlığının bir insanın işini sürdürebilme becerisi üzerindeki etkisi üzerine odaklanmıştır. İşsizliğin akıl sağlığı üzerinde bir dizi hasar yarattığı da dikkate alındığında, işsiz insan içinden çıkması çok zor olan bir kısır döngüye girer. Yani, akıl sağlığı daha kötü olan bir kişinin işini kaybetme riski daha büyüktür, ayrıca gelecekte bir iş bulabilme ihtimali de daha düşüktür. Buna ek olarak, bu durumlar arasında sağlıklarının kötüleşmesi için de birçok olasılık bulunur.

Bundan dolayı, çocuklukta rahatsızlığın yetişkinlikte işsizlik ile ilişkilendirilmesi gibi; yüksek düzeyde rahatsızlık da bir işi kaybetme riskinin artışı ile ilişkilendirilir.

Benzer şekilde, araştırmacılar daha düşük bir depresyon düzeyine sahip kişilerin, özellikle de erkeklerin, iş bulmalarının daha kolay olduğunu bulmuştur. Buna karşılık, Avustralya’da yapılan bir ulusal araştırma erkeklerin akıl sağlığının gelecekteki istihdam süresi ile daha fazla ilgili olduğunu ancak bunun olasılığın kendisini arttırmadığını ya da azaltmadığını bulmuştur.

Çoğu çalışma için uzmanlar klinik popülasyona sahip örneklemler kullanmıştır. Bundan dolayı, bu bilgiyi genel popülasyondan alınan bir örneklemin sonuçları ile karşılaştırmak da gerekli olacaktır.

  • Olesen SC, Butterworth P, Leach LS, Kelaher M, Pirkis J. Mental health affects future employment as job loss affects mental health: Findings from a longitudinal population study. BMC Psychiatry. 2013;13.
  • Vélez Coto, M., Valls Serrano, C. & Caracuel, A. (2019). Estrés en el desempleo: ni oficio ni beneficios. En Peralta-Ramírez, I.M. Un villano llamado estrés. Madrid: Pirámide