Psikolojik Terapi ya da İlaçlar

06 Ağustos, 2020
İlaçları ya da psikolojik terapi almayı seçmek ebedi bir ikilemdir. Ancak gerçek şudur, terapi ilaçlara kıyasla daha kalıcı sonuçlara sahiptir. Bunun sebebi terapide hastaya başa çıkma becerilerinin öğretilmesidir.
 

Psikolojik bozuklukları tedavi etmek için psikolojik terapi ve ilaçların kullanımı çoğu zaman tartışmaya açık bir konudur. Terapinin ilaçlara kıyasla daha uzun süre kalıcı sonuçlar vermiş olduğu kanıtlanmıştır. Çünkü, bir hasta terapi sırasında başa çıkma becerileri öğrenir. Terapistler, hastaların mitleri ve olumsuz düşünceleri tanımlamasına yardımcı olur ve onlara bu tip inançları sorgulamak ve değiştirmek için gerekli araçları sağlar.

Ayrıca bu metotlar yaşam boyu gereken beceriler öğretir. Sadece insanların kendilerini daha iyi hissetmelerine olanak tanımakla kalmaz, aynı zamanda gelecekte stres faktörlerinin geri dönmesi durumunda kullanabilecekleri şeyler de verirler.

İlaçların aksine psikolojik terapi bağımlılık yapıcı değildir. Ayrıca bazı çalışmalar bilişsel davranışçı terapinin anksiyete ve depresyonun hafifletilmesinde ilaçlara kıyasla daha etkili olabileceğini göstermektedir.

Ancak, bazı vakaların ciddiyeti nedeniyle bazı insanlar psikolojik terapi ve ilaçlar arasında iyi bir sinerjiye ihtiyaç duyabilir. İlaçlar, psikoterapi ya da bu ikilinin bir kombinasyonu insanların duygusal ya da davranışsal problemler ile başa çıkmasına yardımcı olabilir. Tedavi metodunun seçimi mevcut bilimsel kanıtlara ve hastanın bu tedavileri denemeye ve sürdürmeye istekli olmasına dayanmalıdır.

Not alan bir terapist.
 

Psikolojik Terapi ve İlaçlar: “İyi İlişkilerinin” Kanıtı

An itibariyle BDT ve psikofarmakoloji arasındaki ilişkiyi sistematik hale getirmek için bir çaba bulunmaktadır. Ayrıca küresel tedaviye faydaları üzerinde de çalışılmaktadır:

  • Bu iki seçenek arasındaki pozitif sinerji ilaçların hızı sayesinde iletişim becerilerinin, motivasyonun, konsantrasyonun, ve belleğin kilidini açabilir. Hasta BDT tarafından önerilen görevleri üstlenmesine olanak tanıyan bir davranışsal ve bilişsel konuma yerleştirilir.
  • BDT hem somatik hem de zihinsel hastalıklarda farmakolojik uyumu arttırabilir. BDT bağlılığı “düzeltebilir” ve hatta farmakolojik “güvenlik sinyallerini” nötralize edebilir. Bu, BDT’nin olumlu etkilerine müdahale edebilir.
  • De Pablo, iki farklı seviyede sonuçları olan bir “davranışsal ilaç reçetesi” önerir:
    1. Farmakoloji küresel tedavi çerçevesinde terapötik bir aktivite olduğunda. (Psikofarmakolojiyi temel, BDT’yi ikincil olarak değerlendirmeyin).
    2. Ayrıca, psikofarmakoloji değişime hizmet eden bir prosedür olduğunda eninde sonunda başka önlemler de gerekecektir. Bu önlemler tedavinin kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını kolaylaştıracak bilişsel ve davranışsal varyasyonlara sahip önlemler olmalıdır.

BDT ilacın “kesilme” sürecinin, koruyucu bir ağ olmadan kesilmesine kıyasla daha uygun şartlar altında kesilmesine olanak tanır ve bu relapsları azaltır. (BDT alan hastalarda psikotrop ilaçların kesilmesi ya da uygun olmayan bir şekilde azaltılması sonrasında gerçekleşen relapslar daha azdır).

 

Bu varsayımların tamamı kişilik bozukluğu vakalarında karmaşık hale gelebilir. Bunun nedeni paranoidlerin ilacı reddetmesi ve kaçınmacılar ya da bağımlıların ilaçlara eşit derecede yapışmasıdır. Histrioniklerin telkine açıklığı ve narsistlerin her şeye kadirlik hissi iki öneriyi de karmaşık hale getirebilir.

Psikoterapi ve İlaçlar Kombine Edildiğinde Ortaya Çıkan İyi Sonuçlara Dair Kanıtlar

Depresyon için iki tip psikoterapi vardır. Biri bilişsel davranışçı terapi, diğeri ise kişiler arası psikoterapidir. Ayrıca belirli farmakolojik çözümlerin de yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanında, psikoterapi ve ilaçların kombinasyonunun herhangi bir tedavinin tek başına olduğundan daha etkili olabileceğine dair bazı kanıtlar da vardır. Ancak, uzun vadede, psikoterapinin başarıyı garanti ettiği görülmektedir. İntihar eğilimli kişiler ise hastanede tedaviye gerek duyabilir.

Anksiyete bozuklukları için ise bilişsel davranışçı terapi, antidepresan ilaçlar ve anti-anksiyete ilaçlarının yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Araştırmaların büyük bir çoğunluğu psikoterapinin ilaçlardan daha etkili olduğu hipotezini destekleyen veriler toplamıştır. Ayrıca, ilaçları eklemek psikoterapinin başarısını tek başına önemli ölçüde iyileştirmez.

Destek programlarının yanı sıra bilişsel davranışçı terapi ve çevre temelli terapilerin aşırı alkol ve uyuşturucu kullanma bozuklukları için yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca şiddetli bağımlılıkları olan insanlar da isteklerini azaltacak ya da zehirlenmenin etkilerini azaltacak belirli ilaçlar eklemekten yarat edinebilirler.

 

Yeme bozuklukları söz konusu olduğunda fiziksel güvenliği sağlamak için tıbbi kontrol gerekli olabilir. Bilişsel davranışçı terapi, kişiler arası psikoterapi ve antidepresanların yararlı olduğu gösterilmiştir. Ayrıca bazı kanıtlar psikoterapi ve ilaçların bir kombinasyonunun sadece tek bir tedaviye kıyasla daha etkili olabileceğini düşündürmektedir.

Şizofreni ya da bipolar bozukluk için pek çok insan antipsikotik ilaçlar ya da ruh hali stabilizörleri ile yürütülen bir tedaviye ihtiyaç duyacaktır. Araştırmalar bilişsel, davranışsal, ya da aile psikoterapisinin de tedaviye eklenmesini önerir. Bunun nedeni, fonksiyonel sonuçları iyileştirebilmesidir.

Ebeveynlik, evlilik ya da uyum ile ilgili problemler için ilk öneri psikoterapidir. Bu tedavi becerilerinizi geliştirmenize ve stres faktörlerine daha uygun bir şekilde yanıt vermenize yardımcı olabilir.

İlaçların insan zihni üzerindeki etkisini temsil eden bir görsel.

Psikoterapi ve İlaç Tedavisinin Kişiselleştirilmesi

İnsanlar tedavilere farklı şekillerde tepki verir. Bundan dolayı eğer bir tedavi yardımcı olmazsa başka bir tedavi eklemek denenmelidir. Araştırmalar psikoterapinin ilaçlara iyi tepki vermeyen insanlara bile yardımcı olabileceğini göstermektedir.

 

Hem psikoterapi hem de ilaçlar titiz uygulama ve gözetim gerektirir. Ancak sonuçlar genellikle bir gecede gerçekleşmez. Bundan dolayı, tedaviye sadece buna ihtiyacınız olduğu süre boyunca devam etmeye niyetliyseniz başlamanız gerekir.

Eğer tedavi hastalara mantıklı geliyorsa tedaviye katılım gösterme ihtimalleri daha yüksektir. Bundan dolayı tedaviyi bir uzmanla tartışmak önemlidir, ki uzman tedaviyi hastanın anlayabileceği şekilde açıklasın.

Sonuç Olarak

Çeşitli yazarlara göre kombine tedavi izole edilmiş terapilerin herhangi birine kıyasla daha üstün olmalıdır. Ve eğer hastanın olumlu yanıtlarının miktarı artarsa iki modalitenin sinerjisine dayanen tepkinin olasılığı ve miktarı artar.

Bundan dolayı, kombine tedavi hem uyumu (BDT) teşvik ederek hem de tepkiyi hızlandırarak (psikofarmakoloji) daha kabul edilebilir olabilir.