Psikofizyoloji: Nedir?

Mart 28, 2019
Psikofizyoloji insan davranışını ve onun içine aldığı süreçleri inceler. Bunu yapmak için de vücudun fizyolojik tepkilerini anlamak adına birtakım teknikler uygular.

Psikofizyoloji, beynin psikolojik süreçlerinin fizyolojik temelini inceleyen psikoloji dalıdır. Basitçe belirtmek gerekirse, davranışı ve arkasında yatan süreçleri analiz eder.

Bu alan, 19. yüzyıla kadar uzanan başlangıcından beri, her zaman aynı şeyi incelemiştir. Bununla birlikte, teknoloji ve pek çok farklı yaklaşımın etkisi, beyin hakkında yürütülen çalışmaları ve onun davranışla olan ilişkisinin ele alınma biçimini şekillendirmiştir.

Bu günlerde, uzmanlar, beyni incelerken birçok farklı bilimsel teknik kullanmaktadır. Böylece, psikofizyoloji, nöropsikoloji, psikoendokrinoloji, psikonöroimmünoloji ya da nörobilimin psikobiyolojisi arasında bağlantılar bulabiliriz.

Psikofizyoloji dergileri

Bunu alanda yayın yapan bazı dergiler arasında:

  • Psikofizyoloji, 1964’ten beri
  • Uluslararası Psikofizyoloji Dergisi, 1983’ten beri
  • Psikofizyoloji Dergisi, 1987’den beri
  • Bilişsel Nörobilim, 2010’dan beri
  • Uygulamalı Psikofizyoloji ve Biyogeribildirim, 1997’den beri.

Ayrıca bakınız: Psikofizyolojik Bozukluklar: Hangi Duygular Vücudunuzu Etkiliyor?

Psikofizyolojiye genel bir bakış

Daha önce de belirttiğimiz gibi, psikofizyolojinin temel amacı insan türünü ve davranışlarının ardında gerçekleşen süreçleri incelemektir. Bunu yapmak için, bu dal, fizyolojik sinyalleri yakalayan ve sonrasında uzmanların analiz ettiği elektrik sinyallerine dönüştüren bazı teknikler kullanır.

Bu sebeple, psikofizyolojik sinyalleri elde etmek için, uzmanlar ilk olarak elektriksel olanları yakalarlar. Bunu doğrudan, elektro ya da biyoelektro yöntemlerle ya da dolaylı olarak biyoelektro yöntemler aracılığıyla gerçekleştirirler. Termistör ya da fotopletizmograf gibi aletler bu görevde inanılmaz derecede kullanışlı ve yararlıdır. Sensörler fizyolojik yanıtı yakaladıktan ve ilettikten sonra, bu yanıt dönüştürülebilir, çoğaltılabilir, filtrelenebilir ya da kalibre edilebilir.

Son olarak, bu sinyali yakalamak için, sabit hızda hareket eden bir grafik kağıt üzerine osilograf ve mürekkepli kalemler aracılığıyla sinyalin kaydını tutmak gerekir. Çoğaltıcı evre sona erdiğinde, sinyaller bir bilgisayara kaydedilebilir; bu hem daha dinamik bir yöntemdir hem de sinyalleri manipüle etmeyi kolaylaştırır.

Ayrıca bakınız: ACCEPTS, ya da Kötü Hislerle Başa Çıkmak için 7 İpucu

beyin ve psikofizyoloji

Psikofizyolojik yanıtı açıklamak için uzmanlar hem analize hem de yoruma başvurmalıdır. Bu şekilde, aşağıdaki parametreleri gözlemlerler:

  • Büyüklük
  • Frekans (Hz)
  • Dalga şekli
  • Gecikme (ms.)
  • Bilimsel yöntem veya döngü
  • Zaman aralığı
data

Temel kayıt türleri

Sinyaller tek kutuplu veya iki kutuplu halde kaydedilebilir:

  • Tek kutuplu (endosomatik): Bir elektrot cildin aktif bir kısmına ve diğeri ise inaktif bir alana yerleştirilir. Örneğin, EEG tek kutuplu bir kayıt türüdür.
  • Bipolar (ekzosomatik): İki farklı aktif noktaya yerleştirilen iki elektrot tarafından kaydedilir. Örneğin, EKG bu şekilde çalışır.

Psikofizyolojik yanıt türleri

  • Tonik: Psikofizyolojik bir sinyalin aktif olduğu bazal seviyeye (veya dinlenme seviyesine) atıfta bulunur.
  • Fazik: Belirli bir uyarımdan sonra ortaya çıkan tepki veya aktivite derecesidir. Bu yanıtlar tonik yanıtta meydana gelen geçici değişikliklerdir.
  • Spontan ya da spesifik olmayan: Bilinen bir uyarımın yokluğunda ortaya çıkarlar ve duygusal değişkenlik ve uyarılma derecesini gösterirler.

Psikofizyolojik yanıtın analizi

Psikofizyolojik yanıtı analiz etmek için, iki şey göz önünde bulundurulmalıdır:

  • Uyarılma: Çalışma nesnesindeki enerji salınımı. Fizyolojik değişiklikleri davranışsal olanlarla ilişkilendirir.
  • Alışkanlık: tekrarlanan uyarılmanın bir sonucu olarak yanıtların büyüklüğündeki azalma.
teste tabi tutulan genç kadın

Şimdiye kadar bahsettiğimiz şeylerin yanı sıra, kayıt şartlarına dikkat etmek de önemlidir. Örneğin, kayıt laboratuvarda alınıyorsa, sıcaklık, nem ve ışık gibi birtakım değişkenler kontrol altında olmalıdır.

Bu şekilde, denek, deney kapsamında atandığı görevi birkaç farklı aşamada yerine getirir. İlk olarak, görevden önce, deneğin özelliklerini ve fizyolojik yanıtlarını bilmek önemlidir. Ardından, adaptasyon aşaması, sonrasında bazal kayıt, uyaran kaydı ve son olarak da uyaran sonrası kayıt gelir.

Bu yazıyı sonlandırmadan önce, psikofizyolojinin birçok farklı bilim alanının bir araya geldiği bir ağaç dalına benzediğini belirtmek gerekir. Sonuç olarak, büyük bir kısmı diğer bilimlerden çeşitli bilgiler alır. Ve bunun karşılığında, psikofizyoloji araştırmaları tüm bu diğer bilimlere fayda sağlar. Kesinlikle büyüleyici bir branştır.

  • Kakarot, N.; Mueller, F.; Bassarak, C. (2012). “Activity–rest schedules in physically demanding work and the variation of responses with age”. 
  • Fabiani, M (2012). “It was the best of times, it was the worst of times: A psychophysiologist’s view of cognitive aging”. Psychophysiology.