Olağanüstü Durumlar Ve İnsanın İçinde Barındırdığı Potansiyel

12 Aralık, 2018

Olağanüstü durumlarda insanların içinde barındırdıkları potansiyelin ortaya çıkışını görmekten daha çok duygulandıran bir şey var mıdır?

Belki de vardır ancak insanlar olağanüstü durumlarda başkalarını düşünerek fedakarlık ettiklerinde bu bizi gerçekten çok duygulandırıyor. Bu olağanüstü durumlar genellikle korkunun, tehlikenin ve belirsizliğin yayıldığı durumlar oluyor.

Alman psikiyatrist ve felsefeci Karl Jaspers (1883-1969), olağanüstü durumları (sınır durumlar) tüm ayrıntılarıyla inceledi. Bu tür durumları ilginç bir paradoksun ortaya çıktığı durumlar olarak tanımladı. Böyle durumlar çıkışı olmayan bir labirent gibi görünüyor ancak “aşılma ihtimali”ni de doğalarında barındırıyorlar.

Hayatın bizi şaşırttığı çelişkili durumlar. Böyle kritik anlarda belirsizliğin yarattığı korkuya rağmen hayatımızın anlamını daha net bir şekilde görebiliyoruz. Bu tür anlar varlığımza anlam katıyorlar.

Olağanüstü durumlar ve insanın içinde barındırdığı potansiyel

İnsanlar böyle olağanüstü durumlarda kendilerini hiçbir maske olmadan görürler. Burada anahtar hayatta kalmak, içinde bulunduğumuz labirentten çıkmanın bir yolunu bulmaktır. Böyle durumlarda insanlar ellerinden gelenin en iyisini ortaya koyma becerisini gösterirler.

Aynı labirentin içinde olduğumuz insanlarla iş birliği yapar, birlikte çalışırız. Çoğu zaman insanların tüm potansiyelleri ortaya çıkar, çiçek gibi açılır ve adeta parlar.

İnsanlar başkalarının hayatlarını kurtarmak için kendi hayatlarını tehlikeye atarlar. Kendilerinin ve başkalarının sağlığını korumak için doğal bir afete karşı birleşirler.

Savaş ve çatışmanın olduğu yerlere gidip yardım etmek için ellerinden geleni yapan insanlar vardır. Savunmasız insanları korumak için harekete geçen, bundan başka hiçbir gizli çıkarı veya motivasyonu olmayan insanlar.

el ele tutuşma masa olağanüstü durumlar

Elimizden gelenin en iyisini yapmak hayatımıza anlam katar

Olağanüstü durumlarda insanların ellerinden gelenin en iyisini yapma potansiyellerini olduğunu gösteren pek çok örnek vardır. Enkazın ve karanlığın üstüne pozitif bir şeyler inşa edilebileceğini kanıtlarlar. Başka insanlar için faydalı olmak isteriz.

Logoterapinin babası Viktor Frankl insanın menfaatine aykırı olan koşullarda hayatının anlamını bulabilmesinden bahsetmiştir. Carl Rogers da insanların potansiyelini kendine konu edinmiştir.

İki isim de insan olarak barındırdığımız potansiyele tam anlamıyla güvenmişlerdir. Varlığımızı daha eksiksiz, özgün ve bağlılık dolu kılma gücümüzü anlatmışlardır.

Bunu da okuyun: Logoterapinin Babası Viktor Frankl’in Yaşam Öyküsü

Sarsılma ve belirsizlik sonrası insanlar çiçek açarlar

Olağanüstü durumlarda, incinmiş durumda bile olsalar, insanların içlerinde barındırdıkları potansiyeli ortaya koyduklarını görmek cesaret verici ve muhteşemdir.

Hayatlarında nelerin yer almasını istediklerini öğrenirler, nelerden uzak durmaları gerektiğini anlarlar. Sonunda neleri başarabilecek güçleri olduğunu görmüş, gerçek benliklerini keşfetmiş olurlar.

Hayat onların karşısına zorlu bir mücadele çıkardıktan sonra, içlerinde gizlenen benzersiz, saf bir potansiyel bulmuş gibidirler. Onu bulduktan sonra hayatlarını bu potansiyelin peşinden giderek geçirmeye karar verirler. Özgün ve harika ruhlarını tüm dünyaya gösterir ve tüm dünyayla paylaşırlar.

Böyle bir yeniden doğuş süreci yaşamış birini tanıyor musunuz? Yukarıda bahsettiğimiz deneyimlere benzer bir deneyim yaşayıp kendini yeniden inşa eden biriyle daha önce karşılaştınız mı?

Bu tür insanların içinde tarifsiz bir huzur duygusu oluşur. Bu duygu yaşadıkları anı besler ve ona anlam katar. İyi yönünden bakalım, belki de siz de bu tür insanlardan birisinizdir. Değilse bile olacaksınız.

mavi gül yağmur damlaları