Öğretmenlerde Duygusal Zeka ve Önemi

Mart 8, 2019
Öğretmenlerde duygusal yönetim son derece önemlidir. Bu özellikle sınıf içerisinde öğrencileri etkilemede karmaşık durumların üstesinden gelirken onlara yardımcı olur ve stresi önler.

Öğrencilerini azarlayan, onlarla empati kurmayan, “sana yardım etmek için buradayım” demek yerine onları cezalandıran, hatta saldırgan bir şekilde onların üstlerine giden öğretmenlerin duygusal zeka eksikliği vardır.

Bu davranışlar öğretmenlerin kendi duygularını yönetme becerilerinin olmamasının sonucudur. Bunu evde veya okulda öğrenmiyoruz ki bu nedenle de birçok insan duygusal yönetme yeteneğinden yoksundur.

Kendinizi öğretmenlerin yerine koyun

Bu yazıyı dikkatinizi öğretmenlere çekmek için yazmadık. Çoğu öğretmen sahip oldukları kaynaklarla ellerinden gelenin en iyisini yapıyor. Birçok durumda öğretmenlerde duygusal zeka eksikliği çeşitli sorunlarla yüzleşme endişesini beraberinde getirir. Evlerinde sorunlar yaşayan öğrenciler, öğretmen-ebeveyn toplantılarına gelmeyen anne ve babalar veya çok beklentisi olan ve çocuklarının neden düşük notlar aldığını sorgulayan anne babalarla karşı karşıya gelmek gibi.

Her gün okullarda daha fazla şiddet olayları olmaya devam ediyor. Peki, öğretmenleri bu şiddet olaylarına hazırlayan birileri var mı? Hemen hiç kimse okullardaki problemli gruplarla ilgilenmek için duygusal yönetim deneyimine sahip değil. Bununla birlikte büyük çoğunluk bu tür bir durumla karşılaşmıştır.

Problemli bir grubu duygusal olarak yönetmek öğretmenin kendi duygularını yönetmesi ile başlar. Öğretmenler sınıfa girdiği zaman birer makineye dönüşemezler, duygularını kapının ardında da bırakamazlar. Onlar kendi hayalleriyle öğretmenlik yaparlar, ama aynı zamanda endişelerini de bu sürece dahil ederler.

Diğer yandan birçok öğrenci okulu bırakır, çünkü öğretmenleri sınıf içerisinde coşkularını kaybetmişlerdir. Öğretmenlerin öğrencileri üzerinde çok etkisi vardır. Bu yüzden eğer öğretmenler daha iyi yönde değişirlerse öğrenciler de bundan çok faydalar sağlarlar. Bu yüzden öğretmenler için duygusal zeka çok önemlidir.

“Bir öğretmen sonsuzluğu etkiler. Etkisinin nerede son bulacağını asla kestiremez.”

– Henry Adams

sınıftaki üzgün öğrenci

Öğretmenlerde duygusal zekayı geliştirmek için temel beceriler

Duygusal zeka sahibi insanlar temel beş beceriye sahiplerdir. Bunların her birini açıklamak için Salovey’in çalışmasından alıntılara yer verdik. Salovey bu becerileri şu şekilde düzenlemiştir:

  • Kendini tanıma: Kendi duygularımızın ve duygularımızın düşüncelerimizle ve davranışlarımızla olan ilişkisinin farkında olmak bizi kendimizden daha çok haberdar eder.
  • Duygusal kontrol: Sınıfta meydana gelen stresli veya kaotik ortamların hareketliliğini yönetip, sınıfa hakim olmakta yardımcı olur.
  • Motive etme becerisi: Bu özellik öğretmenlere kendilerini motive etmeyi ve dolayısıyla öğrencilerini de motive etmeyi öğretir.
  • Empati: Öğretmenlere öğrencileriyle iletişim kurmaya ve onları anlamaya yardımcı olur. Çünkü belki anne babası boşanmanın eşiğine gelmiş öğrenci sınıfta kitabını açmaz ve derse pek ilgi göstermez.
  • Sosyal ve liderlik becerileri: Öğrencilerle etkili bir şekilde etkileşime girmeyi ve otoriteyi kaybetmemeyi mümkün kılar.

“Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerlerine ne düşerse izi kalır.”

– Haim Ginott

öğretmen öğrencileriyle

Duygusal zeka strese karşı kendini korumaya yardımcı olur

Duygusal zeka bazı stresli durumlarla karşılaşıldığında öğretmenlere yardımcı olur. Çünkü öğretmenlerin kendi davranışlarının öğrencilerin öğrenme düzeyini ve esenliğini etkilediği açıktır. Ayrıca problemli öğrenci gruplarından, kalabalık sınıflardan ya da motivasyon eksikliğinden gelen yeni sorunların üstesinden gelmelerine de yardım eder.

Bizler eğitime değer veren bir toplumda yaşıyoruz ve öğrencilerin sorunlarıyla daha anlayışlı bir şekilde ilgilenmek çok önemlidir. Öğretmenlerin etkisi bizim düşündüğümüzden çok daha fazladır.

Öğretmen olmak kolay değildir. Çok fazla ders, çok fazla öğrenci ve endişe bir öğretmenin hayatını günden güne sınırlar.

Ama yıllar önce bizim de öğrenci olduğumuzu unutmamalıyız. Kendi sorunlarımız vardı ve biz de “kimse beni anlamıyor” diye düşünürdük. Öğretmenin küçümseyici bakışı yerine, dersin sonunda bizimle destekleyen ve özel olduğumuzu hissettiren konuşma yapması ne kadar harika olurdu.

  • Salovey, P., & Sluyter, D. J. (1997). Emotional development and emotional intelligence: Educational implications. New York: Basic Books.