Nasıl İsteyeceğinizi Öğrenin

13 Ekim, 2017

Pastanın üstündeki mumları üflemeden önce bir dilek tutarsınız. Bu, başkasından sizin için bir şey yapmasını istemenin paradoksal bir örneğidir. Fitilin üstünde yanan ateşten, sizin için büyülü bir dileği gerçekleştirmesini istersiniz. Ancak daha yaygın bir örnek verecek olursak; her gün masadakilere “ekmeği uzat” ya da “Çocukları bugün benim yerime al çünkü ben gidemeyeceğim.” gibi isteklerde bulunuyoruz.

Çocukluğumuzla ilgili aklımıza gelen en önemli sahnelerden biri de anne babalarımızın her zaman bir şey isterken “lütfen” ve “teşekkür ederim” gibi kelimeleri bize öğretmeye çalıştığı sahne.

Aslında biz bunu, daha önce, bu sahnenin gerçekleştiğini hayal ettiğimiz zamandan çok daha erken yaşta yapmaya başlamış oluyoruz; su şişesini veya erişebileceğimiz oyuncağı işaret ettiğimizde.

Bu yazıda, yapmayı çok erken erken yaşlarda öğrendiğimiz ve günlük hayatta sıkça kullanmamız gerekip de kullanmadığımız bazı sözlere ve davranışlara değineceğiz. Bir şey isterken nezaketten yoksun kelimeler kullanmanın en olumsuz sonucu istediğimiz şeyi almamak değil; daha güzel bir isteme biçimi olduğu halde onu kullanmamış olmak.

evlenme teklif eden adm

İstekte bulunma koşulları

Bir istekte bulunurken beklentimiz onun gerçekleştirilmesidir. Kişinin, istediğimiz şeyleri yapmayı taahhüt etmesin bekliyoruz; bize söz vermesini. Aslında çoğu istek yanıt aldığımız anda karşılık bulmuş olur. Cevabı beklemeye gerek yoktur.

Buna ilaveten, bir şey istediğinizde hassasiyet gösteren biçimde bir ihtiyacınızı dile getiriyorsunuz demektir. Bu nedenle aslında çoğu insan bir şey istemeye çekiniyor. İhtiyaç duydukları zayıf noktaları sergilemeye çekiniyor ve bu yüzden de yardım istemeden önce kendi başına durumu çözmeyi deniyor.

İnsanlara evet dedirtmenizi sağlayacak bazı ilginç yöntemler mevcut. Bunlardan ilki, “kapıya ayak koyma tekniği.” Bu teknikle, doğrudan istediğinizde reddedileceğiniz bir isteği gerçekleştirmesi için kişiyi ikna etmeye çalışıyorsunuz. Böylece, önce kabul edilebilir makul bir istekte bulunuyor ve sonuca ulaşana kadar isteklerinizi kademeli olarak artırıp “evet” demelerini sağlıyorsunuz.

-Bu gün dışarıda olacağız, öğlen müsait olduğunda eve göz kulak olmak için uğrar mısın?

-Elbette!

-Ve gitmişken köpeği bir süre dışarı çıkarır mısın?

-Ah… tabii.

Bir diğer yöntem ise, önce yapılması zor bir istekte bulunup daha sonra çıtayı düşürmek. Böylece kabul edilmeyeceğini bildiğiniz bir öneride bulunacak daha sonra daha makul bir istekte bulunup kabul ettirmiş olacaksınız.

-Çıkmadan önce mutfağı temizleyip odanın tozunu al.

-Yapamam, o kadar zamanım yok.

-O zaman en azından köpeği gezmeye çıkar.

-Peki… Tamam.

Son olarak bir şey istemenin dört püf noktasını ele almadan önce, istekte bulunmak ve söylenip şikayet etmek arasındaki farktan bahsedeceğiz. Pek çok insan, isteklerini dile getirirken memnuniyetsizliklerinden yola çıkıyor. Örneğin, bazı insanlar doğrudan daha rahat bir çalışma sandalyesi istemek yerine, patrona sandalyenin iyi olmadığından yakınır.

lütfen

Doğrudan istemek yerine şikayet etmeyi seçmelerinin sebebi, yardım isteyerek başkalarının gözünde sözde hassas ve zayıf görünmemek. Yakınmayı seçmelerinin bir diğer nedeni ise, istekte bulunurlarsa gerçekleşmeyeceğini düşünmeleridir. Böylece hayal kırıklığını söylenerek ve şikayet ederek dile getirmiş olurlar.

4 unsuru kullanarak bir şey istemek

Öncelikle özneye karar verin. “Ofisteki sandalyeleri değiştirmek iyi olurdu…” gibi bir cümle kurmak yerine doğrudan “Ben” diyerek söze başlamak daha çok işe yarar. Böylece istekte bulunduğunuz kişi kime söz verdiğini bilir ve sizi her gördüğünde bu aklına gelir. Ayrıca, bir özneyle konuşmaktan çok daha kolaydır.

İkincisi, isteği yönettiğimiz biri olmalı. “Birisi sandalyeyi getirebilir mi?” ya da “Birisi yarın beni ofiste idare edebilir mi?” demek yerine “ Sandalyeyi getirir misin?” demek daha iyi sonuç verir. Böylece, doğrudan kişiye hitap ettiğiniz için belirtmediğiniz zamanlardaki gibi kimse üstüne alınmamazlık edemez. Özellikle de iş hayatında bu çok önemlidir. Bu yüzden en iyisi kime soracağınıza karar verip doğrudan o kişiden istemek.

kafanın içindeki labirent

Üçüncüsü, belirli bir zaman belirlemelisiniz. Birinden bir şey istemek için e-mail attığınızda, ne zaman tamamlanmış olmasını istediğinizi belirtmeyi unutmamalısınız. Ayrıca e-maillerle ilgili bir diğer önemli nokta, bir yanıt beklediğinizi söylemektir.

Son olarak, Belirli bir şey için istekte bulunmak önemlidir. “Düzgün davranmanı istiyorum” ile “Tören boyunca sessiz kalmanı, bittiğinde ise kuzenlerini selamlamanı istiyorum.” Demek arasında fark var. İlk cümleyi söylediğinizde çocuklar aslında düzgün davrandıklarını düşünebilir ancak alışkın olmadıkları ortam yüzünden ne istediğinizi tam olarak anlayamamış ve istediğiniz ölçüde davranmamış olabilirler. İkinci cümlede ise ne yapmalarını istediğiniz açıkça ortada. Bu yöntem çocuk yetiştirirken uygulandığı gibi yetişkinlerle sürdürdüğümüz ilişkiler için de faydalıdır.

En başta da söylediğimiz gibi, her gün bir şeyler istiyoruz ama doğru şekilde değil. Aslında çoğu isteğimiz sırasında net olmayan ve kaba tabirler kullanıyoruz. Bunun sebebi bazen reddedilme korkusu, başkalarını rahatsız etme düşüncesi, çok fazla soru sormanın ayıp olduğunu düşünmek vb. olabilir. Başka bir nedeni de, lütfen ve teşekkürler demenin ötesinde aslında nasıl davranılacağının öğretilmemiş olması olabilir. Umarız bu yazıda faydalı olacak tavsiyeler bulabilirsiniz!