Nancy Andreasen: Biyografisi ve Şizofreni Araştırması

Eylül 9, 2019
Şizofreni, düşündüğünüzden daha yaygın görülen karmaşık bir hastalıktır. Dr. Nancy Andreasen hayatını şizofreni araştırmalarına adadı ve bu alana önemli katkılarda bulundu. Bu modern bilim insanı hakkında daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin. 

Amerikalı bir psikolog olan Dr. Nancy Andreasen, üyesi olduğu Andrew H. Woods Araştırma Merkezinde bulunan Nörogörüntüleme ve Araştırma Bölümü’nün yöneticisidir. Andreasen, Iowa Carver Tıp Fakültesinde bulunan Ruh Sağlığı Merkezinin de başında bulunuyor.

İsmini duymamış olabilirsiniz, ancak Dr. Nancy Adreasen şizofreni hastalığına yaptığı katkılarla dünya çapında bilinen bir araştırmacıdır. Ancak Andreasen önceleri tıbba ilgi duymuyordu, aslında doktorasını Rönesans dönemindeki İngiliz edebiyatı üzerine yapmıştı.

Hayatında büyük bir değişiklik oluncaya kadar bu alanda öğretmenlik yaptı. İlk kızının doğumundan sonra, Andreasen tıp okumasını gerektirecek bazı ciddi sağlık problemleri yaşamaya başladı.

Araştırmaları psikiyatri ile sınırlı değildi. Andreasen aynı zamanda manevi konular hakkında, nörogörüntüleme, gen bilimi, doğa tarihi ve şizofreninin sinirsel mekanizmaları hakkında da çalışmaya başladı. Bu kadının bilime olan katkılarını keşfetmek için okumaya devam edin.

içinde saat çarkları olan insan beyni

Nancy Andreasen ve gerçekleştirdiği ilkler

Dr. Nancy Andreasen birçok konuda öncü kabul edilir, kariyeri birden çok ”ilk” ile bezenmiştir.

  • İlk nicel MRI şizofreni çalışmasını gerçekleştirdi.
  • Şizofreninin negatif ve pozitif semptomlarının ölçümünü ilk olarak o yaptı.
  • Dr. Nancy Adnreasen ilk modern ve bilimsel yaratıcılık deneyini gerçekleştirdi. Bu çalışmasında aile ve çevre bilişi gibi faktörleri, ve bu faktörlerin ruhsal hastalıklarla olan ilişkisini inceledi.
  • Gen bilimi ile nörogörüntüleme tekniklerini birleştiren ilk deneyi gerçekleştirdi.

Dr. Andreasen aynı zamanda DSM-III ve DSM-IV grubunda bulunan psikiyatrik hastalıkların teşhisine katkılarda bulundu. Hatta travma sonrası stres bozukluğunun tanımıyla ilgili yaptığı çalışma, bu rahatsızlığın literatürde yer almasını sağladı.

Amerikan Psikopatoloji Derneğinin başkanı olan Andreasen, buna ek olarak Psikiyatrik Araştırma Topluluğunun da başında bulunuyor. Halen Ulusal Bilimler Akademisi Tıp Enstitüsü ve Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi üyesidir.

Şizofreni araştırması

Dr. Andreasen şizofreni alanında önde gelen bir uzmandır. Bu hastalığın ve tedavisinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunan sayısız çalışma yaptı.

Şizofreni, günümüzde toplum sağlığını en çok etkileyen hastalıklardan biridir. Dünya nüfusunun %1’ini etkilemektedir. Dünya Sağlık Örgütüne göre, ağır tıbbi hastalıklar kategorisinde 9. sırada yer alıyor. Yani şizofreni, kanser, AIDS, kalp rahatsızlıkları ve diyabet gibi önemli hastalıklardan bile daha ciddi bir sağlık sorunu olarak kabul ediliyor.

Şizofreni hastalığının belirtileri değişkendir. Algılama bozuklukları (halüsinasyonlar), çıkarımsal düşünme (sanrı), karmaşık düşünme ve motor becerilerde aşırı anormallik sık görülen belirtiler arasındadır. Ancak bu semptomların hiçbiri patognomonik, yani bu hastalığa özgü değildir.

Bu yüzden hastalar yukarıda saydığımız belirtilerin hepsine sahip olmaz. Sonuç olarak, şizofreni beynin sadece bir kısmını etkileyen diğer ruhsal hastalıklardan ayrılıyor. Örneğin Alzheimer hastalığı beynin hafıza bölümünü etkilerken, bipolar bozuklukta ise kişinin ruh hali etkileniyor.

Şizofreninin yeniden kavramsallaştırılması

Dr. Nancy Andreasen’in modern şizofreni kavramsallaştırmasına göre, bu hastalığın belirtileri olumlu ve olumsuz olarak iki gruba ayrılıyor. Olumlu belirtiler, normal fonksiyonların abartılı olarak işlemesi (aslında olmaması gerekenin var olması), olumsuz belirtiler ise normal fonksiyonların işlememesi (aslında olması gerekenin eksikliği veya olmaması) olarak sınıflandırıyor.

  • Olumlu semptomlar: Sanrılar, halüsinasyonlar, anlamsız cümleler, davranış bozukluğu.
  • Olumsuz semptomlar: Konuşma ve düşünme becerilerinde zayıflık, motivasyon kaybı, hissizlik, zevk alamama.

Nörobilim literatüründe şizofreni, tek tek hücreleri veya bölgeleri değil, dağınık sinir devrelerini etkileyen bir hastalıktır. Şizofreni hastası olan birçok kişi, bir şekilde düşünme ve hissetme becerilerinin düzgün çalışamadığı subjektif bir algılama hali içinde yaşar.

Nörogörüntüleme teknikleri sayesinde bilim insanları şizofreni hastalarının beyninin nasıl farklı çalıştığını gözlemleyebiliyor. Bu çalışmalar, bahsedilen “kopuk” veya “dağınık” subjektif deneyimlerin beynin mesaj gönderen ve mesaj alan bölümlerinde bir soruna yol açtığını gösterdi.

Şizofreni kelimesinin kökeni, bu hastalığı mükemmel bir şekilde tarif ediyor. Şizofreninin sözlük anlamı, parçalanmış veya bağlantısı kesilmiş zihindir. Bilim insanları günümüzde nörogörüntüleme sayesinde tam olarak bunu gözlemliyor.

Nancy Andreasen uzaklara bakıyor

Dr. Nancy Andreasen: Bilime adanmış bir ömür

Bugünlerde Dr. Nancy Andreasen, bu hastalığın tedavisini daha iyi bir noktaya getirebilmek için araştırmalarına devam ediyor. Yapısal ve fonksiyonel nörogörüntüleme çalışmalarının yanında, gen kaynaklı faktörleri inceleyen ve bunları nörogörüntüleme çalışmaları ile bütünleştiren Nancy Adreasen, şüphesiz hem psikiyatri hem de şizofreni alanında en önemli figürdür.

  • Andreasen, N. C., Berrios, G. E., Bogerts, B., Brenner, H. D., Carpenter, W. T., Crow, T. J., … & Lewine, R. R. J. (2012). Negative versus positive schizophrenia. Springer Science & Business Media.
  • Arndt, S., Alliger, R. J., & Andreasen, N. C. (1991). “The distinction of positive and negative symptoms: The failure of a two-dimensional model”. The British Journal of Psychiatry158(3), 317-322.
  • Meet Dr. Nancy Andreasen. Retrieved from http://www.nancyandreasen.com/