Menstrüasyon Öncesi Disforik Bozukluk Semptomları

19 Ekim, 2020
Kadınların %3 ila %5'i arasındaki kısmının normal bir hayat sürdürmelerini engelleyen menstrüasyon öncesi semptomlar deneyimlediği tahmin edilmektedir. Bu yazımızda bu problem hakkında daha detaylı bir biçimde konuşacağız.

Menstrüasyon öncesi disforik bozukluk (premenstrual dysphoric disorder – PMDD) PMS’in (menstrüasyon öncesi sendrom) ciddi ve bazen engelleyici hale gelen bir formudur. Silvia Gaviria bize en yerinde menstrüasyon öncesi disforik bozukluk tanımlarından bir tanesini sağlamıştır. Kendisi bunu luteal fazın sonunda ortaya çıkan ve menstrüasyon başladıktan iki ya da üç gün sonrasında yine yok olan bir dizi duygusal, davranışsal ve somatik semptomlar olarak tanımlamıştır.

Hem PMS hem de PMDD fiziksel ve duygusal semptomlara yol açabilir. Bununla birlikte, PMDD durumunda kişi işlerini bölen ve ilişkilerine hasar veren aşırı ruh hali değişimleri deneyimleyebilir.

Hem PMS hem de PMDD’de semptomlar genellikle menstrüasyonun başlamasından yedi ila on gün öncesinde başlar ve menstrüasyonun ilk günleri süresince de devam eder. Fiziksel semptomlar söz konusu olduğunda ise kişi göğüslerde şişkinlik ve hassasiyet, fiziksel bitkinlik ve uyku ve yeme alışkanlıklarında değişimler gözlemleyebilir.

Gözleri kapalı, üzgün görünen bir kadın.

Epidemiyoloji

Menstrüasyon öncesi disfori çocuk yapma yaşında olan kadınların yaklaşık %5’ini etkileyen, menstrüasyon öncesi sendromun ciddi bir formudur. Pek çok hasta ilk menstrüasyon dönemleri kadar erken zamanlarda PMDD semptomları deneyimlediklerini bildirmişlerdir. Bu, kadınlar otuzlu ve kırklı yaşlarına yaklaştıkça daha yaygın hale gelme eğilimindedir ve genellikle menopoz dönemine kadar sürer.

Semptomlar genellikle doğumdan sonra, yaş ile birlikte, doğum kontrol hapı kullanmaya başladıktan ya da kullanmayı bıraktıktan sonra ve tüplerin bağlanmasından sonra ortaya çıkabilir ya da kötüleşebilir.

Menstrüasyon öncesi disforik bozukluk ile ilişkilendirilen pek çok klinik değişkenin arasında majör depresif bozukluk ve doğum sonrası depresyon öyküleri de bulunmaktadır, bu iki durum da PMDD teşhisi almış kadınlarda daha sık bir şekilde gerçekleşme eğilimindedir.

Nedenleri

Menstrüasyon öncesi disforik bozukluk bir dizi yakından ilişkili genetik ve nörobiyolojik faktörler, ve endokrin faktörlerinden dolayı gerçekleşir. Çoğu araştırmacı menstrüel döngü ile ilişkili hormonal değişikliklere anormal bir tepki olabileceğini düşünmektedir. 

Çalışmalar menstrüasyon öncesi disforik bozukluk ile düşük serotonin seviyeleri arasında da bir ilişki olduğunu göstermiştir. Hormonal değişimler serotonin üretiminde bir düşüşe neden olabilir ve bu da menstrüasyon öncesi disforik bozukluk semptomlarına neden olur.

DSM ve ICD’ye Göre Menstrüasyon Öncesi Disforik Bozukluk Semptomları

DSM-IIIR’nin yayınlanmasından sonra bu bozukluk psikiyatri dünyasında, Geç Luteal Faz Disforik Bozukluk adı altında daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır. Menstrüasyon öncesi disforik bozukluk adı ile bilinmeye başlaması sonrasında, DSM-IV’ün yayınlanması ile gerçekleşmiştir.

ICD-10 gibi rehberlerde PMDD bir bozukluk olarak dahi değerlendirilmez, hem durumun yorumları hem de tanımları farklılık gösterir. Ancak, yeni DSM-5’te, menstrüasyon öncesi disforik bozukluk bir depresif bozukluk türü olarak sınıflandırılır.

Doğru bir tanı yapıldığından emin olmak için doktorun tıbbi bir öykü alması ve fiziksel muayene gerçekleştirmesi gerekir. Hasta, doktorun PMDD tanısını koymasına yardımcı olmak için semptomlarına dair bir takvim ya da günlük tutmalıdır.

Tanı alabilmek için PMDD’nin beş ya da daha fazla semptomuna sahip olmalısınız, ve bunların içerisinde duygudurum ile ilgili bir semptom da bulunmalıdır.

DSM-5’e Göre Menstrüasyon Öncesi Disforik Bozukluğun (PMDD) Tanısal Kriterleri

A. Menstrüel döngülerin büyük çoğunluğunda regl başlamadan önceki son haftada en az beş semptom var olmalıdır, ve regl başladıktan sonraki bir iki gün içerisinde bunlar iyileşmeye başlayıp regl sonrasındaki haftada minimal hale gelmeli ya da kaybolmalıdır.

B. Aşağıdaki semptomlardan biri (ya da daha fazlası) var olmak zorundadır:

  1. Belirgin duygusal değişkenlik.
  2. Belirgin sinirlilik ya da öfke ya da kişiler arası çatışmalarda artış.
  3. Belirgin bir biçimde depresif ruh hali, umutsuzluk duyguları ya da kendini küçümseyen düşünceler.
  4. Belirgin anksiyete, gerginlik ve/veya diken üstünde ya da sınırda olma hissi.

C. Yukarıdaki kriter B’deki semptomlar ile birleştiğinde toplamda beş semptoma ulaşmak üzere, aşağıdaki semptomlardan biri (ya da daha fazlası) var olmak zorundadır.

  1. Olağan aktivitelere karşı ilginin azalması.
  2. Konsantrasyonda öznel bir güçlük.
  3. Uyuşukluk, kolayca fiziksel bitkinlik yaşama, ya da belirgin bir enerji eksikliği.
  4. İştahta belirgin bir değişiklik; aşırı yemek ya da spesifik yiyecekler istemek.
  5. Hipersomnia ya da insomnia.
  6. Bunalma ya da kontrolden çıkmış halde olma hissi.
  7. Eklem ya da kas ağrısı, bir “şişkinlik” ya da kilo alma hissi, ve göğüslerde hassasiyet ya da şişkinlik gibi fiziksel semptomlar.

Not: A-C kriterlerinde listelenen semptomlar önceki yılda meydana gelen menstrüel döngülerin çoğunluğunda gerçekleşmiş olmalıdır.

D. Semptomlar klinik olarak önemli sıkıntı ya da iş, okul, olağan sosyal aktiviteler ya da başkaları ile ilişkilere müdahaleler ile de ilişkilidir.

E. Rahatsızlık yalnızca majör depresif bozukluk, panik bozukluğu, kalıcı depresif bozukluk (distimi) ya da bir kişilik bozukluğu gibi başka bozuklukların semptomlarının alevlenmesi değildir (ancak bu bozuklukların herhangi biri ile birlikte ortaya çıkabilir).

F. Kriter A en az iki semptomatik döngü sırasında ileriye dönük günlük derecelendirmeler ile doğrulanmalıdır. (Not: Teşhis, bu onaydan önce geçici olarak yapılabilir.)

G. Semptomlar bir maddenin fizyolojik etkileri ile (örneğin uyuşturucu istismarı, bir ilaç ya da başka bir tedavi) ya da başka bir tıbbi duruma (örneğin hipertiroidizm) atfedilemez.

Menstrüasyon öncesi disforik bozukluk yaşayan bir kadın.

Menstrüasyon Öncesi Disforik Bozukluğun Teşhisi: Eleştiriler ve Tartışmalar

DSM-5 tanı kriterleri, aşırı patolojileştirilme endişeleri nedeni ile büyük eleştirilere yol açmıştır. Menstrüasyon öncesi disforik bozukluk bu tartışmanın merkezinde yer almaktadır. DSM-5 PMDD’yi ve menstrüasyon öncesindeki günlerde yaşanan semptomları bir depresif bozukluk olarak sınıflandırmaktadır.

Ancak, pek çok uzman nüfusun yarısını ayda bir gerçekleşen bir ruhsal bozukluk ile etiketlemenin uygun olup olmadığını sorgulamaktadır. Bu, tartışmaların merkezindeki sorudur. Kadınların küçük bir kısmında her ay birkaç gün neden olduğu semptomlar üzerinden doğal bir süreci patolojik hale getirmek gerçekten mümkün müdür?