Kusurlarda Yatan Mükemmellik

· Eylül 3, 2017

İlginçtir ki kusurlu olmakla ilgili en güzel özlü sözler ünlü bir filozofun ya da bir psikologun ağzından çıkmamıştı; “Hatalarımız korkmamızı sağlar. Hatalarımızı çözmeye çalışmak da cesur olmamıza yardımcı olur.” sözü İtalyan aktör Vittorio Gassman’a aittir.

Bunu söyleyen kişinin kusurlu olmakla ilgili mükemmel cümleler kuran ünlü bir filozof ya da tarihte önemli bir kişilik olmaması size ironik ya da şaşırtıcı gelebilir. Oysaki insan kusursuz bir varlık değildir, bu yüzden de herkes, kendini ne kadar önemsiz hissederse hissetsin, büyük başarılara erişme yetisine sahiptir. 

Bununla birlikte, herkesin hayatı boyunca birçok hata yaptığını düşünmek doğru bir yaklaşım olur. Bu mutlu olamayacakları anlamına mı gelir? Yaptığımız her hata için kendimizi azarlamalı mıyız? Cevap hayır olacaktır çünkü kusurlarımızın altında mükemmellik yatar. Hepimiz mükemmel bir şekilde kusurlu olabiliriz.

“İnsanları mükemmel oldukları için sevmezsiniz. Onları olmadıkları şeylere rağmen seversiniz.”

– Jodi Picoult

Kusurlu olma terapisi

Bir zamanlar Adam Smith, “eğer bir duruma ölüm kalım meselesiymiş gibi yaklaşıyorsanız çoğu zaman öleceksiniz.” demiş. Bu mantıklı önerme, kendi klinik metodunu geliştiren şu psikolojik teoriye başlamak için idealdir: kusurlu olma terapisi.

Bu terapinin kurucusu, UDLAP’te profesör, araştırmacı ve psikoterapist Dr. Ricardo Peter gibi destekleyenleri de bu terapinin, günümüzde çok yaygın olan mükemmeliyetçilik gibi bozuklukların tedavisini geliştirmekte etkili bir şekilde kullanılabileceğini savunuyor.

Kusurlu olma terapisi, klasik terapi seansları yerine ‘görüşme’lere dayanır.

Bu terapi, ‘karşılaşmalar’ yaratarak terapist ile terapi alan kişinin aynı düzeyde olmasını hedefler ve böylece iki taraf için de avantaj ya da dezavantaj yaratmasının önü kesilmiş olur. Terapistin görevi kişinin benlik kavramını keşfetmektir.

İnsan kusuru

Çelişki şudur: çoğu zaman kusurlu olduğumuzu bilmek bizi kendi doğamızla yüzleşmekten usandırmaz. Oysa birçok kişinin rahatsızlığı o kadar büyüktür ki bu ıstıraplarını bir takıntı haline getirirler.

Bununla birlikte, mükemmeliyetin sınırlarını zorlamak insan ruhunda herhangi bir olumlu etki yaratmaz çünkü bu kavramın tam olarak ne olduğunu bile tarif etmemiz mümkün değildir. Bir daire, küre, iyi yapılan bir iş…?

Şu anda mükemmeliyetçilik, kabul edilen bir anlaşmaya varılamadığı için hala tartışmaya açık duruyor. Çelişkilere rağmen kabul edilen bir şey vardır, o da mükemmelliğin olmadığı düşüncesidir. İşte bu konuyla ilgili bazı argümanlar:

  • Platon hayatı boyunca mükemmel ve kesin bir yargıya varmaya çalıştı ve bu da yalnızca mükemmelliğe erişmekle olabilirdi. Sizce mükemmelliğin ne olduğunu bulmuş mudur?
  • Sonrasında gelen diğer felsefi düşünceler mükemmelliğin ötesinde başka hiçbir şeyin olmadığını savunuyor. Eğer dünya sürekli değişiyor ve evriliyorsa, ve biz de bu dünyanın bir parçasıysak, aslında mükemmel diye bir şey olmadığı apaçık ortadadır.
  • Bir başka düşünce şekli de mükemmelliğin değil, mükemmeliyetçiliğin olduğunu söyler. Hep daha iyisini yaparak bir gün kusursuz olmanız değil, ancak kendinizi geliştirmeniz mümkün olabilir.

Kusurların mükemmelliği

Bu konuda mantıklı bir çıkarım yapılabilir mi? Doğrusu, muhtemelen yapılabilir. Ancak tek bir doğru cevap yoktur; aslında bu gezegende yaşayan her insan kadar düşünce şekli vardır.

Birisi için mükemmel olan bir başkası için son derece yanlış olabilir. Mükemmellik bir düşünce, bir imge, bir ütopya olmalıdır ki yalnızca onu isteyerek yavaşça içine battığımız bu suda boğulmaktansa insanları daha iyi yapan bir araç olsun.

“Fakat belki de birçok bahçe kusurlu olduğu için güzel değildir?”

– Libba Bray

Her insan kusurlarıyla mükemmel olabilir. Hepimizin içinde gelişme, daha mutlu olma ya da mükemmel dünyada yaşama isteği ve ihtiyacı vardır. Bu da bizim, mükemmel bir şey yaratmamıza değil sadece daha iyisini yapmamıza bağlıdır.