Kudüs Sendromu Diye Bir Şey Duydunuz Mu?

23 Mart, 2018

Kudüs sendromu, o şehirde yaşayanların yanı sıra, Kudüs’ü ziyaret eden turistleri de etkileyen psikolojik bir hastalıktır. Bu hastalık, sanrılar üzerine kuruludur ve ruh hastalıkları kategorisi altında ifade edilmiştir.

Normalde, bu sendromu bulunan kişiler, gördüklerini ya da hissettiklerini, İncil’de bahsi geçen karakterlerle özleştirip, bu karakterler hakkında bildiklerini hayatlarına yaymaya çalışır.

Genellikle İncil’de geçen bazı şahsiyetler Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. İsa ve Vaftizci Yahya’dır. Erkekler ve kadınlar, bu kutsal kitapta ifade edilen hemcinslerini örnek alma eğilimi gösterir.

Hıristiyanlar, genellikle İncil’de (Yeni Ahit) sözü geçen karakterleri kendilerine örnek aldıklarından, bu konu, semavi dinleri de kapsıyor. İncil’i, yani Yeni Ahit’i kendi inanç sistemleri içerisinde görmeyen Museviler ise, Eski Ahit de ifade edilen karakterleri örnek alır.

Peki Neden Kudüs?

ağlama duvarında ibadet eden adam

İsrail’in en büyük turistik mekanı, Batı Duvarı olarak da bilinen Ağlama Duvarıdır. Bu duvar, bugün Kudüs şehir sınırları içerisinde yer almaktadır.

Her gün, yüzlerce ziyaretçi, günün her saatinde, dua etmek, fotoğraf çekmek veya bir tören veya gösteri yapmak için bu duvara gidiyor. Bu tecrübenin ortaya çıkarmış olduğu tarihsel ve ruhsal hissiyat o kadar güçlü ki, sendromun nedenlerinden biri olarak görülebilir.

Kudüs’ü ziyaret eden birçok kişi, manevi veya dini bir çerçevede, doğaüstü bir deneyimin arayışı içerisinde olabilir. Şehrin içindeki ve etrafındaki atmosfere, özellikle de gece yarısından sonra kapılıp giderler.

Kutsal kitaplarda ifade edilen karakterleri örnek alarak, Kudüs sendromu bulunan insanlar, bu şehrin sokaklarını ibaret ederek dolaşırlar. Aynı zamanda, modern kıyafetlerinden sıyrılıp, cübbe ya da çarşaf giymeye başlarlar.

Kudüs sendromu

Bir psikiyatr olan Dr. Yair Bar-El, klinik manada Kudüs sendromunu ilk tespit eden bilim insanı olmuştur. Akli melekeleri yerinde olmayan şeklinde tanımlanan ve çoğunluğunu Musevi ve Hıristiyanların oluşturduğu 400’den fazla turisti inceleyen doktor, bu sendromu şekillendiren semptomları belirleyen bazı belirgin özellikler buldu.

Bu sendrom, histerik bir çözülmeli bozukluk olarak tanımlanır. Hastalar, daha sonra hatırlamadıkları başka bir kişilik benimsemektedir.

Din, tarih, ideoloji ve mitoloji ile dolu olan Kudüs’ün manevi atmosferi, savaşlar, haçlı seferleri, katliamlar ve benzeri olaylar ile daha da kapsamlı bir manaya ulaşır. O kadar ki, şehri ziyaret edenlerin buna ilgisiz kalması olanaksızdır.

“Güzel sanatlar ve tutkulu duyguların ortaya çıkardığı semavi duyumların zirve yaptığı noktaya ulaşmıştım. Santa Croce’den ayrılırken, kalbim çarpıyor, içimdeki hayat tükeniyor ve düşüp bir daha ayağa kalkamamaktan korkuyordum.”

– Marie-Henri Beyle (Stendhal)

Kudüs sendromu, Floransa veya Stendhal sendromuyla karşılaştırılmıştır. Floransa’yı ziyaret eden turistlerin de, son derece garip ve mantıksız bir şekilde davrandığı tespit edilmiştir. Bu turistlerde, baş dönmesi, kafa karışıklığı, titreme ve depresyon görülmüştür. Birçok yerde inceledikleri sanat eserlerinden sonra, bazıları halüsinasyonlar görmeye başlamıştır.

Bununla birlikte, bu sendrom, sanat ve şehrin güzelliği sebebiyle meydana gelirken, Kudüs sendromunun temelinde dini motifler vardır.

Kudüs sendromunun belirtileri

Kudüs şehri fotoğrafı

Kudüs sendromu bulunan turistler, belirgin bir nedenden ötürü gergin veya endişeli olurlar. Genellikle seyahat ettikleri insanlardan uzaklaşıp, tek başlarına kendi iç dünyalarına bir yolculuk yapacaklardır.

Daha sonra, tuvalet ve duşlarda, kendilerini arındırma törenleri düzenlemeye başlarlar. İncil’deki insanlara benzemek için elbiselerini değiştirirler. Başlarına ne geldiğini anlatmak için söyledikleri en yaygın ifade “aniden bir şeyler oldu” şeklindedir.

Birkaç gün sonra, bu ziyaretçiler “gerçeğe” geri dönüp, yaptıklarından çok utanç duyarlar. Başlarına ne geldiğini tam olarak açıklayamazlar ve böyle davrandıklarından ötürü pişman olurlar. Kudüs sendromu bulunan kişilerin, Kudüs’e dair efsanelere inanmaya meyilli olduğu düşünülüyor. Oraya vardıkları zamanda, bu sendrom ortaya çıkıyor.

Hiç Kudüs’te bulundunuz mu? Eğer bir gün yolunuz oraya düşerse ve bazı insanların sokakta, ulu orta yerde vaaz verdiklerini veya kendilerini bir çeşme başında yıkadıklarını görürseniz, deli olduklarını düşünmeyin. Belki onlarda da Kudüs sendromu vardır ya da aynı şey sizin de başınıza gelecek.

  • Kalian, M., & Witztum, E. (2000). Comments on Jerusalem syndrome. The British Journal of Psychiatry176(5), 492-492.
  • Villar, J. L. (2015). El síndrome de Jerusalén:¿ los vascos y la religión?. In El peso de la identidad: mitos y ritos de la historia vasca (pp. 81-107).
  • Witztum, E., & Kalian, M. (1999). The” Jerusalem syndrome”–fantasy and reality a survey of accounts from the 19th century to the end ot the second millennium. The Israel journal of psychiatry and related sciences36(4), 260.