Korkuyla Yüzleşmek için 5 Strateji

23 Nisan, 2017

Korku için kendinden beslenen bir canavar diye söz edilir. Bu demektir ki bir şeyden korkuyorsanız ve bu korkuyla yüzleşmekten kaçıyorsanız, aslında o korkuyu besliyor, büyümesine izin veriyorsunuz demektir. Korkularınızla yüzleşmeniz gerektiğini söylemek kolaydır. Zor olan, bunu yapmak için doğru yolu bulmaktır.

Kimi zaman yeterince cesur davranır ve korkunuzla yüzleşmeye karar verirsiniz. Mesela, yükseklikten korkuyorsanız, bir gün yüksek bir yere çıkmaya karar verir ve o korkuyu hissetmeyi bekleyerek onunla yüzleşip aşmaya çalışırsınız.

Sorun şu ki ‘ya hep ya hiç’ tarzı taktikler daima etkili olmayabilir. Bazen kısmen etkili olur, hatta sonunda aynı şeyi bir daha asla yapmayacağınızı hissettiren korkunç bir duygu yaşatabilir. Başka bir deyişle, tam tersi etkiyi yaratabilir.

“Sevgi, korkuyu def eder ve aynı şekilde, korku da sevgiyi kovar. Korku sevgiyi kovmakla kalmaz; zekayı, iyiliği, güzellik ve iyiliğe dair her türlü düşünceyi de uzaklaştırır ve geriye sessiz bir çaresizlikten başka hiçbir şey kalmaz. Sonunda korku, insandan insanlığını kovar.”

– Aldous Huxley

Gerçekte, bir korkuyla yüzleşmek bir süreçtir. Kendi adımları, ritmi ve metotları vardır. Bunu başarmanın doğru yolu, sizi hedefinizi başarmaya götürecek bir strateji tasarlayarak korktuğunuz şeyle yüzleşmektir. İşte korkunuzla etkili bir biçimde yüzleşmenize yardımcı olacak beş strateji:

1. Korkunuz üzerinde kafa yorun

Atılacak ilk adım, korkmanıza yol açan şeyin ne olabileceği konusunda etraflıca kafa yormaktır. Kendinize şu soruyu sormalısınız: “Gerçekten korktuğum şey ne?” Ardından ne kadar saçma ve ilgisiz gözükse bile aklınıza gelen her şeyi not etmelisiniz.

Tamamen mantıklı korkular vardır. Mesela, suda korkuyorsunuzdur çünkü yüzme bilmiyorsunuzdur. Ya da vahşi hayvanlardan korkarsınız, çünkü sizden güçlüdürler ve bu hayvanların, iç güdüleriyle, öngörülmez ve akıl dışı bir şekilde hareket ederler.

Diğer korkular ise akıl dışı olabilir. Ayrıca bilinmeyen ve teşhis etmesi güç kaynaklardan geliyor olabilir. Mesela, zararsız böceklerden korkmak, bir binanın içinde olduğunuz ve düşme tehlikeniz olmadığı hâlde yüksekten korkmak gibi.

2. Korkularınızı tanıyın ve kabullenin

Yapmanız gereken şey,korkunuzu elinizden geldiğince doğru şekilde teşhis edip tanımaktır. Buna karşı koymayın. Bunun yerine, korkunuzu kabullenin ve mümkün olan her açıdan onunla yüzleşin. Farelerden mi korkuyorsunuz? Neden, peki? İlk kez ne zaman böyle hissettiniz? Fare gördüğünüzde nasıl tepki veriyorsunuz?

Korkunuzun kaynağını araştırın, çünkü neredeyse bütün fobiler bilgi eksikliğinden ya da bilinmeyenden kaynaklanır. Aşktan korkuyorsanız, mümkün olduğunca çok kitap okuyun. Başkalarının bu konuda ne düşündüğünü öğrenin. Sizi korkutan ya da ürküten her konuda bunu yapın.

3. Kendi kaynaklarınızı tanıyın

Korktuğunuz zaman, kendinizi yetersiz ve perişan hissedersiniz. Gerçekten de korku bazen neleri yapabildiğinizi ve yüzleşebildiğiniz her şeyi unutturur. Korku, içinizi yiyen bir kurt gibi hareket eder ve kendinizi eli kolu bağlı hissetmenize, hareket gücü olmayan biri gibi hissetmenize yol açar.

Dolayısıyla, perspektifinizi değiştirmek çok önemlidir. Her gün yaptığınız ve sizden büyük bir güç ve karakter isteyen şeyleri düşünün. Bazen bütün gün boyunca gerçekleştireceğiniz sorumluluk ve işlere başlamak üzere sabah yataktan kalkmanın bile aslında pek çok beceri ve değer gerektiğini göremeyebilirsiniz.

Her gün kullandığınız değer ve güçler konusunda kendinizi sorgulayın. Kendi değer ve güçlerinizi tanımada cimri davranmayın. Tam tersini yapın: sahte bir tevazudan kaçınarak onlar olmasa günlük rutininize katlanmanın imkansız olacağı onlarca özelliğinizi takdir edin.

4. Korkularınızın olmadığı bir hayatı hayal edin

Sizi perişan eden o korkular olasa, nasıl bir hayatınız olurdu, gözünüzde canlandırmaya çalışın. Bu korkuların yol açtığı sınırlar olmasa nasıl yaşardınız? Korkunuzun yükünü taşımanız gerekmeseydi, her şey nasıl değişirdi düşünün. Hayatınızın hangi yönlerden iyileşeceğini düşünüp bunları bir liste hâline getirin.

Korktuğunuz şeye elinizden geldiğince yaklaşmaya çalışın. Mesela, kalabalık karşısında konuşma yapmaktan korkuyorsanız, etkinlik ve konferanslara katılın konuşan kişiye yakın olmak için en ön sıraya oturup onu gözlemlemeye çalışın. Tiyatro oyuncularıyla ya da başkalarıyla konuşmayı gerektiren işlerde çalışan kişilerle tanışmaya çalışın.

5. Eyleme geçin

En önemli şey, korkunuzu hemen aşmak değil, eyleme geçip adım adım bunu başarmaktır. Korktuğunuz şeyden gerçekten kurtulmak istiyorsanız, karşı gelmemeniz gereken tek emir şudur: Korktuğunuz şeyin karşısında asla nedensiz yere pasif olmayın.

Korkunun sizi mağdur etmesine izin vermeyin. Ne kadar zor olursa olsun yüzleşme vakti geldiğinde korkularınıza her zaman cevap verebileceğinizi kabul edin. Bu cevap, korktuğunuz şeyden kaçmak olabilir ama amacınız bunu mekanik ya da zoraki bir şekilde değil, mantıklı ve iyi düşünülmüş bir şekilde yapmaktır.

O nesne veya durumla yüzleşmekten kaçınıyorsanız, kontrolü kaybedip hemen kaçmamalısınız. Yüzleşmek size çok ağır geldiği takdirde ‘adım adım’ uygulanacak bir planınız olmalı.

Ama dikkatli olun. Çözüm her zaman bu olmamalı. Kendinize bir zaman sınırı verin ve korkunuzla yüzleşmek için doğru kararın ne zaman olduğuna karar verin. Bu sürecin ardından korkunuzla yüzleşmek hâlâ zor geliyorsa, profesyonel yardım alma vakti gelmiş olabilir.

Unutmayın, çoğu durumda en zor olan şey, eyleme geçme ve size işkence eden şeyle yüzleşme kararını vermektir. Bunu yapabildiğinizde, her şeyin kafanızda olduğunu fark edeceksiniz. Tehdidin, hayal ettiğiniz kadar büyük olmadığını fark edeceksiniz. Aslında korktuğunuz şeyin, korkunun kendisi olduğunu sonunda göreceksiniz. Zaten içinizdeki korku canavarını büyüten de bu olmuştur.

Resimler: Jack Traverse