Kitap Okurken Beyninize Ne Olur?

Mayıs 31, 2020
Bazı insanlar okumanın sizi farklı dünyalara götürdüğünü ve aynı zamanda da size farklı rollere girme olanağını tanıdığını söyler. Buna ek olarak, bugün biliyoruz ki, bunlarla ilgili okuduğunuzda beyinde gerçekleşen birçok süreç de var. Aşağıda size bu süreçlerin nasıl işlediğini açıklayacağız.

Kitap okurken beyniniz uyaranlar ile dolu olur, çünkü bu aktivite beyninize hem kısa hem de uzun vadede bir sürü yarar sağlar. Örneğin stresi azaltır, uyku kalitenizi arttırır, hafızanızı ve kelime dağarcığınızı geliştirir ve hatta zekanızı bile arttırır. Ancak, çok az insan kitap okurken beyinlerine tam olarak ne olduğunu bilirler.

Genel olarak, okumak sonunda anlama ulaşan bir kelimeleri deşifre etme sürecidir. Ve, araştırmaların bakış açısından bakıldığında aynı anda gerçekleşen tüm küçük süreçleri bilmek ilginçtir. Bunun amacı, bilim insanlarının tüm adımları tanımlayabilmesi ve böylece öğrenme yetersizlikleri olan insanlara yardımcı olabilmesidir.

Yakın zamana kadar bir kişi kitap okuduğunda beyninde gerçekleşen süreçleri gerçek zamanlı bir şekilde bulabilmek çok zordu. Ancak şimdi nörobilim bir görev sırasında beynin aktivitelerini görmemize olanak tanıyor. Bu, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme ve diğer teknikler sayesinde mümkün olan bir şey. Buna ek olarak, daha küresel bir açıdan bakacak olursak, nörobilim okumak ile biliş, duygular, öğrenme ve bilişsel performans arasındaki ilişkiyi bilmekle de ilgileniyor.

Kitap okuyan bir kadın.

Kitap Okurken Beyniniz – Kelimelerden Anlama

Beynin basılı bir kelime ile karşılaştıktan sonra sol arka bölgesini aktif hale getirmesi sadece 400 milisaniye sürer. Burası, yazım ve fonolojik kodlama alanlarının bulunduğu yerdir. Eğer kelimeyi halihazırda biliyorsanız o halde morfolojik, sözdizimsel ve anlamsal tanımlama anında gerçekleşir.

Morfolojik tanıma en temel süreçtir. Burada, beynin sol ön bölgelerinin aktivasyonu sayesinde kelimeyi oluşturan harfleri tanıyabilir ve sonrasında tanımlayabilirsiniz. Benzer bir şekilde, söz dizimini tanımak söz konusu olduğunda da, bunun bir isim mi yoksa bir fiil mi olduğunu ve geçmişe mi, şimdiye mi, yoksa geleceğe mi atıfta bulunduğunu da anlayabilirsiniz. Böylece beyniniz, kelimeleri daha sonra tanıyabilmek için kelimeler arasında ilişkiler kurar.

Bu süreçler beynin farklı bölgelerinde, paralel ve birbirlerine bağlı bir şekilde gerçekleşir. Bundan dolayı, yukarıda açıkladığımız süreci de dikkate alarak, bir kelimeyi gördüğünüzde görsel korteks aktif hale gelir. Sonrasında da açısal rotasyona geçiş yapar.

Bu noktada kelime önceki iğbiçimli beyin kıvrımına yollanan fonetik bir temsil haline gelir. Bundan sonra ise Wernicke bölgesi gibi temporal ve frontal bölgelere, kelimelerin gelecekteki anlamları ve anlayışlarına ulaşılabilmesi için, geçiş yapar. İşte o zaman alt ön frontal beyin kıvrımındaki anlam bilgisi ve morfolojik tanımlamaları tekrar bulup birleştirirsiniz.

Metinleri Anlama

Okuduğunuz kelimeleri anlamanızdan sonra bu kelimelerin anlamsal ve sözdizimsel ilişkilerini analiz etme zamanı gelir. Bunlara kelimelerin sırası, zamanları, tamamlayıcılar ve konu hakkındaki bilgiler gibi şeyler dahildir.

Bu sözdizimsel tip işleme, sol frontal lob ve anterior temporal lobda gerçekleşiyor gibi görünmektedir. Sonrasında tematik ve sözdizimsel işlenme için sol alta hareket eder. Bu daha ziyade konu-fiil etkileşimi ile ilgilidir. Ayrıca tam cümlenin anlamsal niyetinin değerlendirmesi de burada gerçekleşir.

Aynı zamanda, alt frontal kortekse ait tutarsızlık ya da yenilik etkilerini tespit eden mekanizmalar da gerçekleşir. Bu durumun, tutarsız ifadeleri okuduğunuzda gerçekleşme ihtimali tutarlı ifadeleri okuduğunuzda olduğundan daha büyüktür.

Ne okuduğunuzu anlamak da bellek ile ilgilidir, çünkü daha geniş anlamlara ulaşabilmek için deneyimlerinizi de işin içine katmanız gerekir. Örneğin, beynin bazı temporal bölgeleri sadece insanlar ve araçlar ile ilgili bilgileri okuduğunuzda aktif hale gelir.

Bu açıdan, Güney Carolina ve California’dan bir araştırma grubu fonksiyonel manyetik rezonans ile yapılan bir çalışmada kelimelerin gerçek dünya ile bağlantılara neden olduğunu bulmuştur. Yani, kelimeler beyindeki bölgeleri sanki bu durumları gerçekten deneyimliyormuşuz gibi aktif hale getirir. Bunun bir örneği, manipüle edilebilir bir şey ile ilgili bir anlamı olan kelimelerin görevlerin planlanması ya da gerçekleştirilmesi ile ilgili olan bölgeleri, ya da motor bölgeleri aktif hale getirmiş olmasıdır.

Duygusal ve Bilişsel İşleme

Duygular esas olarak limbik sistemde gerçekleşen beyin süreçlerinin bir sonucudur. Hipotalamus bu bölgede bulunur. Beynin bu bölgesi hafıza ve öğrenme ile yakından ilgilidir. Bundan dolayı, duygular herhangi yeni bir bilgiyi pekiştirmek için temel olan bir süreçtir.

Buna ek olarak, kitap okurken aktif hale gelen duygular dikkat ağlarını da harekete geçirir. Aslında, duygusal sözlük için var olan spesifik mekanizmalar bulunmaktadır. Uzmanlar duygusal anlamda yüklü olan kelimeler okumanın, erotik ya da kaba olmaları fark etmeksizin, nötr olan kelimelere kıyasla onları okuyan kişinin bunun için harcadığı sürede bir artışa neden olduğunu gözlemlemişlerdir. Bundan dolayı duygusal anlamda uyarıcı hikayeler de motivasyonel ağlar ve dikkat ağlarını etkin hale getirmek için yararlıdır.

Bu açıdan, dorsolateral prefrontal korteks ve ön dorsal singulat korteks siz okurken aktif hale gelir. Diğer bir deyişle; dikkat, planlama, ilişkilendirme ve bilgi takip etme süreçlerine okurken başlayabilirsiniz.

Son olarak, prefrontal korteks tüm bilgileri entegre etmek için aktif hale gelir, bu sırada ön singulat dikkatli ve odaklı kalır ve okuduğunuz şeye daha harfiyen odaklanır.

“Bir okuyucu ölmeden önce binlerce hayat yaşar. Hiç okumayan bir insan ise sadece bir hayat yaşar.”

– George R.R. Martin

Kitap okuyan bir kadın.

Kitap Okurken Beyniniz

Kitap okurken beyninizde gerçekleşen uyarılma son derece yüksektir. Bunun nedeni okumanın beynin pek çok bölgesini aşağı yukarı aynı anda aktif hale getirmesidir, ki bu da bağlantılarınızın miktar ve kalitesini arttıran uzun vadeli bir avantajdır.

Ek olarak, nörobilim kitap okumanın (en azından serebral açıdan) daha fazla durum deneyimlemenizi sağladığını ve duygularınızın işlenme mekanizmasını da eğiterek sizi duygusal açıdan da daha zeki hale getirdiğini kanıtlamıştır.

  • Kweldju, S. (2015). Neurobiology of research findings: how the brain works during reading. PASAA, 50, 125-142.