Kişisel Sağlığın Ardındaki Bilimsel Temel

Haziran 1, 2020
Pozitif psikoloji çığır açmayı başardı. Bugünkü yazımızda bu bilimin kökenlerinden bahsedeceğiz.

Kişisel sağlığın ardındaki bilimsel dayanağın epey ilginç olduğunu söyleyebiliriz. 2000 senesinde Pensilvanya Üniversitesinden Martin Seligman ve Claremont Üniversitesinden Mihayl Csikszentmihalyi American Psychologist dergisi altında “Mutluluk, mükemmeliyet ve ideal insan işleyişi” başlıklı özel bir sayı yayımladılar.

Bu sayı pozitif psikoloji adı verilen psikolojinin yeni bir alanına adanmıştı. Makale, “kişisel sağlık” dediğimiz yeni psikolojik hareketin “doğum sertifikası” niteliğindeydi. (Seligman & Csikszentmihalyi, 2020)

Yazarlara göre pozitif psikoloji, bir öznel deneyim bilimiydi. Bir bilim olarak pozitif psikoloji bireylerin, grupların ya da kurumların ideal işleyişine katkı sağlayan süreçleri çalışıyordu. (Gable & Haidt, 2005)

Pozitif psikoloji üç alanın ideal işleyişini sağlamayı amaç edinmişti ve bu gayeden güç alıyordu. Öznel deneyimler, (mutluluk, umut), olumlu özellikler (affedicilik, bilgelik) ve sivil erdem (sorumluluk, özgecilik). (Linley & Joseph, 2004) Bunun yanı sıra, olumlu davranış ve özelliklerin geliştirilmesi aracılığıyla psikopatolojilerin ortaya çıkmasına engel olmaya odaklanmıştır.

Kişisel sağlığın kökeni

“İstediğimiz körü körüne iyimserlik değil, esnek iyimserlik: iyimser olurken gözlerimizi dünyaya kapamamalıyız. İhtiyaç duyduğumuzda kötümserliğin gerçekçiliğinden de yararlanmalı fakat karanlık gölgelere çekilmemeye dikkat etmeliyiz.”

– Martin Seligman

Yukarıda da söz ettiğimiz gibi pozitif psikoloji kişisel sağlığın bilimsel temelidir. Bilimsel metodolojinin sınırlarını aşmamaya gayret eder. Çoğu araştırmacı bu fenomenin anlaşılması için kişisel sağlığın anlaşılması gerektiğini savunur.

Bu çerçevede belirli bir davranış biçimi sergilenir. Bu çerçeve içinde kalmaya çalışılarak yarı deneysel ve karşılaştırmalı deney düzenleri içeren geçerli ve güvenilir metodolojik stratejiler sunulur. Çalışılarak diyoruz çünkü bu her zaman mümkün değildir. Bunun nedeni de bazen kontrol edilemeyen değişkenler dolayısıyla öznel ölçümlerle ilerlemesidir.

Kişisel Sağlığın Ardındaki Bilimsel Temel

Bilime göre, minnettar olmak, kendini diğerleriyle çok fazla karşılaştırmamak ve değiştirilemeyecek durumları kabul etmek kişisel sağlığın olmazsa olmazlarındandır. Wisconsin Üniversitesinden bir grup bilim insanı 12 yıllık bir meditasyon ve şefkat çalışması esnasında beyin aktivitelerinin ne yönde ilerlediğini analiz ettiler.

Beyin görüntüleme çalışmalarında, kişi kendini diğerleriyle karşılaştırmadığında, her durumun değerini bildiğinde, başına gelen şeyleri kabul ettiğinde beynin mutlulukla ilişkilendirilen alanının daha yoğun ve daha sık aktif hale geldiği gözlemlendi. Bu araştırmada, nükleer manyetik rezonans görüntüleme (NMR) gibi farklı teknik ve araçlarla beyin fonksiyonlarını incelediler.

Bu çalışmanın sonuçları o kadar etkiliydi ki Amerika Ulusal Bilim Akademisi 2004 yılında bu çalışmayı yayınladı ve çalışma tarihte en çok referans verilen 5. makale olarak ön plana çıktı.

Mutlulukla ellerini havaya kaldırmış kadın

Aksi Düşüncelerden Önce İyimserlik: Kişisel Sağlık Bilimi İçin Bir Dayanak Noktası

Karamsar insanların ortak bir özelliği bulunuyor. Kötü şeylerin çok uzun süreceğini ve müdahale edemeyecekleri trajik sonuçlar doğuracağını düşünüyorlar.

Fakat pek çok insan da bu karamsar kişilerin mutluluk, neşe, rahatlık ve hazza doğrudan erişebileceklerini düşünüyor. Esasında karamsar insanlar bireysel kuvvetlerine ve değerlerine odaklanarak bu hisleri tatmaya gayret etmeliler. Bu hisler oldukça önemli olmakla birlikte, kimi zaman görmezden gelinebiliyor. Genellikle bolluğun ortasında bu gibi hisler unutulabiliyor.

Karamsar insanlar sıklıkla içsel vaziyetlerini kontrol edebilecekleri gerçeğini göz ardı ediyorlar. Bir şeyler başarabilmek için önce bir adım atmaları gerekiyor. Bunun da öz yeterlilik, savunma mekanizmaları ve belirsizliği tolere edebilme ile yakından bir ilişkisi bulunuyor.

Konu sağlığımız olduğunda, dört konuda harekete geçmeliyiz. Sigarayı bırakmaya karar vermek, sık sık egzersiz yapacağımıza dair kendimize söz vermek, dengeli beslenmek, iyimser olmak. İster inanın ister inanmayın çeşitli araştırmalara göre iyimser olmak da bu diğer üç değişken kadar önemli.

Sizin gerçekliğinizle ilişkili verilere dayanan bir iyimserlikten söz ediyoruz. Yetileriniz ve kaynaklarınız iyimserliğiniz için kalkan görevi görüyor. Bireylere özgürlük alanı tanıyan öz güvenden besleniyor. İyimserlik yaratıcı olmanıza, kendinizi ifade etme arzusuyla zekanızın açığa çıkmasına olanak sağlıyor.

“Sağlık yalnızca kafanızın içinde olan bir şey olamaz. Sağlık iyi hissetmek, hayatına anlam katmak, iyi ilişkiler kurmak ve başarılı olmakla ilgilidir.”

– Martin Seligman

  • Gable, S. L., & Haidt, J. (2005). What (and why) is positive psychology?. Review of general psychology9(2), 103-110.
  • Linley, PA, y Joseph, S. (2004). Cambio positivo después del trauma y la adversidad: una revisión. Journal of Traumatic Stress: publicación oficial de la Sociedad Internacional de Estudios de Estrés Traumático, 17 (1), 11-21.
  • Seligman, ME y Csikszentmihalyi, M. (2000). Psicología positiva: una introducción (Vol. 55, No. 1, p. 5). Asociación Americana de Psicología.
  • Vázquez, C., & Hervás, G. (2009). La ciencia del bienestar. Alianza.
  • Vázquez, C., Hervás, G., Rahona, J. J., & Gómez, D. (2009). Bienestar psicológico y salud: Aportaciones desde la Psicología Positiva. Anuario de Psicología Clínica y de la Salud5(1), 15-28.