Kadınlar Gerçekten de Boşalır mı?

· Temmuz 23, 2018

Kadınlarda boşalma, cinsel sağlık dünyasında çokça tartışılan bir konu olmuştur. Hatta Whipple ve Perry‘nin bu konu hakkında makalesi yayınlandığından (1981) beri o büyük sorunun cevabını verebilmek adına epey bir yol katetmeyi başardık – Kadınlar da erkekler gibi boşalır mı? Eğer öyleyse bu sıvı nereden geliyor? Bu sadece seçilmiş birkaç kişiye özgü bir şey mi?

Kadınlarda boşalma tartışması, belirli bir grup kadının (bazı araştırmalara göre kadın nüfusunun %40-50’si kadar bir oranda) itiraflarından doğan bir konudur. Genç kızların da çoğu, orgazm sırasında kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi dışarıya bir sıvı çıkışı olduğunun farkına varmaya başladı. 

Gilliand‘ın (2009) gösterdiği üzere orgazm olmak, bu deneyimi seven kadınların cinsel hayatında oldukça büyük bir öneme sahip. Bazıları için utanç verici ve küçük düşürücü olsa da diğerleri için çokça önem taşıyabiliyor ve bir gurur kaynağı olabiliyor. Bu deneyimi anlamanın, özümsemenin ve hatta tanımlayabilmenin önündeki en büyük engel şüphesiz ki bilinçsizliktir.

Kadınlarda boşalma diye bir şey gerçekten de var mı?

Van Buren Hastanesi‘ndeki bir biyokimya laboratuvarı, kadınlarda boşalma alanında çoktan yapılmış olması gereken bir araştırma yürütme kararı aldı. Öncelikle ceninin alt yapısının ilk başta dişi olduğunu söyleyerek söze başlayalım. Erkeğin düzgün bir erkek prostatı geliştirebilmesi için kadının embriyonik prostat alt yapısı olması gerekir.

çarşafı sıkan el

Sonuçların gösterdiğine göre kadın, prostat dokularına sahip olduğu için, orgazm sırasında idrar olmayan ve cinsel yollarla salgılanan genital bir akıntı üretebiliyor (Venegas, Carmona Mena, Alvarez, & Arévalo, 2006). Bu akıntıya da “kadın boşalması” diyoruz.

Uzmanların çoğu, daha önce de tahmin edildiği gibi dışarıya çıkan bu sıvının idrar olmadığı konusunda hemfikir. Ayrıca bu sıvı boşaltımından sorumlu olan şeyin kadın prostat dokuları (yani skene bezeleri) olduğu konusunda da fikir birliğine ulaştılar. Skene bezeleri, erkeklerdeki prostat bezelerine benzer bir yapıda olduğu için “kadın prostatı” olarak adlandırılıyor. Bunlar, prostata özel antijenler üreten bezelerdir ve üretral kayganlaştırma ile kadın boşalması gibi işlevlere sahiptir.

Her kadın farklıdır, bu yüzden cinsellikleri de farklıdır. Boşalma sıvısı tek tip değildir. Bazıları sadece birkaç damla salgılarken diğerleri birkaç bardak kahve fincanını dolduracak kadar boşalabilir. Kimi bunu yoğun ve beyazımsı bir sıvı olarak tanımlarken kimi de transparan ve su gibi olarak tarif edebilir.

“Bazı kadınlarda G noktasının uyarılması, orgazm ve boşalma birbiriyle bağlantılıdır. Diğer yandan bazılarında ise böyle bir ilişki söz konusu değildir. Bazı kadınlar klitoral uyarılma ile boşalma yaşadığını söylerken diğerleri orgazm olmadan da boşalabilmiştir.”

– Whipple ve Komisaruk

Kadın boşalması ve G noktası

Master ve Johnson (1966), kadınlardaki tek ana erojen organın klitoris olduğunu iddia etmişti. Şimdi ise hem vajinanın hem de klitorisin erojen bölgeler olduğu kabul edildi (Zwang, 1987).

G noktası anatomik olarak vajinanın bir parçası değil; aslında idrar yoluna (kadın prostatına) ait bir bölge. Burası penis penetrasyonuyla ya da parmakları kullanarak uyarılabilir. Bu noktayı vajinanın ön duvarından birkaç santimetre kadar yukarıda bulabilir ve yoğun bir orgazm yaratabilirsiniz (Arango de Montis, 2008).

“Bulgulara göre bu iki kadın organından herhangi birini yeterince uyararak orgazm oluşturmak mümkün. G noktası belirli bir nokta değil işlevsel bir yapıdır. Burası Halban fasyası adı verilen erektil, geniş ve erojen bir bölgedir.”

– Tordjam

Seks, bedenimizin birçok bölgesinde gerçekleşir

Bir araştırmada kadınların %72.7’sinin, vajina duvarının farklı bölgelerinin uyarılmasıyla orgazma ulaşabildiği keşfedildi. %90.9’u ise bu bölgelerin elle uyarılması sonucunda heyecanlanıyor. Klitoris elle uyarıldığında da bu oran aynı. Bu araştırmaların, hem klitorisin hem de vajinanın elle uyarılmasıyla oluşan orgazmın süresini de gözlemleyerek yapıldığı belirtmek gerekir.

Araştırmacılar elde ettikleri sonuçlara bakarak, klitorisin vajinaya kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla erojen hassasiyeti olduğunu fark ettiler (Useche, 2001). Hatta başka bir araştırma ise çoğu kadının boşalması için sadece klitoral uyarılmanın yeterli olduğunu göstermiştir (Álvarez, sf.).

Seksologların ve feministlerin çoğu, kadın cinselliğinin sadece G noktasından ibaret olduğu düşüncesinin ne kadar absürt olduğu konusunda hemfikir. 1950’de (meşhur G noktasına ismini veren) Ernest Grafenberg, kadının cinsel uyarılmaya karşılık vermeyen tek bir bölgesinin bile olmadığını bizzat kendisi iddia etmişti. Bu da demek oluyor ki seks, bedenin birçok bölgesinde gerçekleşir; buna düşüncelerimiz de dahildir (García, 2005).

cinsel zevk alan kadın

Boşalma – cinsiyetler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar

Hem kadının hem de erkeğin orgazm sırasında içsel seks organlarında ritmik kasılmalar yaşadığı bir gerçek. Kadınların boşalması, erkeklerden farklı olarak her zaman orgazmla gelmez ve çoğu durumda cinsel heyecanın erken evrelerinde kendini gösterir. Amy Gilliland (2009) tarafından keşfedilen bir diğer fark da, kadınlardaki orgazm yoğunluğunun, cinsel ilişki esnasında kaç kere orgazm olduklarıyla doğru orantılı olarak arttığıdır. Adet döngüsünün hangi evresinde olduğunuz ve orgazm olabilmek için hangi uyarılma tipini uygulamanız gerektiği de önemli faktörlerdir. Cenin gelişimine ilk önce dişi halde başladığı için, erkek sperminde bulunan maddeler kadının boşalma sıvısında da bulunur: bunlar fruktoz, prostata özel antijen ve asit fosfatazdır (Álvarez, s.f.).

Kadın boşalması hakkındaki efsaneleri çürütmek

Antik çağlarda insanlar, boşalma olmadan döllenmenin gerçekleşemeyeceğine inanıyordu. Bu, cinsel süreci tektipleştirme çabasıyla ortaya atıldığından dolayı hem kadın hem de erkek için geçerliymiş gibi gösterildi. Diğer yandan, dönemin bazı psikoanalistleri kadınlardaki vajinal orgazmı “olgun orgazm” olarak görüyordu (García, 2005). Ancak en yanlış inanış, şüphesiz ki kadınların ne kadar çok boşalırsa o kadar fazla cinsel tatmine ulaşacağı düşüncesiydi (Álvarez, S. f.).

Kadın zevkini boşalmaya bağlamaya bir son verirsek, cinsiyetle ilgili geleneksel tutumu tersine çevirmiş oluruz (García, 2005). Kısacası, bilimsel veriler arttıkça mitleri yok etmek ve ufkumuz genişletmek mümkün olmuş, böylece kadınlar da geçmişte maruz kaldıkları cinsel standartlardan kurtulmuştur.

Kaynakça:

  • Venegas, JA, Carmona Mena, CA, Alvarez, A., & Arévalo, M. (2006 ). Contribution to the discussion of the female prostate and ejaculation in women. Rev. chil. urol, 71 (3), 217-222.
  • Álvarez, P.M. (s.f.). Notes on female ejaculation. Hispanic American Archives of Sexology, 17 (1).
  • Range de Montis, I. (2008).
  • Human Sexuality .García, M. I. G. (2005). Values ​​of an impure science. Arbor, 181 (716), 501-514.
  • Useche, B. (2001). The sexological examination in female excitatory and orgasmic dysfunctions. Rev Terap Sex Clin. Pesquisa e Aspects Psicossociais, 1, 115-31

Venegas, J. A., Carmona Mena, C. A., Alvarez, A., & Arévalo, M. (2006). Contribución a la discusión de la próstata femenina y la eyaculación en la mujer. Rev. chil. urol, 71(3), 217–222.

Álvarez, P. M. (s. f.). Apuntes sobre la eyaculación femenina. Archivos Hispanoamericanos de Sexología, 17(1).

Arango de Montis, I. (2008). Sexualidad humana.

García, M. I. G. (2005). Valores de una ciencia impura. Arbor, 181(716), 501–514.

Useche, B. (2001). El examen sexológico en las disfunciones excitatorias y orgásmicas femeninas. Rev Terap Sex Clín. Pesquisa e Aspectos Psicossociais, 1, 115–31.