Kaçınmacı Kişilik Bozukluğu: Sığınak Olarak Sosyal İzolasyon

· Mart 1, 2018

Kaçınmacı kişilik bozukluğu insanların %3’ünü etkileyen bir durumdur. Kendi yalnız kabukların çekilmiş şekilde yaşayan hassas, temkini insanlara işaret eder.

Aşırı bir kaçış arzusu duyarlar ve yaşama dair korku ve anksiyete duygularını işleyemezler. Dolayısıyla, saklandıkları kalenin duvarlarını kendileri inşa ederler.

Bu bozukluk yirminci yüzyıl başlarında psikiyatr ve öjenik savunucusu Bleuler ve Kretschmer tarafından tanımlandı. Ama bu çok iyi bilinen bir durum değil. Mesela, obsesif kompülsif bozuukluk ya da bağımlı kişilik bozukluğu kadar iyi bilinmiyor.

Bu psikiyatrik duruma örnek olarak tarihçiler ve uzmanlar aynı örneği veriyor. Onlara göre kaçınmacı kişilik bozukluğunun en iyi örneği şair Emily Dickinson. 

“Az konuşan kişiden korkarım
Sessiz kişiden korkarım
Nutuk atanlara hâkim olabilirim
Ya da gevezeleri eğlendirebilirim

Fakat başkaları yüklerini uzatırken
tartıp ölçenden
işte böyle bir adamdan çekinirim
Büyüklüğünden korkarım.”

– Emily Dickinson

Doktor Laurencie Miller “From Difficult to Disturbed” (Zor Olmaktan Rahatsız Olmaya) başlıklı küçük kitabında bu durumu açıklıyor. Ünlü şirin kendini dünyadan uzaklaştırdığını  ve sonunda tamamen odasına kapandı.

Fakat sabah beni istemedi, öyleyse iyi geceler sabah!” gibi dizeleri bu içine kapanıklığa işaret ediyor.

Ait olmadığını hissettiği bir bir toplumda duyduğu rahatsızlıkla karşılaşınca kendisini, yine kendi küçük dünyasının gölgesinde gösteriyor bu dizeler. Öyle ki bu toplumda kurduğu ilişkilerin pek çoğu ona neşeden ziyade hayal kırıklığı yaşatmıştı.

Şunu biliyoruz ki bir kişi yavaş yavaş bu yıpratıcı eğilimi geliştirebilir ve bu durum kişinin bir akıl hastanesine yatırılmasını gerektirecek bir psikotik krizle sonuçlanabilir.

Psikiyatrlar bu insanları ve izolasyon yönündeki davranışlarını ”büzülenler” diye tanımıyor. Ve çok tuhaf gibi gözükse de bu eğilim günümüz dünyasında giderek daha az görülüyor. 

emily dickinson

Kaçınmacı Kişilik Bozukluğunun Özelikleri

İnsanlar eskiden eleştiri, aşağılanma ve küçümsenme temelli bir yetiştirmenin, kaçınmacı kişilik bozukluğuna yol açtığını düşünüyordu.

Ancak şimdi her türlü klinik bozukluk söz konusu olduğunda, “2 artı 2’nin asla 4 etmediğini” biliyoruz. Diğer bir deyişle, herkes aynı koşullara farklı tepki verir.

Ve kişilik bozuklukları evreninde, pek çok şartlandırma faktörü vardır. Çok daha fazla yan bozukluklar ve son derece karmaşık işlevsiz düşünceler söz konusu.

Ayrıca mevcut DSM-V, kaçınmacı kişilik bozukluğunu sosyal anksiyetenin bir türü şeklinde tanımlıyor.  Bu durumda kişinin öz güveni öyle düşüktür ki sosyal becerilerini tümüyle yitirmeye başlar.

Artık izolasyonu tercih ettikleri bir noktaya ulaşırlar. Ama bu durumun en karmaşık yanı, durumlarının tamamen egodistonik olmasıdır.

Yani bütün değerleri, hayalleri, ihtiyaçları ve kimlikleri sürekli olarak nahoş bir kaos içindedirBunun sonucunda ortaya çıkan ruhsal tükenmişlik çok büyüktür. 

Ama kaçınmacı kişilik bozukluğuna sahip insanlar durumlarını düzeltmek için ne yapmaları gerektiğini çok iyi bilirler. Çünkü genel olarak çok zeki insanlardır.

Ama korkuları, fobileri ve düşünceleriyle yüzleşme fikri bile bu kişilerde çok fazla anksiyeteye yol açar. Bu yüzden, bahaneler yapmayı, ertelemeyi ve bugün hissettikleri paniğin çözümünü yarına bırakırlar.

denizdeki taşlarda adam

Kaçınmacı Kişilik Bozukluğuna Sahip İnsanların Özellikleri

  • Ne yaparlarsa yapsınlar daima reddedilecekleri, eleştirilecekleri ve uzaklaştırılacakları hissi.
  • Aşırı düzeyde öz-eleştiri. Kendilerini her bağlamda bütünüyle yetersiz insanlar olarak görürler. Kendilerine “Ben bu dünya için yaratılmamışım“, gibi şeyler söylemeleri yaygın görülen bir özelliktir.
  • Aşırı bir disfori ortaya koyarlar. Yani üzüntüyle anksiyeteyi birleştirirler.
  • Aşırı bir işlevsiz düşünceler “cephanesi” kullanırlar. “Bir şeyi deneyip de başarısız olmaktansa, hiçbir şey yapmamak iyidir.” “İnsanlar her zaman her şeyi eleştiriyor. İnsanları aşağılamaya bayılıyorlar ve başka insanların ihtiyaçlarına karşı kayıtsızlar…”
  • Sosyal kaçınmanın yanı sıra üç başka kaçınma türünü de sergilerler. Bilişsel, davranışsal ve duygusal kaçınma yoluna giderler. Özellikle duyguları düşünmeme hiç bir şey yapmama ve bunları işlememe. Böylece onları o kadar korkutan ve aslında kendilerinin yol açtığı şeyle yüzleşmek zorunda kalmazlar.

Ayrıca bu davranışlara yol açan bir diğer neden, anksiyeteyi canlı tutan döngünün teşvik edilmesidir. Böylece bu kişiler kendilerini negatif duygulardan korumak için izolasyonu seçerler.

Kaçınmacı Kişilik Bozukluğunun Tedavisi

Kaçınmacı kişilik bozukluğuna sahip  biriyle terapötik bir ilişki genellikle uzun ve verimsizdir. Bunun çeşitli nedenleri vardır.

Birincisi, söz konusu uzmanın onların iç dünyasını anlamayacağını düşünmeye eğilimli olmaları. Düşünceleri, fikirleri ve ihtiyaçları nedeniyle reddedileceklerini düşünüyorlar.

Psikoterapist, hastanın güvenini kazanıp güçlü bir bağ kurmayı başardıktan sonra ilerleme görebiliriz. Ama bu güven asla ortaya çıkmazsa hastanın umudunu teşvik edecek ilerleme görmemiz çok zordur.

Kaçınmacı kişilik bozukluğuna sahip kişilerin üzerinde çalışması gereken şeyler şunlardır:

  • İşlevsiz çerçeveleri yeniden formüle etmek.
  • Otomatik düşünce ve bilişsel bozuklukları üzerinde çalışmak.
  • Kaçınmacı davranışlarının kökenini keşfetmek.
  • Rahatsızlığa yol açan tecrübeler üzerinde düşünmek.
  • Günlük yaşamlarında faydalı olabilecek sosyal alışkanlıkları güçlendirmek.
  • Bir ilerleme grafiği çizmek ve kaçınmacı davranışları konusunda daha olumlu olmak.
  • Grup terapisiyle sosyal becerileri geliştirmek.
  • Kendilerine dair imgelerini iyileştirmek.
minik kalbi dürten kız

Gördüğünüz üzere bir uzmanın bu hastalarla kullanabileceği pek çok strateji mevcut. Belli terapi türlerinin çok faydalı olabileceği bir bozukluk bu.

Bilişsel- davranışsal, rasyonel-duygusal ve psikodinamik terpiler ile sistematik hassasiyet azaltma, bilhassa faydalıdır.

  • Cox BJ, Pagura J, Stein MB, Sareen J. The relationship between generalized social phobia and avoidant personality disorder in a national mental health survey. Depress Anxiety. 2009;26(4):354–36
  • Semerari, Antonio (2011) Los trastornos de la personalidad. Desclee de Brouwer 
  • Weinbrecht A, Schulze L, Boettcher J, Renneberg B. Avoidant personality disorder: a current review. Curr Psychiatry Rep. 2016;18(3):29