İntrakranyal Anevrizma Nedir?

Ocak 9, 2020
Her 10,000 kişiden 10'u hayatında bir kez beyin anevrizması yaşıyor. Herhangi bir semptom göstermediği için bazı risk faktörlerini aklınızda bulundurmanız iyi olur.

İntrakranyal anevrizma, beynin arter duvarlarından birinin genişlemesi sonucunda meydana gelir. Bu damar hastalığının en kötü yanı semptom göstermemesidir. Yani kişi farkında bile olmadan, damar yavaş yavaş büyüyerek bu bölgede bir şişmeye sebep olur ve patlayabilir. Böyle bir durumda hızlı davranmazsanız sonuçları ölümcül olabilir.

Birçoğunuz böyle hassas bir durumda olan birini tanıyorsunuzdur. Erken tespit sayesinde hemen müdahale edilen kişiler çok şanslıdır. Böyle bir müdahaleye verilebilecek klasik örnek embolizasyondur. Erken tanı sayesinde tedavi olan kişiler, ciddi sonuçlara maruz kalmadan hayatlarına normal bir şekilde devam edebilir. Diğer hastalar ise patlamış anevrizmanın etkileriyle yaşamak zorunda kalır.

Hangi vaka söz konusu olursa olsun unutmamanız gereken bir nokta var. Bu rahatsızlık en yaygın olarak 40 ile 65 yaşlarında ortaya çıkar. Fakat gençleri hatta çocukları da etkileme ihtimali var. Bazen belli başlı genetik problemlerin ya da arteriovenöz malformasyonların beyin arterleri üzerinde tehlikeli etkileri olabilir.

İntrakranyal anevrizma her yaştaki insanı etkileyebilir. Ancak, 40 yaş üstü için riski faktörü artar. Ayrıca erkeklere kıyasla kadınları daha çok etkiler.

beyinde intrakranyal anevrizma

İntrakranyal anevrizma nedir?

İntrakranyal anevrizma beyindeki bir arter ya da damarda meydana gelen bozulmadır. Dolaşım halindeki kan, damarın belli bir kısmında birikerek genişlemesine sebep olur. Bu damar genişleyerek bir baloncuk gibi şişer.

Oklahoma Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Cerrahi Bölümü tarafından yürütülen bir araştırma, anevrizmaların %85’inin neredeyse hep aynı yerde oluştuğunu gösteriyor. Burası genellikle beynin en alt kısmıdır ve tam olarak Willis çemberine denk gelir.

Anevrizmanın boyutu, şekli ve bulunduğu yere göre intrakranyal anevrizma çeşitleri arasında şu ayrımlar yapılabilir:

  • Saküler, “berry” anevrizma. Arter duvarında meydana gelir. Konjenital değildir, zamanla kendi kendine gelişir. Bu en sık rastlanan türüdür.
  • Fusiform anevrizma. Bunları tespit ve tedavi etmesi daha zordur. Baloncuk şekline kıyasla beyin arterinin büyük bir kısmını etkilediği için tromboz (kan pıhtısı) oluşturur.
  • Diseksiyon anevrizma. Bu türüne daha nadir rastlanır ve genelde genç yaştakileri etkiler. Kalıtımsal problemler, enfeksiyonlar, artrit, fibromusküler displazi ve damar sertliği gibi sorunlar sonucunda oluşur.

İntrakranyal anevrizma semptomları nelerdir?

İlk başta da belirttiğimiz gibi, intrakranyal anevrizma genelde herhangi bir semptom göstermez. Fakat eğer anevrizma patladıysa işte o zaman semptomlar göstermeye başlar. Bu noktada çok hızlı hareket etmeniz gerekir. Bahsedeceğimiz ipuçlarını aklınızda bulundurmanız iyi olur. Eğer bunları yaşıyorsanız anevrizmanız olabilir:

  • Aniden gelen şiddetli baş ağrısı. Birçok kişi bu durumu yaşadıkları en kötü migren olarak tanımlar. Oldukça şiddetli ve felç edicidir; boyunda setlik, bir gözün yaşarması ve hatta tek gözde felç bile gözlemlenir.
  • Aynı şekilde kusma ve baş dönmesi de sıkça yaşanır.
  • Işığa karşı duyarlılık.
  • Koordinasyon ve hareket etmede sorun yaşama.
  • Düzgün düşünmede güçlük çekme.
  • Konuşma bozuklukları (afazi).
  • Bilinç kaybı.

İntrakranyal anevrizma tanısı

Doktorlar intrakranyal anevrizmanın şiddetini belirlemek için farklı ölçekler kullanır. Bunlardan en yaygın kullanılanları Glasgow ölçeği (kişi bilinç kaybı yaşamışsa) ile Hunt ve Hess ölçeğidir. İkinci ölçekle doktor şunlara bakar:

  • Baş ağrısının ve boyun sertliğinin derecesi.
  • Uykulu olma ve zihin bulanıklığının derecesi.
  • Hemiparezinin (yüzün ya da bedenin tek tarafında felç) meydana gelmesi.
  • Koma, en ciddi ve en kötü tanı ölçütüdür.

Bu rahatsızlık aile geçmişinizde mevcutsa, uzmanlar kontrol amaçlı düzenli checkup ve muayene olmayı öneriyor. İntrakranyal anevrizmayı patlamadan önce tespit etmek için en yaygın kullanılan yollar şunlardır:

  • Tomografi.
  • Beyin anjiyosu.

Diğer yandan, bu rahatsızlıkla ilgili iyi bir haberimiz de var. Çoğu insan anevrizması olduğunu fark etmeden yaşamını sürdürebiliyor. Yani beyindeki bu değişimlerin hepsi patlamayla sonuçlanmıyor. Hatta bunun olma ihtimali pek yüksek bile değil. Yine de her zaman bir risk var.

Tedavisi

İntrakranyal anevrizmayı tedavi ederken birçok faktörü göz önünde bulundurmak gerekir. Öncelikli olarak anevrizmanın zaten patlamış olup olmadığına bakılır.

İkinci aşamada ise anevrizmanın boyutu, bulunduğu yer, hastanın yaşı ve başka nörolojik rahatsızlıkları olup olmadığına bakılır. Neyse ki doktor erkenden teşhis koyarsa tedavisi de oldukça etkili olur. Ayrıca tedavi amaçlı yapılan ameliyat da zor bir operasyon değildir. Genelde endovasküler yaklaşım yeterli olacaktır. Bunlar en çok tercih edilen tedavi yöntemleridir:

Endovasküler embolizayon

Bu prosedürle küçük bir kateter, hastanın kasıklarından girerek beyin arterine yerleştirilir ve cerrah buradaki anevrizmayı tıkar. Bu patolojilerde kontrol sağlamak ve kanal yolu açmak için stent kullanılır.

Beyin baypas ameliyatı

anevrizma tedavisi

Beyin baypası için hasta 3-5 gün hastanede yatmalıdır. Bu prosedürde yapılan müdahale embolizasyona göre daha komplikedir çünkü baypas yapmak için küçük bir kraniyotomi gerekir. Burada yapılan baypas ile anevrizmanın olduğu damara ya da artere giden anormal kan akışını düzenlemek ve azaltmak hedeflenir.

Ameliyatla tıkamak

Son olarak en ciddi boyutlarda olan anevrizmalar için doktor kafatasını keserek müdahale etmek zorunda kalır. Ancak kafatasına girme süreci kısa ve uygulama da basittir. Titanyumdan yapılan aletler yerleştirilerek kanal açılır ve anevrizmanın tedavisi yapılır.

Anevrizmanın boyutu ne olursa olsun henüz patlamadığı sürece bu tedavilerin hepsi oldukça etkili tedavilerdir. Her zaman şanslı olamayabileceğinizi de unutmayın. Ayrıca semptom göstermediği için varlığından bile haberiniz olmayabilir. Yine de siz gerekli bilgilere sahip olduğunuz sürece nasıl davranmanız gerektiğini bilecek ve hazır olacaksınız.

  • Pisklakov, S. V. (2013). Cerebral aneurysm. In Rapid Review Anesthesiology Oral Boards (pp. 130–135). Cambridge University Press. https://doi.org/10.1017/CBO9781139775380.030
  • Jacocks, MA (1999). Aneurismas cerebrales. Cirugía actual . Elsevier Inc. https://doi.org/10.1016/S0149-7944(99)00070-7