Hatalarınızı Silmek, Aklınızı Silmektir

Aralık 12, 2016

İşte yine başlıyorsunuz: Olanlar ya da yaptıklarınız hakkında endişelenip pişmanlık duyuyorsunuz... Sözler hep aynı, yaptığınız hatalar ya da almadığınız kararlar için kendinizi suçlayan can sıkıcı ve tekrarlayan ifadeler.

Resimler bir görünüp kayboluyor, söylediğiniz sözler hiçbir zaman uzak geçmişte kalamayanların yankısı, duygularınız ise bir hapishane… Ve bu arada saatler siz farkına varmadan gelip geçiyor.

“Belki de ona nasıl hissettiğimi söyleseydim, birbirimizden kopmazdık”, “Belki başka bir seçim yapsaydım, bu durumda olmazdık”, “Niçin ona hatırımı sormamasının canımı sıktığını hiç söylemedim ki?”

ayçiçeği

Ve birer birer, pişmanlıklar ve bilinmeyenler sonsuz bir döngü haline gelebilir: Nerede başladığını bilirsiniz, fakat nerede biteceğini bilmek imkansızdır, çünkü hiç bitmez.

İç dünyanız bundan pek hoşlanmasa da, eğer istediğiniz buysa, kendinizi dilediğiniz kadar incitebilir, küçük küçük yok edebilirsiniz.

Durun ve düşünün: Bunu niçin yapıyorsunuz? Ağlayıp sızlanmalarınız ve zihin karışıklığınız sizi nereye götürüyor?

Kendinize karşı dürüst olup bu soruları cevaplarsanız, hayal ettiğinizden çok daha fazlasını keşfedeceksiniz. İç dünyanızın ihtiyaçlarını ve arzularınızı belirleyebilir, netleştirebilirsiniz.

Şimdi, şu soruya cevap verin: Hatalarınızdan pişman olmak yararlı mıdır? Sizce onlar gerçekten sadece hata mı?

Suçlamalarınıza başlamadan önce bir şey söylememe izin verin: Onlar sadece hata değil, fırsattırlar. Onların getirdiği tüm öğrenme deneyimlerine odaklanın.

Gün ışığındaki filiz

Saklı fırsatı keşfedin

Kendimizi geçmişimizde esir alarak, ayaklarımıza zincir ve gülle bağlıymışçasına, saplanıp tuzağa düşmüş gibi durmak yerine, ilerlemeyi ve gelişmeyi istemek, bütün mesele budur.

Dilerseniz, hemen şimdi deneyebilirsiniz. Hatalarınızdan birini seçip alın, onu evirip çevirin ve bu durumdan ya da tecrübeden ne öğrenebileceğiniz üzerinde düşünün.

Bugün olduğunuz kişiyi geçmişte yaptığınız ya da yapmadığınız şeylere borçlusunuz. Başarılarınıza ve aynı zamanda hatalarınıza. Ve belki de başarılarınızdan çok hatalarınıza.

Bu noktaya gelene kadar yaşadıklarınızdan, bütün hayatınız boyunca, şüphesiz gurur duyacağınız birçok şey vardır. Peki bu başarıları yaşadığınız terslikler ve tecrübeler sayesinde kazanmadınız mı?

Buna cevap verebilmeniz için size bir dakika veriyorum. Ve yanıtınızı gerçekten dinleyin, çünkü bu sizin kendinize bir mesajınız…

Sadece başarılarınızı, hayallerinizi ve hedeflerinizi değil, aynı zamanda özelliklerinizi, kişiliğinizi ve özünüzü de kastediyorum. Sizce bütün bunların hatalarınızla da bir alakası yok mu?

Yaşadığınız, hissettiğiniz, düşündüğünüz ya da yaptığınız her şeyin dış etkileri olduğu kadar, iç etkileri de vardır. Onları nasıl kullanacağınız size bağlı: İster onları sıkıp bütün suyunu çıkarın ya da kuru, solgun kısımlarını saklayın, ister yüzeyi sıyırın ya da derine dalıp yanında gelen bilgeliği bulun.
açık kapılar-gökyüzü

Hatalar öğrenmeye açılan kapılardır

Yaptığınız her eylem, düşünce ve duygunun hayatınızda bir dizi sonucu olur. Önemli olan, bugün olduğunuz şeyin geçmişte meydana gelen ya da gelmeyenlerden etkilendiğinin farkında olmaktır. Ve bütün hatalarımızı silecek olsaydık, onlardan aldığımız dersleri de silmemiz gerekirdi.

Sadece bir öykü ya da deneyimi bile silsek, artık aynı olmayız. Ve bu sebeple, bir şeyleri farklı yapmanın getireceği olasılıklar üzerine zaman harcamak yerine, her durum, her an, her saniyede kendinizin en iyisi olmak endişesi duyun.