İçe Dönük İnsanlar: Gün Batımı Kadar Güzel

· Nisan 14, 2019

Gün batımını gerçekten takdir etmemizin nedeni, içe dönük insanların bu kadar doğal görünmelerinin sebebiyle aynı olabilir. Huzur ve sakinliği takdir edebilmenin güzelliğidir bu. İçe dönük insanlar, sosyalleşmeyi sevmeyen insanlar olarak görülür. Oysa partilerden ya da eğlenceden nefret etmezler, sadece bunları iletişimin önünde engel olarak görürler.

İçe dönük insanlar, iyi bir akşam yemeği yiyip TV’de güzel bir film izleyerek geçirdikleri zamanı boşa geçmiş olarak düşünmezler. Aksine, bu tür geceleri bir gereklilik olarak görürler. Tekrar dünyaya açılmadan önce zevk aldıkları eğlenceli bir zamandır bu. Nüfusun yaklaşık üçte birinin içe dönük olduğunu söyleyebiliriz.

Psikolog ve The Introvert’s Way: Living A Quiet Life in a Noisy World kitabının yazarı Sophia Dembling’e göre, içe dönük insanlar tutkuyla konuşmak istedikleri konulara derinlemesine dalmak ister. Genellikle bu konulardan bazıları yaşamın anlamı veya sevginin doğasıdır.

Çoğu zaman, utangaçlığı içe dönüklükle karıştırırız. Ancak bunlar tamamen farklı iki kavramdır. Utangaçlık, sosyal olarak reddedilme korkusudur. İçe dönüklük ise çok uyarıcı olmayan ortamları tercih etmektir. Utangaçlık özünde acı vericidir. Ancak içe dönüklük kişiye huzur verir.

“Eğer içe dönük bir kişiyseniz, sessizlik tercihinin derin bir psişik acıya neden olabileceğini de biliyorsunuz. Bir çocuk olarak, ebeveynlerinizin utangaç davrandığınızda sizin adınıza özür dilediklerini duymuş olabilirsiniz. Ya da okulda ‘kır kabuğunu’ denmiştir.”

– Susan Cain

içe dönük insanlar yalnız kalmayı sever

Kalabalıkta kendilerini yalnız hissediyorlar

Çelişkili gözükse de, içe dönük kişilerin birçok insanın bulunduğu ortamlarda yalnız hissetmesi normaldir. Sosyal enerjilerini yakın arkadaşlara, meslektaşlarına ve ailelerine harcamayı tercih ediyorlar. Sadece sessizliği doldurmak için konuştuğumuz zamanları bir düşünsenize? Anlamsız konuşmalara kaç kez nefesimizi harcıyoruz?

İçe dönük insanlar, güçlü sosyal becerilere sahip olabilir ve partilerin veya iş toplantılarının tadını çıkarabilirler. Fakat kısa bir süre sonra eve gitmeyi tercih ederler. Konuştuklarından daha fazla dinlerler, konuşmadan önce düşünürler ve genellikle kendilerini yazılı olarak daha iyi ifade ettiklerini hissederler. Çatışmalardan kaçınma eğilimindedirler. Bazıları küçük sohbetlerden korkabilir, ancak derin tartışmalardan hoşlanırlar.

Birçok insanın veya uyaranın bulunduğu ortamlarda kolayca sıkılırlar. Bu, içe dönüklerin neden ayrıntılara daha fazla dikkat ettiğini ve çok fazla uyaran olduğunda neden bunaldıklarını açıklıyor.

“Her zaman insanların senden hoşlanmadığını söylüyorsun ama insanlar orada olmayan bir şeyi sevemezler.”

– Cath Crowley

yalnız oturan adam

İçe dönük kişilerin beyinleri farklı mı?

Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma sonucu içe dönük olarak sınıflandırılan insanların beyninde farklı şablonlar tespit edildi. Bu sonuçlar içe dönük kişilerin neden bu şekilde davrandıklarına ışık tutuyor. İçe dönük insanların beyinlerinde daha fazla gri madde var ve bu, prefrontal korteksin belirli bölgelerinde daha kalın. Bu alanlar soyut düşünce ve karar vermeyle ilgilidir.

Daha gelişmiş prefrontal kortekslerin yanı sıra, içe dönük insanların beyinlerinin diğer özellikleri, ön loblarında ve anterior talamuslarında daha yüksek aktivite seviyeleri olmasıdır. Bu özellik bu insanları olayları hatırlamada, plan yapmada ve problem çözmede daha iyi kılar.

Bu tür insanlar, etraflarında olanlar yerine kendi içlerinde neler olup bittiğine daha fazla dikkat eder. Aynı şekilde, öğrenme, motor kontrol ve dikkat alanlarında daha yüksek beyin aktivitesine sahiptirler. Bu onları daha temkinli kılar.

“Bilgelik arayışı içinde ilk adım sessizlik.”

– Pisagor