Hayatının Her Gününü Yaşayasın!

15 Aralık, 2016

Hayat öylesine kısa ki bize gelmesini istediğimiz şeyler için oturup bekleyemeyiz, onlara doğru adeta uçarak gitmeliyiz. Sonuçta mesele hayatınızın yılları değil, fakat yıllarınızın hayatıdır.

Yolu bilmekle o yolu yürümek arasında dağlar kadar fark vardır. Çoğumuz gitmemiz gereken yolu bildiğimizi düşünürüz, fakat çok azımız o yolda yürüme keyfini tadarız.

Büyü, ders çalış, hayatının aşkını bul, evlen, çocuk sahibi ol, onları büyütmek için çok çalış, harika torunların olsun ve hayatının sona ermesini bekle. Bu gerçekten herkes için böyle mi olmalı? Gerçekten hayattan beklentimiz böyle bir şey mi? 

Kendimi bir türlü buna inandıramıyorum. İnsanlara kimin belli bir spor dalını en iyi yaptığını sorsanız, cevaben böyle biri yok derler. Sebebi birçok faktöre bağlıdır: ana, sporcunun ve rakibinin durumuna, genel atmosfere, ihtimallere, ve daha bir çok değişkene. Hayat da aynı böyledir.

Bu senin hayatın. Neyi seviyorsan onu yap ve sık sık yap. Bir şeyden hoşlanmıyorsan, onu değiştir. İşini sevmiyorsan, onu bırak. Zaman sana yetmiyorsa, televizyon seyretmeyi kes. Eğer hayatının aşkını arıyorsan, dur; sevdiğin şeyleri yapmaya başladığında o seni bekliyor olacak.

İnce eleyip sık dokumayı bırak, hayat basittir. Bütün duygular güzeldir. Yemek yediğinde, her lokmanın kıymetini bil. Beynini, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç, farklılıklarımızda birleşiriz. İlk gördüğün kişiye tutkusunun ne olduğunu sor ve kendininkini de onunla paylaş.

Sık sık yolculuğa çık; kaybolmak kendini bulmana yardımcı olur. Bazı fırsatlar hayatta sadece bir kez karşına çıkar, onları yakala. Hayat, karşılaştığın insanlar ve onlarla birlikte ürettiklerinle ilgilidir, öyleyse dışarı çık ve üret. Hayat kısadır. Hayalini yaşa ve tutkuna sahip çık.

-Holstee Manifestosu-

ayçiçeği-1-405x420

Özgürlüğüne sahip çık

Şimdi buradayız ve önemli olan da bu. Zaman hayattır ve daha ne kadar zamanın kaldığını bilmiyorsun. Bazılarımız bir noktada hayatın anlamını sorgular. Anlamadığımız ise tek anlamının yaşamanın kendisi olduğudur. Gerçekten de hayat programlanıp durmak ya da kendi kendimize onun anlamını merak ederek harcanmak için değildir.

Genel olarak “hayatın anlamı” önemli değildir, çünkü yaşamakta özgürsünüz. Hiçbir şey ya da hiç kimse size herhangi bir zamanda ne yapacağınızı ya da ne hissedeceğinizi söyleyemez. Başkalarının söylediklerine kulak asmayın, çünkü sadece siz kendi yolunuzda özgür yaşama yetisine sahipsiniz.

Evet, özgürce yaşamanın da bir bedeli vardır: sorumluluk. Unutmayın, özgürlüğünüz diğerlerinin özgürlüğünün başladığı yerde biter ve asla başkalarına zarar vermemelisiniz. Değerli yanlarınızı keşfedin, onları uygulamaya koyun.

Gülmek istediğinizde gülün, ağlama ihtiyacı hissettiğinizde ağlayın; hayat size bir sınır çizmez. Değiştirmek istediklerinizi değiştirin, bu başarısızlık riskini taşısa bile… Bazen kazanır, bazen de öğrenirsiniz, öyleyse bazen istediğinizi hemen elde edemeseniz bile, en azından o tecrübeyi edinmiş olursunuz.

Manzaranın keyfini çıkarmak için zirveye çıkmaya gerek yok, doğru yere bakarsanız, her bulunduğunuz yerden de güzel bir şeyler görürsünüz. Yolculuğunuzun her anı, siz korkunç bir kabusta olduğunuzu düşünseniz bile bir rüyaya dönüşebilir.

Hayal kurmaktan korkmayın

Toplumun bencil olduğunu unutmayın ve başkalarının yaptıklarınıza ya da yapmadıklarınıza değer vermesini beklemeyin. Kendinize ve kendiniz için inşa ettiklerinize güven duyun. Gökyüzünde şatolar inşa etmeyin, duman satmayın. Sahip olduklarınızın kıymetini bilin ve olmadıklarınız için de çok can atmayın.

Hayatta mutluluk, daima yapacak bir şeye, sevecek birine ve ümit edecek bir şeye sahip olmak demektir. Tutkunuzun %100’ünü attığınız her adıma katın, her şeyden çok kendinizi sevin ve yeni sevgiler edinin, fakat özellikle her gün öncelikleriniz üzerinde düşünün.

Kendi hayatınızı yaşamaya cesaret edin, çünkü en büyük tehlike yaşamamaktır.

Resimler: Victor Rivas Fernández