Hayatımın Anlamı Yoksa Ne Yapmalıyım?

01 Ağustos, 2020
Hayattaki anlam, her insanın yaşam tarzına, niyetlerine ve hedeflerine verdiği önemi ifade eder. Her bireyin kendi anlamını bulmak için içsel bir yolculuğa çıkması gerektiği için, bu anlam kişiden kişiye değişir.
 

“Hayatımın anlamı ve hiç bir amacı yok. Kendimi, hiç bir yönü olmayan ve akıntıya kapılıp gitmiş biri gibi hissediyorum. Ne istediğimi bilmiyorum, hiçbir şey beni yeterince motive etmiyor ve hayattaki yolumu bulamıyorum. Daha önce, hayatınızı veya kendinizi bu kelimelerle daha önce tanımlamış olmanız oldukça mümkün; herkesin böyle bir dönemi oluyor. Varoluşsal krizler, yaşamdaki anlamı bulmanın imkansız gibi görünebileceği belirli yaşam aşamalarında kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.

Varoluşsal krizler genellikle, diğerleri arasında daha çok öne çıkan ayrılık, sevilen birinin kaybı, hayal kırıklığı veya iş kaybı gibi bazı acı verici durumlardan kaynaklanabilir.

Acı ve umutsuzluğa neden olan tüm durumlar kesinlikle varoluşsal bir krizi tetikleyebilir. Bazı insanlar sadece geçici olarak acı çekerken, diğer insanlar daha derin ve uzun süreli bir acıya düşebilir.

Varoluşsal bir krizin ortasında olduğunuz dönemde inanılmaz derecede kaybolmuş hissedebilirsiniz. Kim olduğunuzu bilmiyor olabilirsiniz ve geleceğe güvensizlikle bakabilirsiniz.O kadar kayıp hissediyorum ki hayatımın bir amacı yok ve bir çıkış yolu bulamıyorum” dediğiniz mutlaka olmuştur.

Hayatın anlamını aramak
 

Hayatımın anlamı nedir?

Birçok yazar, bilim adamı ve filozof geçmişte yaşamın anlamı hakkında uzun uzun tartıştılar. Fakat hiç kimse insanlığın geri kalanını kendi evrensel hakikatini benimsemeye ikna edemedi.

Yaşamın anlamı, her insanın ona yüklediği anlama, kişisel olarak aklında olan niyetlere ve amaçlara atıfta bulunur. Her bireyin bir iç yolculuğa çıkarak kendi anlamını bulması gerektiğinden, bu anlam kişiden kişiye değişiecektir.

Psikiyatrist Viktor Frankl, Man’s Search for Meaning (İnsanın Anlam Arayışı) isimli eserinde, hayatın her koşulda bir anlamı olduğunu ifade ediyor. Bir kişi acı ve sıkıntı durumlarında bile bir anlam bulabilirse, trajedilerini başarıya dönüştürerek bunların üstesinden gelebilir.

Frankl için, her insanın yaşamının bir anlamı zaten var ve sadece bulunmayı bekliyor. Sonuçta, her insan kendi hikayesini yazıyor. İnsanlar, belirli durumlarla karşılaştıklarında nasıl hissedeceklerine aslında kendileri karar verirler.

Hayatımın hiçbir anlamı yok ve üzüntü her yanımı kapladı

Hayatınızın bir anlamı olmadığını düşündüğünüz zamanlarda, bu durumla ilişkili bazı ilave duygular da yaşayabilirsiniz. Bir şeyin doğru olmadığını gösteren belirtiler olduğundan, ortaya çıkan ve alarm niteliği taşıyan bu duygulara dikkat etmek oldukça önemli. Ayrıca, bu duygular aşağıdakilere de yol açabileceğinden, profesyonel yardıma da ihtiyacınız olabilir:

  • Üzüntü. Nedenini tam olarak bilmeden hayata karşı ilgisiz veya üzüntülü hissettiğinizi hissedebilirsiniz. Bazı insanlar iyi bir işi, ailesi ve arkadaşları olduğu için böyle hissetmek üzere bir nedenleri olmadığını düşünürler. Ancak, yine de açıklayamadıkları bir üzüntü hissediyorlardır.
 
  • Kim olduğunu bilmeme. Bu, kendiniz hakkında farkındalık eksikliğinden kaynaklanmakta. “Hayatım anlamsız ve kendimi kayıp hissediyorum. Kim olduğumu veya ne istediğimi bilmiyorum” diye düşünüyor olabilirsiniz.
  • Anhedoni. Eskiden sevdiğiniz etkinliklere olan ilginizi kaybedersiniz. Hiçbir şeyden zevk almazsınız ve hiçbir şey sizin için tatmin edici görünmez. Bu sürekli sıkılmış hissetmenize sebep olur.
  • Sosyal izolasyon. Hüzün, ilgi eksikliği ve hayatınızda tatmin olmaması karşısında ortaya çıkan hayal kırıklığı daha fazla sosyal izolasyona yol açar. Böyle bir durumda, başkalarıyla takılmak bile istemesiniz.
İç yolculuklara çıkmanın faydaları

Varoluşsal bir krizle karşı karşıya kaldığınızda, içsel bir yolculuğa çıkın

İçsel bir yolculuğa çıkarak kendinize tekrar dönüp bakmak için kendinize biraz zaman ayırın. Bu yolculuk sırasında kendinize sormak isteyebileceğiniz bazı sorular: “Hayatımda değişiklik yapmam gerekiyor mu?” “Ne hissediyorum, ne düşünüyorum ve ne istiyorum?” “Kendime öncelik tanıyor muyum?” “Gerçekten olmak istediğim kişi miyim?”

Bu soruların cevaplarını aramak, kendini tanıma yolunda size yol gösterebilir. Bu noktada, hayattaki amaç duygunuzun kaybının ardında, muhtemelen kim olduğunuz ve ne istediğinize dair düşük düzeyde bir bilgi birikimi bulunacaktır. Bu nedenle, amacınızı bulmanız ve kendinizle bağlantı kurmanız, ihtiyacınız olan cesareti ve zamanı kendinize vermeniz gerekebilir.

 

Kim olduğunuzu bilmiyorsanız hayatınızda gerçekten amaç ve anlam bulabilir misiniz? Varoluşsal bir boşluk, sanki kendi varlığınızla bağlantınızı koparmış gibi, onun yerine bir izleyici olmayı seçiyormuş gibi, kendinizle olan temas kaybı ile eşanlamlıdır.

Ne olmuş olabilir ki, içinizde olup bitenlere dikkat etmediğiniz başka bir nesneye veya kişiye odaklanmışsınızdır. Böylece, “Hayatımın hiçbir anlamı yok” düşüncesiyle yüzleştiğinizde, içinize bakın ve kendinizle bağlantı kurun.

“Her şey bir insandan alınabilir, ancak kesinlikle alınamayacak tek bir şey vardır: İnsan özgürlüklerinin sonuncusu – herhangi bir koşul karşısında bir kişinin tutumunu ve kendi yolunu seçmesi.”

– Viktor Frankl