Hayal Kırıklığının Etkisi: Niçin Canınız Yanar?

22 Mart, 2020
Bir hayal kırıklığı yaşadıktan sonra beyninizde acı hissedersiniz. Beynimiz böyle deneyimleri dengemizi ve sağlığımızı olumsuz yönde etkileyen deneyimler olarak kodlar. Bundan dolayı acı çekilen dönemlerde serotonin ve dopamin gibi nörotransmiterlerin miktarı azalır.

Hepimiz hayal kırıklığına uğramanın neden bu kadar çok canımızı yaktığını merak ederiz. Hayal kırıklığının beyninizde yer alan nöronal evrenin dengesini bozduğunu öğrendiğinizde pek de şaşırmazsınız umarız. Öyle ki, nörologlar depresyon mekanizmasının da hayal kırıklığı ile ilişkili aynı süreç ve yapıları paylaştığını ifade ediyorlar.

Nörokimyasal açıdan, hayal kırıklığı neredeyse hüsran ile aynı şey. Ayrıca bu iki duygunun hemen hemen her gün deneyimlediğimiz hissî gerçeklikler olduğunu da biliyoruz. Tam en çok ihtiyacınız olan anda bilgisayarınız aniden donduğunda bu duyguları hissedersiniz. Buluşmaya can attığınız biri planı iptal ettiğinde de aynı şeyi hissedersiniz.

Arabanız çalışmadığında ve başvurduğunuz işten dönüş almadığınızda hayal kırıklığına uğrarsınız. Günlük hayatınız hayal kırıklığı ve hüsran doludur. Bazıları masum bazıları ise şiddetli durumlar olsa da, üzerinizde bir etki bırakır. Tıpkı sizi yüz üstü bırakan, sizin için değeri büyük olan insanların etkisi gibi.

Bununla birlikte, nörologlar son dönemlerde oldukça bariz bir şey keşfettiler. Nöronal “darbenin”, her hayal kırıklığı öncesinde yaşandığının farkına vardılar. Bu bahsedilen “darbede”, serotonin, dopamin ve endorfinde ani bir düşüş görülüyor. Yani iyi halinizden sorumlu tüm bu moleküller beyninizi bir süreliğine terk ediyor.

“Tüm gönül yaralarının temelinde beklenti yatar.”

– William Shakespeare

Hayal Kırıklığının Beyninize Etkisi: Niçin Canınız Yanar?

Hayal kırıklığı yaşayan adam

Jean Paul-Sartre her hayalperestin pek çok hayal kırıklığı yaşamakla lanetli olduğunu söylerdi. Bazen bir şeylere yönelik çok yüksek beklentilere gireriz. Kim başkalarının arzularına, ideallerine ve hatta erdemlerine sahip olmak istemez ki? İnsanlar bizi yüzüstü bırakır, bu doğru. Fakat biz de insanları eşit derecede hayal kırıklığına uğratırız. Yani, başkaları bizi ne kadar hayal kırıklığına uğratıyorsa, biz de onları aynı şekilde hayal kırıklığına uğratabiliriz.

Bu psikolojik gerçeklik hayatın bir parçası ve bunu beynimiz henüz yeterince algılayabilmiş durumda değil. Çünkü sosyal ve duygusal prensipler beyne hükmeder ve beyin de her daim kendini güvence altına alma eğilimindedir. Beyin stabil ve ön görülebilir bir biçimde kendini bir şeyin ya da birilerinin parçası hissetmek “ister”. Örneğin, iyi bir arkadaşa sahipseniz, bu arkadaşlığın sonsuza dek sürmesini arzu edersiniz. Partnerinizin içten olmasını umut edersiniz. Yalan ya da ihanetin söz konusu olmadığını düşünmek istersiniz.

Fakat bu güvenlik fikri bir anda yok olabilir. Şimdi, sizlere sinirbilimine göre hayal kırıklığının neden bu kadar canınızı yaktığını açıklayacağız.

Habenula: Beynin Hayal Kırıklığı Merkezi

Beynin hayal kırıklığı merkezi

San Diego’daki California Üniversitesinde görev alan sinirbilimci Roberto Malinow, ekibiyle hayal kırıklığı mekanizmaları üzerine bir araştırma yapmak adına kolları sıvadı. Bu araştırma sonucu elde ettikleri sonuç, hayal kırıklığı ve depresyon süreçlerinde habenulanın ne kadar aktif olduğunu görmeleri oldu.

Bundan dolayı, hayal kırıklığına uğradığınız zaman glutamat ve bir tür amino asit olan GABA hemen habenulada dolaşıma başlar. Eğer ki beyin bu nörotransmiterlerden çok sayıda gönderirse, hayal kırıklığı hissi daha da yoğun yaşanır. Yani, beyin bu yaşadığınız deneyimin sizdeki etkisini yorumlayarak, duygusal acınızın yoğunluğunu belirler.

Ayrıca, bir şeyi başaramamak ya da hata yapmaktan kaynaklı hüsran ve can sıkıntısı da bu beynin epitalamik bölgesindeki küçük ve çok eski zamanlardan beri var olan kısmında yönetilir.

Hayal Kırıklığı Canımızı Neden Bu Kadar Çok Yakar?

Çoğumuz hayal kırıklığına aşinayızdır. Bu durum, duygusal ve fiziksel anlamda acı çekmemize neden olur. Hayal kırıklıkları ile mücadele etmeye çabalarken yorgunluk, ağırlık, uyuşukluk, dünyanın çok hızlı akması gibi hislere kapılabiliriz.

Peki neden böyledir? Bu konuda bildiklerimiz oldukça çarpıcı. Herhangi bir darbe, kesik ya da yanma sonrasında acıyı mümkün olabildiğince azaltmak adına vücudumuzun endorfin salgıladığını biliyoruz. Beyniniz reseptörlerinizin fiziksel yaralanma ile ilişkili gönderdiği mesajları anında alır.

Fakat aynı şey psikolojik “yaralar” için geçerli değildir. Beyniniz hayal kırıklığını duygusal dengeye karşıt bir etki olarak değerlendirse de, endorfin üretimini tetiklemez. Bunun yerine, bu psikolojik sıkıntıyı fiziksel ağrı, migren ya da kas kasılması gibi fiziksel belirtilere dönüştürür.

Beyniniz Hayal Kırıklığının Üstesinden Nasıl Gelir

Üstünde yağmur damlaları olan camdan dışarı bakan kadın

Nörologlar hayal kırıklığının acıya neden olmasını bu duygunun limbik sistemde tetiklediği değişimler ile açıklıyor. Limbik sistem en ilkel sistemlerden biri ve duygularınızla ilişkili bir birim. Bir başarısızlık yaşadığınız ya da biri sizi yüzüstü bıraktığında, genellikle hayal kırıklığına uğrarsınız. Bu deneyimler sizi duygusal bir şeyler yaşamaya iter.

Bu deneyimlerin etkisini azaltmanın yollarından biri bunu beyin korteksinize yönlendirmenizdir. Yani, bu deneyimleri gerekçelendirmelisiniz. Bunun yanı sıra, bunlara daha nesnel bir açıdan yaklaşabilmelisiniz. Bunu yapmanın kolay olmadığı aşikar. İhanete uğradığınız ve güveniniz sarsıldığı zaman bunu kolayca atlatmayı bekleyemezsiniz.

Fakat bunun için çabalamalısınız. Olumsuz düşüncelerinizi kontrol ederek ve suçlu aramayarak bunu yapabilirsiniz. Ayrıca beklentilerinizi hizaya sokmalı, kontrol edemeyeceğiniz şeyler konusunda gerçekçi olmalı ve bunları kabullenmelisiniz. Sonuçta, hayal kırıklıklarınızı pek unutamasanız da bir şekilde bunların üstesinden gelirsiniz.

Ne olduğunu bilerek hayal kırıklıklarınızla yaşayabileceğiniz gibi, hiçbir şeyin meseleleri geride bırakmak kadar önemli olmadığını da bilmelisiniz. Önünüzde yazılmayı bekleyen yeni hikâyeler var.

Umarız bu yazımız hoşunuza gitmiştir! Eğer gittiyse, hayal kırıklığı sonrası sezgilerinize güvenmekten bahsettiğimiz bu yazımıza da göz atabilirsiniz.

  • Kaye, A., y Ross, DA (2017). La Habenula: Oscuridad, Decepción Y Depresión. Psiquiatría Biológica , 81 (4), e27 – e28. https://doi.org/10.1016/j.biopsych.2016.12.004