Ekoist Kişilik: Tanımı ve Özellikleri

Şubat 12, 2021
Ekoist bir kişiliğe sahip olanlar, başkalarının kendilerini özel hissetmelerini bundan rahatsız olacakları ve hatta sinir bozucu bulacakları için istemezler.

Craig Malkin’in sözleriyle, ekoist bir kişiyi şu şekilde tanımlayabiliriz: “İnsanlar kendilerini ne kadar az özel hissederlerse, o kadar mütevazı hale gelirler, ta ki yolun sonunda kendilerini işe yaramaz ve güçsüz hissedecek kadar kendilerini az hissene kadar. Ben, bu insanlara ekoist diyorum.” (Malkin 2015: 11).

Bir başka deyişle, ekoist bir kişiliğe sahip olmak, alçakgönüllü olmak anlamına gelmez. Bu daha çok reddedilme ve eleştiriye neden olan benmerkezci, narsist ve bencil bir imajı yansıtma korkusu anlamına gelir. Sonuç olarak, bu kişilikler “ben” liklerini ve ihtiyaçlarını tamamen bastırmaya çalışırlar. Yani, başkalarının kendilerini özel hissetmelerini istemezler, aslında bu olduğunda çok rahatsız olabilirler ve hatta sinirlenebilirler.

“Echo, ormanda yaşayan bir periydi. Güzel, tatlı bir sesi vardı ve konuşmayı severdi. Echo her zaman son sözü söyleyen olmak istedi.

Bir gün tanrıça Hera, kendisini aldattığı için Echo’yu cezalandırdı ve öfkeyle ona şöyle dedi:

Şu andan itibaren istediğini söyleyemeyeceksin ve son sözü söylemeyi sevdiğin için sadece duyduğun son kelimeyi tekrar edeceksin…

Bir gün ormanda yürürken Echo, bütün perilerin aşık olduğu yakışıklı, genç bir çoban olan Narcissos ile tanıştı. Bu delikanlı diğer kadınları reddetmişti.

Echo ona derinden aşık oldu ve onu ormanda takip etmeye karar verdi. Narcissos aniden dallarda bir ses duydu ve sordu:

Biri var mı burada?

‘Burada’ dedi Eco.

‘Gel’ diye bağırdı Narcissos.

‘Gel’ diye tekrarladı Echo.

Ve tanıştıklarında Echo, Narciso’ya sarıldı. Narcissos alışkın olduğu gibi onu reddetti.

Tanrıça Nemesis, Narcissos’u cezalandırdı. Narcissos kristal bir kaynaktan su içerken kendi görüntüsünü gördü. Yansımasının gerçek bir varlık olduğunu düşündü ve kendine derinden aşık oldu.

Artık başka hiçbir şeyi umursamıyordu, kendi görüntüsünü kaybetme korkusuyla orada kalıyordu. Narcissos yavaş yavaş güzel bir çiçeğe dönüşüyordu.

Echo, fiziksel bedeninin açlıktan yok olduğu, mağaralara ve dağların tepelerine sığındı. Geriye sadece sesini bıraktı. Bu da her zaman herkesin söylediği son sözü tekrarlayan bir sesti.”

ecoist

Psikoloji, narsisist kişiliği adlandırmak için bir efsaneden ilham aldı. Ancak herkes peri Echo’yu unutmuştu. En azından şimdiye kadar hatırlayan çıkmadı. Amerikalı psikolog Craig Malkin, narsisizmin antitezini temsil ettiği için Echo’nun rolünden etkilendi. Onda bazı insanların özelliklerine benzer özellikler buldu. İşte bu nedenle kendisini ekoist kişilik dediği şeyi araştırmaya adadı.

“Kendimizi, kendimiz karşısında utandırmayacak şekilde ilerlemeliyiz.”

– Baltasar Gracián

Ekoist kişilik özellikleri

1. Kendinizi özel hissetme korkusu

Ekoist kişilik, iyi bir nedenden ötürü bile olsa başkalarının bakışlarını üzerine çekerek gösterişçi görünmekten veya ilgi odağı olmaktan korkar.

Ekoistlerin karakteristik özelliği, narsisist bir görüntü yansıtma, kendileriyle övünüyor gibi görünme korkusudur. Sonuç olarak, bakımlı gördüklerinde bu pozitif bir durum olsa da genellikle bundan rahatsız olurlar. Bu nedenle, bu insanlar fark edilmeyen, görünmez olan olmayı tercih ederler.

2. İhtiyaçların bastırılması

Ekoistler kişisel ilişkilerinde asla isteklerini ifade etmezler. Craig Malkin’in işaret ettiği gibi: “Bir yük olmaktan korkarlar ve ihtiyaçları olanları söylemekten nefret ettiklerini söylersek, abartmış olmayız.” Bu nedenle onları saklarlar.

Başkalarının sevgisini kazanmak için mümkün olduğunca az şey talep ederek mümkün olduğunca çok şey vermeleri gerektiğine sıkıca inanırlar. Bu onların ihtiyaçlarını ihmal etmelerine, kendilerini başkalarına teslim etmelerine yol açar. Bu da genellikle duygusal ihtiyaçları var olmaya devam ettiğinden tatmin edilmediği için kendisinde memnuniyetsizlik ve mutsuzluk yaratır.

3. Aşırı duygusal hassasiyet

Ekoizmin, duygusal duyarlılıkla yakından ilişkisi vardır. Bu kişilik özelliğine sahip insanların doğumdan itibaren aşırı hassasiyet göstermesi sık rastlanılan bir durumdur. Çok hassas oldukları için cezalandırıldıklarında veya kınandıklarında çok utanırlar. Aslında, ekoizmin bir tür savunma amaçlı içe kapanma olduğu varsayılmaktadır. Bu insanlar şöyle düşünür: “Eğer görünmez olursam, beni aşağılayamaz, beni utandıramaz ya da bana zarar veremezsin.”

“Eğer ruh utanç duymakla ve bunun üstesinden gelmekle uğraşıyorsa, zevk alamaz.”

– Stendhal

Ekoist

4. Düşük benlik saygısı

Ekoist bir kişilik, düşük benlik saygısı ile ilişkilendirilmiştir. Kendini çok az özel hissetmek ya da dikkate alınmaya değer olmadığını düşünmek, kendileri hakkında olumsuz bir imaj sergiler.

Kendi yeteneklerine karşı duydukları güvensizlik, kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet haline gelir. Bu nedenle bu insanlar nadiren projeler yapmaya veya hayallerinin peşinden gitmeye cesaret ederler. Kendilerine karşı o kadar az sevgileri vardır ki, hayat onları mahveder.

5. Ne istediklerini bilmekte sıkıntı yaşarlar

Ekoist kişiliğe sahip insanlar, başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak ve arzularını gizlemek için o kadar çok çaba sarf ederler ki, “kendileriyle” olan bağlarını kaybederler. Böylece biri onlara ne istediklerini sorduklarında, kendilerini kaybolmuş hissedebilirler. İhtiyaçlarıyla bağlantı kurma konusundaki bu yetersizlik, onları başkalarına duygusal bir bağımlılık geliştirmeye daha yatkın hale getirir. Bu da tam olarak kaçınmak istedikleri şeydir.

6. Narsist kişilikleri bir mıknatıs gibi kendilerine çekerler

Malkin’e göre Psychology Today için bir makalesinde, bu davranış kalıpları, ekoist kişilerin yaşamlarında oldukça yaygın bir değişime yol açar: narsistlere aşık olma eğilimindedirler. Bunun nedeni, ekoistler dikkat çekmekten o kadar çok korkarlar ki: “Bir odayı işgal edecek büyüklükte bir kişinin yanı başında olduklarını bilmeleri, onlar için bir rahatlamadır.”

Psikolog, sorunun şu olduğunu söyler: “Narsistler istismar etmeye başladığında, ekoistler istismardan kendilerini sorumlu tutarlar“, kendilerini suçlamak için şu cümleleri kullanırlar: “çok hassasım” veya “geri dönmemeliydim”.

  • Malkin, C. (2015). Repensando el narcisismo: el mal-y sorprendente bien-sobre el sentimiento especial . Harper Collins Editores.