Eğitim Politikasında Duygusal Refah

Nisan 28, 2020
Bugün sizlere çocuk ve ergenlerdeki duygusal sorunların tedavisinde kullanılan en yenilikçi yöntemden bahsedeceğiz: eğitim politikası ve pratiğinde duygusal refah.

Eğitim politikası ve pratiğindeki duygusal refah çocuklara ve ergenlere günlük bir bazda duygularını yönetmeyi öğretmeyi hedefler. Bunu bilmiyor olabilirsiniz ancak gittikçe daha fazla çocuk birçok farklı duygusal bozukluğun teşhisini almakta. İlginç bir şekilde bu vakaların yaklaşık %15’inin de anksiyete ile bir ilgisi var.

Bundan dolayı; yaşamın çılgın hızı, akademik talepler, ebeveynlerin yarattığı stres ve duygusal bozukluklara karşı genetik bir savunmasızlık çocukların psikolojik bozukluklar yaşamasına neden olan faktörlerden bazıları olabilir. Bu bakış açısından, bu durumlara bir çözüm sağlaması hedeflenen birçok tedavi yöntemi vardır.

Spesifik bir patoloji için bilişsel-davranışsal bir tedavi normaldir. Örneğin, çocukluk depresyonu söz konusu olduğunda psikoloji PEAC Méndez ya da Stark EYLEM programlarına sahiptir, bunlar en önemli olanlardır.

Şu anda birçok psikolojik bozukluğun transverse şekilde ele alınmasına çok daha fazla ilgi bulunmaktadır. Bunun nedeni bu hastalıkların çoğunun ortak bir çekirdek paylaşmasıdır. Bundan dolayı, bu bağlamda ve yetişkin nüfus için Norton’un tanılararası bilişsel-davranışsal tedavisi ya da Barlow’un Birleşik Protokolünden bahsedilebilir.

İki programda da hedef çeşitli duygusal patolojilerde (anksiyete, depresyon, somatotrofik bozukluklar vb.) ortak olan faktörleri bulmaktır, ki hasta bunları terapisti ile tartışabilsin, terapist de en etkin ve etkili stratejileri ve teknikleri kullanabilsin.

İyi haber şu ki, bu pratik an itibariyle çocuk psikolojisi alanına da uzanmakta ve bu alanda da eğitim politikası ve pratiğinde duygusal refah gibi programlar test edilmekte.

Eğitim Politikası ve Pratiğinde Duygusal Refah ve Özellikleri

Üzgün görünen bir oğlan çocuğu.

Miami Üniversitesinde bir psikolog ve Çocuk ve Ergen Duygudurum ve Anksiyete Tedavisi Programının direktörü olan Jill Ehrenreich çocuklardaki duygusal sorunları tedavi etmek için yenilikçi bir refah programını başarılı bir şekilde geliştirip test etmiştir: Çocuklar ve Ergenlerdeki Duygusal Bozuklukların Tanılararası Tedavisi İçin Birleşik Protokol.

Buradaki başlangıç noktasının bir kısmı, çocukları etkileyen çeşitli hastalıkları ayıran çizginin çok ince olmasıdır. Doğrusu, yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da anksiyete ve depresyon sık sık birbirine eşlik ettikleri görülen bozukluklardır.

Bundan dolayı, Bilişsel ve Davranışsal Pratik dergisinde çevrimiçi yayınlanan bir çalışmaya göre, anksiyete ve depresyonun yoğunluğu bu tip bir terapi alan çocuklarda hatırı sayılır oranda azalmıştır.

Bu müdahalenin ana amacı her hastanın zayıflıklarını belirlemek ve aynı zamanda bunların problemleri çözmek konusunda aşılamayacak bir engel teşkil etmemesi için bir plan oluşturmaktır. Bundan dolayı, bu yeni tedavi programı her şeyden önce bilişsel teknikler ile ilgilidir, ancak etkili davranışsal stratejileri de içerir.

“İnandığından daha cesur, göründüğünden daha güçlü, ve düşündüğünden daha zekisin.”

– Christopher Robin

Bu tedavinin temelleri şunlardır:

  • Duygular hakkında eğitim. Duyguları tanımayı öğrenmek ve oynadıkları rolü fark etmek.
  • Duygular ile başa çıkmak. Öğrencilere düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkiyi öğretmek. Bu üç düzlemden birine müdahale etmenin diğerleri üzerinde nasıl etkileri olduğunu açıklamak.
  • Problem çözme yetenekleriBurada, küçük çocuklarda D’Zurilla ve Goldfried problem çözme teknikleri kullanılır.
  • Durumları değerlendirmek için stratejiler. Bu, bir durumun kaçınılması gereken bir durum, nötr bir durum ya da pozitif bir durum oluşu arasındaki farkı belirlemeyi bilmek ile ilgilidir.
  • Ebeveyn eğitimi. Bazen çocukların problemlerinin nedeni ebeveynlerinin tutumları ile ilgilidir, özellikle de olumsuz pekiştirme söz konusu ise. Bundan dolayı, ebeveynlerin sahip olduğu yönlendirici rol bu değişkeni kontrol etmek için elzemdir.
  • Davranış aktivasyonu. Bu, depresyon tedavisinde kullanılan klasik bir stratejidir. Buradaki hedef kişinin çevresindeki olumlu pekiştiricileri arttırmaktır.

Çalışmanın Gelişimi

Yüzünü duvara dönmüş bir şekilde yere bakan bir kız çocuğu.

Araştırmacılar, çalışmada yer almaları için 7 ila 12 yaşları arasındaki 22 çocuğa ulaştı. Her çocuğun birincil tanısı anksiyete bozukluğu, ikincil problemi ise depresyondu.

Haftada bir kez, çalışmanın katılımcıları bir duygusal refah grup terapisine katıldı ve bu totalde 15 hafta devam etti. Sonuçlar, programı tamamlayan 18 çocuktan 14’ünün artık anksiyete bozukluğu kriterlerine uymadığına işaret etti. Ek olarak, tedavi öncesinde bir depresif bozukluğu olan 5 çocuktan sadece 1’i program sonrasında bu kriterlere uymaya devam etti.

En şaşırtıcı bulgulardan bir tanesi komorbid depresyon ve anksiyetenin iyiye gitmesiydi. Genelde, depresyon, başka herhangi bir psikolojik bozukluk ile birlikte ortaya çıktığında tedaviyi yavaşlatır ya da zor hale getirir. Bu bir açıklık problemidir çünkü güncel terapilerin birçoğu aynı anda birkaç farklı duygusal problemi tedavi etmez.

Araştırmacıların Peter Norton’ın sonuçlarına dayanan hipotezi, eğer ana bozukluğa daha geniş bir perspektiften bakarlarsa ve depresyon için gerekli olan stratejileri de eklerlerse depresyonun da iyiye gideceğini belirtti. Norton’ın da işaret ettiği gibi anahtar bütün problemlerin altında yatan temel nedeni bulmak ve “yapay ayrımlardan” kurtulmaktır.

  • Rattue, G. (2012). Novel Intervention Helps Kids Suffering From Depression And Anxiety. Medical News Today