“Duygusal Sünger” Olarak Yaşayan İnsanlar

Haziran 25, 2020
Kendinizi çok fazla empati kuran ve bu yüzden kimi zaman çok acı çeken bir insan olarak görüyor musunuz? Eğer böyle düşünüyorsanız bu yazı tam size göre.

Bazı insanlar son derece hassas bir yapıya sahiptirler. Kimilerinin ise bazı durumlarda algıları aşırı derecede yüksek olur ve kırılgan bir karakter sergilerler. Her iki durumda da bu tür insanların “duygusal sünger” adı verilen bir davranış biçimi sergilemelerine neden olan bir etkiden söz edilebilir. Bu kişiler, kendilerini çevreleyen duygulardan çok kolay bir biçimde ekilenirler.

Her ne kadar “duygusal sünger” olma durumu diğer insanlara göre bu kişilere belirli bir avantaj sağlasa da, yüksek algı kapasiteleri nedeniyle bu özellik aynı zamanda duygusal anlamda aşırı bir yük altında kalmalarına da neden olur. Bu yüzden sık sık aşırı gerginlik ve yüksek stres yaşarlar. Elbette bu zorluklarla başa çıkmak kolay değildir.

“Duygusal sünger” olan insanların çok kolay bir biçimde bunalıp ezildiklerini belirtmek gerekir. Yani aslında bir erdem olarak sayılan özellikleri çok hızlı bir biçimde ağır bir yük haline dönüşebilir. Yüksek empati kapasiteleri ve hassasiyetleri nedeniyle maalesef etraflarında bulunan insanların yüklerini kendi üzerlerine alırlar.

“Şangay ve Kanada’da bulunan ilkokul çocukları arasında yapılan araştırmalarda, Çin’de en hassas ve sessiz çocukların en çok saygı görenler oldukları ortaya çıkarken, Kanada’da ise bu özelliklere sahip çocukların en az saygı görenler olduğu sonucuna ulaşılmıştır.”

– Elaine Aron

Üzgün bir kadın

“Duygusal Sünger” Yapısına Sahip İnsanlar

“Duygusal sünger” olarak nitelendirilen insanların ayırt edici bir takım özellikleri bulunmaktadır. Genel olarak bu tür insanların diğer kişilerin duygusal olarak içinde bulundukları durumlara karşı aşırı hassas oldukları gözlenir. Bunun yanında grup atmosferlerinden de kolay bir biçimde etkilendikleri görülür.

Bu karaktere sahip insanların genel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sezgileri son derece gelişmiştir. Bir şeyin doğru ya da yanlış olduğunu anlamak için neler hissettiklerini kimsenin sormasına ihtiyaç duymazlar. Çünkü bu tür duyguları çok kolay bir biçimde algılarlar.
  • Çok ileri seviyede empati kurabilirler. Sadece kendilerini başkalarının yerine koymakla kalmazlar, aynı zamanda bunu çok aşırı seviyede yaparlar. Diğer bir deyişle başka insanların duygularını kendi duygularıymış gibi yaşama özelliğine sahiptirler.
  • Diğer insanların mutlu ve sağlıklı olmaları konusunda kendilerini sorumlu hissederler. Özellikle çevrelerindeki insanlar kendilerini kötü hissettiklerinde onlara yardım etme zorunlulukları bulunduğunu düşünürler. Eğer yardım edemezlerse kendilerinden nefret edebilirler.
  • Diğer insanların sorunlarına çözüm üretmeye çalışırlar. Aşırı derecede empati kurmaları ve başkalarının acılarına ortak olmaları, bu insanların sorunlarına çözümler bulmak için ciddi anlamda vakit harcamalarına yol açar.
  • Diğer insanların duygularını yoğun bir biçimde hissederler. “Duygusal sünger” karakterine sahip insanlar için başka birinin acı çektiğini bilmek oldukça zor bir durumdur. Bu tür durumlarda karşılarındaki insanın hislerini doğrudan kendi üzerlerine alırlar.
  • Zehirli insanları kendilerine çekerler. Hayatları sorunlarla dolu olan ya da duygusal anlamda diğer insanları sömürmeyi amaç edinen kişilerle çevrelenmeleri son derece yüksek bir olasılıktır.
  • Diğer insanlara öncelik verirler. Bu tür insanlar sanki kendi mutlulukları ve sağlıkları arka planda kalarak, diğerlerinin mutluluğu ön planda tutulması gerektiğine dair bir kural varmış gibi hissederler.

Çok Ağır Bir Yük

Aşırı hassas, sürekli empati kuran ve bitmek bilmeyen bir yardım etme isteği taşıyan karakterleri nedeniyle “duygusal sünger” yapısına sahip insanlar bir aşamadan sonra kendilerine zarar vermeye başlarlar. Genellikle daha çok küçük yaşlardan itibaren anne ve babaları da dahil olmak üzere diğer insanların sorunları ile mücadele etmeyi bir alışkanlık haline getirirler. Her zaman için anlayışlarına ve yardımlarına ihtiyaç duyulur. Çünkü yardım etmeye isteklidirler ve bunu fazla bir çaba harcamadan yaparlar.

Bu aşamada yaşanan en büyük problem, bu hassas insanların kendi sorunlarını ve daha geniş anlamda kendilerini tamamen unutmalarıdır. Bu durum genellikle etraflarında bulunan kişilerin bencil istekleri sonucu ortaya çıkar. Bunun sonucunda da hassas yapıya sahip bu insanlar sadece yardım ellerini uzattıklarında diğer insanların dikkatini çekmeye başlarlar.

Bu durumun sonucunda da sahip oldukları aşırı hassasiyet ve empati sürekli olarak “duygusal düzenleyici” rolü üstlenmelerine yol açar. Böyle bir rolün bedeli ise son derece yüksek olabilir. Çünkü bir noktadan sonra kendileri için görünmez bir hale gelebilir ve duygusal tacizin potansiyel birer kurbanı durumuna düşebilirler.

Üzgün kadın oturuyor

Sinir Bozukluğunun “Emilimi”

Duygusal olarak çok hassas olan bir insan kendi kişilik yapısını anlamada ve hissetmede bulanık duygular içine girebilir. Bunun en büyük nedeni diğer insanların kendi duyguları üzerindeki normalin ötesindeki etkileridir. Bir örnekle bu durumu daha iyi açıklayabiliriz. Bir annenin çocuğuna duyarsız olduğunu, çünkü kendisini sık sık aramadığını söylediğini düşünün.

Aslında durumu daha detaylı bir biçimde incelediğimizde gerçekte annenin söylediğinin tam tersi bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu anlayabiliriz. Belki de çocuğuna karşı duyarsız olan annenin kendisidir. Çünkü onu kendi kuralları ve sınırlamaları nedeniyle suçlamaktadır. Bu tür bir davranış şekli, “yansıtmalı kimliklendirme” olarak adlandırılan bir savunma mekanizmasını temsil eder.

Öncelikle “duygusal sünger” kişiliğine sahip bir insanın ilk yapması gereken şey, zehirli davranışlara karşı nasıl hassas olduğunun ve bu tür davranışlara nasıl sürekli bir biçimde maruz kaldığının farkında olmasıdır. Daha sonra suçluluk duygusu ile başa çıkmayı öğrenmesi, bu duyguyu sindirmesi ve hareketlerini bu duygunun yönlendirmesini engellemesi gerekmektedir.

Sonuç olarak çözümün her zaman için kişinin kendi duygularına yeterince değer vermesinden ve gerekli olduğunda diğer insanlara sınır koyabilmesinden geçtiğini unutmamak gerekir.

de Beijl, K. Z. (2016). Personas Altamente Sensibles: Descubre si lo eres y aprende a gestionar el día a día en tus relaciones, el trabajo, con tus hijos…. La Esfera de los Libros.