Duygusal Olgunluğa Giden Yol

Aralık 17, 2016

“Affedilmeyecek hataları affettim. Yeri doldurulamaz denilen kişilerin yerini doldurmaya, unutulmayacakları unutmaya çalıştım. Dürtülerimle hareket ettim. Beni asla yüzüstü bırakmaz dediklerim tarafından yüzüstü bırakıldım, fakat ben de başkalarına aynısını yaptım…

Gülmenin imkansız olduğu zamanlarda güldüm. Ömür boyu sürecek dostluklar kurdum. Sevdim, sevildim, fakat aynı zamanda reddedildiğim de oldu… Sevildim ama sevmesini bilemedim…

Çığlık atıp sevinçten havalara sıçradım. Aşk için yaşadım ve sonsuza dek sevme sözleri verdim, fakat aynı zamanda bunların birçoğundan döndüm.

Müzik dinlerken ve fotoğraflara bakarken ağladım. Sadece seslerini duymak için birilerini aradım.  Bir gülümsemeye aşık oldum. Bu kadar çok nostaljiden öleceğimi düşündüğüm zamanlar oldu…

Özel birini kaybetmekten korktum ve kaybettim de, fakat yaşamaya devam ettim!

Ve hala yaşıyorum!

Hayır, hayattan geçip gitmiyorum. Siz de geçip gitmesine izin vermemelisiniz…

Yaşayın!

İyi olan kararlı bir şekilde mücadele etmektir, hayatı kucaklayın ve onu tutkuyla yaşayın. Savaşlarınızı kaliteli bir şekilde kaybedin ve kazanma cesareti gösterin, çünkü dünya yaşama cesareti gösterenlere aittir. Hayat önemsiz olamayacak kadar değerlidir.”

Charles Chaplin

değişmeyen-2

Değişmedim, öğrendim. Ve öğrenmek değişmek demek değildir, büyümektir. Anlaması güç gelebilir, fakat ben çoktan dağlarıma tırmandım ve indim. İblislerimle birlikte büyüdüm ve gölgelerimle yüzleştim.

Gerçekten de, hayat bir kullanma kılavuzuyla birlikte gelmez. Hemen her şeyin bir rehberi vardır, olgunlaşma hariç. Bu, hayat yolunda, ne olmanız ya da olmamanız, neler başarmanız gerektiği ile ilgili yığınla mesaj arasında yürüyerek öğrenilir.

Anlamadığımız şey, duygusal olgunluğun fiziksel olgunluk gibi olmadığıdır. Kaçınılmaz değildir, çalışma gerektirir.

Üzücüdür ki sadece çok azımız birinin dediği gibi “Her şeyi zor yoldan başardım, yürüyerek.” hayati noktasına ulaşırız. Bu noktaya gelince anlarsınız ki öz sevgiden daha güçlü bir sevgi yoktur. Bu sebeple, öğrendiğimizde değişmediğimizi fakat büyüdüğümüzü anlamak çok önemlidir.

değişmeyen-3

Duygusal olgunluğa sahip kişiler ne yaparlar?

1. Geçmişlerini geride bırakırlar

Herhangi bir geçmiş zamanın daha iyi olduğu fikrine tutunmak, bugün duygusal acı çekmemize sebep olur. Bizim özgür olmamızı, geçmişi geride bırakmamızı engeller. Ve bizi panikle çok derin olduğunu sandığımız bir kuyuya atar.

Bu geriye bakıp durma ve geçmişi geride bırakmama, bizde duygusal vertigoya-baş dönmesine yol açar. Duygusal olgunluğa sahip kişiler, geçmişe bakmayı bırakırlar, böylece bu sayfaları kapatıp yaralarını iyileştirir ve acıyan yerlerine parmak basmaktan vazgeçerler.

2. Geçmişi onunla yüzleşmeden geride bırakmazlar

Duygusal olgunluğa sahip olmayan kişiler, geçmişe bakmanın zaman kaybı olduğunu düşünürler, geçmişlerini bir düzene sokma ihtiyacı hissetmezler. Fakat bu sadece duygusal geçmişinizdeki pisliğin birikip birikip çok büyük bir acı dağı oluşturması anlamına gelir.

Eğer iç dünyanızdakileri gözden geçirip sorgulamazsanız, bundan kaçamaz, aksine duygusal geçmişinizdeki olumsuz yanların bugününüze zarar vermesine yol açarsınız. Ve bu şüphesiz olumlu alandan götürür ve acıtır, çok acıtır.

Öyleyse, acıdan yeterince öğrendiğinizde, duygusal geçmişinizi iyileştirmek için içinize dönün ve bir basamak daha yukarı çıkın.

değişmeyen-4

3. Şikayet edip durmazlar

Ya değiştirirler ya da kabul ederler. Eğer duygusal olarak olgun biriyseniz, yakınıp durmanın sizi karanlık bir labirente attığını fark edersiniz. Ne düşünüyorsak oyuz ve duygusal olgunluğa sahip kişiler bunu yaşamışlardır. Daha çok işleyip daha az yakınırsanız, bu duygusal olarak büyüdüğünüz anlamına gelir.

4. Hata yapma lüksüne sahiptirler

Hata yapmanın, öğrenmenin iyi bir yolu olduğunu fark ettiyseniz olgunsunuz demektir. Çünkü hata yapmak suç değil; hayat yolculuğunu anlamanın başka bir yöntemidir. Sınırlarınızı kabullenin ve onları geliştirmek için gayret edin. Hatalar büyümek için fırsattır.

5. Duygusal olarak kendilerini açarlar

Duygusal kalkanların geçmişe ait olduğunun ve sadece hayat yolculuğunuzu zorlaştırdığının farkına varıyorsanız, olgunlaşıyorsunuz demektir. Öyleyse, bağlılık ve aşktan korkmaktan vazgeçin, kendinize ve başkalarına güvenin.

Duygusal olgunluk, hayatın dizginlerini elinize almanıza, kendi dünya görüşünüze ve başarı için büyük bir tutkuya sahip olmanıza imkan verir. Duygusal olgunluğunuzun gelişmesiyle birlikte, hayat işten çok zevk haline gelir.

Duygusal olgunluk biz uyurken gelişmez. Çalışma, pratik ve sabır ister. Hayatın bir kurallar kitabı veya cevap anahtarı yoktur; mutluluğunuz ve tatmininiz kendi ellerinizdedir ve onları kendiniz için inşa etmek zorundasınız.