Duygularımızın, Omurgamız Üzerindeki Etkisi Nedir?

· Temmuz 6, 2018

Platon, vücut ruhun hapishanesidir der. Bazen, bir arkadaştan ziyade bir elçi gelip bir şeylerin canınızı acıttığını, ters giden bir şeyler olduğunu söyler. Eğer duyguların sırtınızı ve omurganızı nasıl etkileyebileceğini hiç merak ettiyseniz, bu sorunun cevabı çok açık. Duygular her zaman ilaçla geçmeyecek kramplara, gerginlik ve ağrılara neden olabilir.

Sırt ağrısı, tüm dünyada baş ağrısının yanında en sık görülen sorunlardan biridir. Her 10 kişiden 1’inin bu durumdan muzdarip olduğunu ve insanların rapor alarak işe gidememesinin en büyük nedenlerinden biri olduğu tahmin ediliyor.

Sırt ağrısına yol açabilecek birçok farklı neden vardır. İş yerinde kötü ergonomik masa ve sandalyeleri kullanmak, fıtık ve böbrek problemleri, osteoporoz, artrit, disk dejenerasyonu vb. bunlara örnek. Ancak çoğu insanın göz ardı ettiği başka bir faktör vardır.

Muhtemelen tahmin ettiğiniz gibi zihin-beden bağlantısından bahsediyoruz. Ancak burada bizim odak noktamız duygular ve bunların kemikler, bağlar, tendonlar, kaslar, omurgasız alanlar, eklemler ve sinirlerin bu karmaşık ve büyüleyici birleşimi üzerindeki etkileridir.

Stres ve anksiyete gibi şeyler tüm bu fiziksel yapılarda küçük değişikliklere neden olur. Zaman içinde ise iltihaplanmaya, koordinasyon eksikliğine ve çok acı duymanıza neden olarak yaşam kalitenizi etkilerler.

elleri sırtında hücreden çıkan kadın

Duyguların sırtınızda nasıl bir etkisi var?

Duyguların sırtımızı etkileme şekli, ilginç olduğu kadar farklı. Omurgamızın yalnızca fiziksel ağırlığımızı desteklemekle kalmayıp duygularımızla da ilgili olduğunu söyleyen pek çok uzman var.

Sırtımız hayatımızın direğine benziyor. Bunu herhangi bir manevi anlamda söylemiyoruz. Sadece amacının ne olduğunu düşünün: hassas sinir sistemimizi korumak ve sakınmak.

Alt sırtınızda ağrı, kramp veya daha da kötü olan kronik sırt ağrısı sizi tamamen felç edebilir. Her şeyi durdurmaya zorlayabilir. Ama bu acı aslında evinizi koruyan sadık bir bekçi köpeği gibidir.

Herhangi bir tehlike söz konusu olduğunda, havlamaya başlar. Soruna neyin yol açtığını bilmiyorsanız, ağrıyı haplarla sessizleştirmek hiç yardımcı olmayacaktır. Yaşamınızın denge noktasını, “bedeninizin direği” ni neyin tehdit ettiğini anlamanız gerekir.

Üzüntü, endişe, stres ve bunların sırtınızla ilişkisi

Kulağa tuhaf gelse de, sırt ağrısı aslında depresyon ve anksiyete yaşayan insanlar için en yaygın fiziksel belirtilerden biridir. Bu yüzden çok fazla insanın fizyoterapistler ve doktorlara danıştığını görüyorsunuz. Çare bulamıyorlar. Tekrarlayan sırt ağrısı için bir tedavi bulamıyorlar, en azından bir psikolog veya başka bir ruh sağlığı uzmanından doğru tanıyı alana kadar.

Bu acının sinir sistemimizin vücudumuza gönderdiği nörolojik bir fenomen olduğunu unutmazsınız. Bu yüzden üzüldüğünüzde, korktuğunuzda, hayal kırıklığına uğradığınızda veya düştüğünüzde, bunun anlamı beyninizde bir kimyasal dengesizliğin bulunmasıdır. Örneğin, serotonin ve norepinefrin düzensizlikleri genellikle size daha yüksek bir ağrı seviyesi algılamanıza neden olur.

sırtı ağrıyan insan

Stres ve anksiyete aynı zamanda kanınızda daha yüksek miktarlarda kortizol bulunmasına neden olur. Bu önemli bir durum çünkü kortizol, kan akışını ve kas gerginliğini artıran hormondur. Ayrıca eklemlerinize saldırabilecek, sinirlerinize zarar verebilecek ve hatta kemiklerinizdeki kalsiyumu azaltabilecek bazı otoimmün süreçleri de başlatır.

Duygusal ağrı ve sırt ağrısı

Yüzme, anti-enflamatuarlar, kas gevşeticiler… Sırt problemleriniz gerçekten duygusal acıdan kaynaklandığında, bu tür şeylerin hiçbiri işe yaramaz. Hatta Psychology Today dergisinin bu konuda bir makalesi var.

Duygusal problemlerin, içinizde parçalanmış ve zarar görmüş bir şeylerin varlığına işaret ettiği söylenir. Görünmez yara genellikle sırt ağrısı, baş ağrısı, sindirim problemleri, vb. şeklinde ortaya çıkar.

Duke Üniversitesi Tıp Merkezi gibi bu tür durumların tedavisinde uzmanlaşmış bazı yerler vardır. Dr. Benson Hoffman,% 80’imizin hayatımızın bir noktasında bel ağrısı yaşadığımızı söylüyor.

İnsanlarda en yaygın sorunlardan biridir bu. Dr. Hoffman, duygularımızın sırtımızda bir etkisi olduğunu ve üzüntü ya da hayal kırıklığı merkezi gibi duygusal sorunların vücudumuzun bu alanı çevresinde toplandığını göstermek istiyor. Bu kesinlikle büyüleyici bir konu.

Duygularınızla ilgili sırt ağrısını nasıl önleyebilir ve tedavi edebilirsiniz?

Bir saniye için hayal edin: Sırtınızda bir ok kılıfı olduğunu düşünün. Bu, acıdan kurtulmanıza, onunla daha iyi başa çıkmanıza ve kendinizi size yapışabilecek ve bir problem haline dönüşebilecek şeylerden koruyabilmenize yardım edecek oklarla dolu bir kılıf.

  • Kılıfınızda yeterince ok bulunduğundan emin olmanın bir yolu bio geribildirim tedavisi yapmaktır. Kan basıncı, kalp hızı ve kas gerginliği gibi şeylerin daha farkında olmanız sayesinde sağlığınızı nasıl geliştireceğinizi gösteren bir uygulamadır. Temel olarak beyninizin sizin için çalışmasını sağlamak anlamına gelir. Bunu, daha önce hiç dikkat etmediğiniz bedensel süreçlere dikkat ederek yaparsınız.
  • Bilişsel davranışçı terapi de çok yardımcı olabilir. Düşüncelerinizi daha fazla kontrol altına almak, duygularınızı işlemek ve daha iyi, daha sağlıklı davranışları bir alışkanlık haline getirmeye teşvik etmek için harika bir yoldur.
  • Duyguların sırtımızı nasıl etkilediği oldukça açık. Bu nedenle, sizin için en iyi olanı bulmak için farklı teknikleri denememek için hiçbir nedeniniz yok. Amerikan Kronik Ağrı Derneği’nin bazı önerileri var. Diyetinize daha fazla B vitamini ekleyebilir veya “dikkat dağıtıcı teknikler” denen bir yöntemi kullanabilirsiniz. Bu yöntem temel olarak, kendinizi acıdan uzaklaştırmak için belirli resimler, kokular veya şarkılar hakkında düşünmek için kendinizi eğitmekle ilgilidir.

sırtında çiçek olan kadın
Ne diye bekliyorsunuz?

Artık duyguların sırtınız üzerindeki etkisini biliyorsunuz. Peki bu durumun nasıl önleneceğini öğrenmeye ne dersiniz? Beslenmeniz konusunda yaptığınız
gibi duygularınıza da dikkat edin ve hareket etmeyi asla unutmayın. Hareket eden bir beden ile arada sırada kendini temizleyen bir zihin, sağlığın sırrıdır. Öyleyse, ne bekliyorsunuz? Harekete geçin!