Çocuk İntiharı: Samantha Kubersky Vakası

· Ekim 19, 2018

Çocuklar toplumumuzun en savunmasız grubunu temsil eder. Dürüstlük ve samimiyetleri, her türlü alay veya aldatmaca için onları kolay hedefler haline getirir. Aynı şekilde, çoğu zaman yol açtıkları zararı anlayamadan başkalarına kötü davrananlar da onlardır. Bu nedenle çocuk intiharı hâlâ karmaşık bir konudur. Birçok nüansları vardır ve böyle davranan çocuklar konusunda bir hata yapmak çok tehlikeli olabilir.

Ölüm, çocukların anlaması zor bir olaydır. Sevdikleri birinin ölümü ile karşı karşıya kalan pek çok çocuk, o kişiyi sormaya devam eder. Bazı çocuklar ise mevcut hayatlarına o kişiyi dâhil etmeyi sürdürür. Bunun yanında bazı çocuklar da “daha güzel bir yere gitti” şeklindeki klasik açıklamayla tatmin olur. Gerçek şu ki bir çocuğun bu konuda alabileceği açıklamalar çok fazla olabilir. Bütün bu cevaplar birbirinden çok farklıdır ve her zaman doğru olmayabilir.

Bununla beraber, gençlerin intihar hakkında düşünebileceğini kabul etmek anlayamayacağımız bir şeydir. Yetişkinlikte, belirli durumlar karşısında intiharı düşünmüş olabiliriz. Elbette bunu eyleme dökmeyiz. Diğer yandan, olgun bir insan ölümün geri döndürülemez bir şey olduğunun farkındadır. Fakat bir çocuk bu konuyu bu kadar net anlamamış olabilir. Çocuk intiharı, pek çok cevapsız soruyu beraberinde getiren bir konu olmaya devam ediyor.

Çocuk İntiharı – Samantha Kubersky Vakası

2 Aralık 2009’da Samantha Kubersky’nin annesi 6 yaşındaki kızının ölü bedeniyle karşılaştı. Boynuna bir kemer sarmış ve bir beşiğin üstünden kendini asmışı. Aile fertlerinin ve sağlık çalışanlarının girişimlerine rağmen, çocuğun hayatını kurtarmak için hiçbir şey yapılamadı.

Aynı gün saatler öncesinde küçük kız annesiyle tartışmıştı. Annesi ve kardeşlerinden biri, bu trajedi yaşandığında farklı odalardaydı. Polise göre trajik olayda ailenin payı olduğunu gösteren bir kanıt yoktu.

Bu kadar bir küçük kızın böyle bir şey yapmaya karar vermesi inanılmaz görünüyor. Bu çocuk intiharının bir kaza olup olmadığı konusunda çok fazla spekülasyon yapıldı. Ancak bu teori, polisin bulduğu kanıtlarla uyuşmuyordu. Birçok soru ortaya çıkmıştı. Yanlış giden bir oyun muydu bu? Annesiyle tartışmasının neden olduğu öfkeden kaçmak için bulduğu bir yol muydu? Annesini incitmek için mi böyle davranmıştı? Yoksa onu bu davranışa iten şey, aslında kendi suçluluk hissi miydi?

“Meselelere bakış şeklinizi değiştirirseniz, baktığınız şeyler de değişecektir.”

– Wayne Dyer

çocuklar
Karl Menninger ve intihar davranışı bileşenleri

İntihar sosyolojik veya psikolojik açıdan incelenebilir. Samantha’nın özel durumunda, psikolojik faktör temel bir rol oynamıştır. Bu bakaya daha iyi uyan teorilerden biri, Amerikalı psikiyatrist Karl Menninger’in önerdiği teoridir.

Konuyla ilgili çeşitli çalışmaları sayesinde Menninger, ilginç bir sonuca ulaştı. İntihar, tersine çevrilmiş bir cinayet olarak algılanabilir. Hastanın bir başka kişiye duyduğu öfkesi ve nefret, kendi ölümünün nedeni olabilir. Araştırmacı, üç düşmanlık unsuru bulmuştur: öldürme arzusu, öldürülme arzusu ve ölme arzusu.

Öte yandan, böylesi küçük yaşta bir çocuk intiharı son derece nadirdir. 10 yaşından küçük çocuklar, belli risk faktörleri olmadığı sürece intihar düşüncesini anlayamaz. Dolayısıyla, polisin araştırdığı kişiler Samantha’nın en yakın çevresi yani ailesiydi.

Cinayet ihtimalinin üstünü çizmek

Dışarıdan görülen görüntüye rağmen, küçük kızın herhangi bir istismar yaşadığına dair hiçbir kanıt yoktu. Onu tanıyanlar neşeli ve nazik olduğunu belirtiyordu. Bütün bunlar, kendi canına kıymış olmasını daha da anlaşılmaz kılmıştı. Samantha, yapmak üzere olduğu şeyin gerçekten farkında mıydı? Psikiyatrist Kirk Wolf’a göre çocuk durumun hiç farkında değildi.

“9 ya da 10 yaşına gelene kadar, çocuklar henüz ölümün gerçek anlamını anlayamazlar. Bu yaşta, ölümün geri dönüşü olmayan bir noktaya işaret ettiğini keşfetmeye başlarlar. ”

Bu ifade, vakayı ele alan görevliler tarafından güçlü bir şekilde desteklenmişti. İlk baştan itibaren, 6 yaşında bir çocuğun intihar edemeyeceğini söylediler. Adli tıp görevlileri, bunun bir intihar olduğunu söyledikten sonra bile Samantha’nın kendisine ne olacağını anlamadığı fikri hâlâ geçerliydi.

Çocuklarla intihar hakkında konuşmalı mıyız?

Bu noktada çocuklarımızla intihar hakkında konuşmamız gerekip gerekmediğini kendimize sorabiliriz. Genel anlamda ölümün onlar için tabu bir konu olarak görülmemesi gereklidir. Bu çok zor ve karmaşık bir konu olduğundan, gerekli saygı ve empati ile ele alınması gerekir.

intihar

Er ya da geç yüzleşmek zorunda oldukları bir konu hakkında onlarla konuşmak çok faydalıdır. Ölüm, bir gün hepimiz için gelecek olan kaçınılmaz bir gerçektir. Hepimiz hayatlarımız boyunca çok zor durumlara katlanmak zorundayız. Bu yüzden intiharın asla çözüm olmadığını ve bazen bunu göremesek de her zaman bir alternatif bulunduğunu açıkça belirtmeliyiz.

Bu anlamda, intiharın, diğer her konu gibi hakkında konuşabilecekleri bir konu olduğunu bilmelerine izin vermeliyiz. Böylece, bir akrabanın intiharını ya da ölümünü yaşadıklarında, bu konudaki duygularını ifade etmeyi öğreneceklerdir. Onların korkularını ve sorunlarını paylaşmalarına izin vermek, hem şu an hem de gelecekte trajik ve aşırı kararları önleyebilir.