Bu Kısa Film Size Farklı Olmanın Büyüsünü Gösterecek

21 Mayıs, 2017
 

For the Birds” (Kuşlar İçin), harika bir kısa film. Eğlenceli birkaç dakika içinde on beş sinir bozucu, minik kuşla tanışacaksınız. Sizi gülümsetecekler. Özellikle de biraz tuhaf bir kuşla karşılaştıklarında.

Çocuğunuz varsa, 2000 yapımı bu Pixar filmine zaman ayırıp onlarla birlikte izlemek için hiç tereddüt etmeyin. Filmin yönetmeni Ralph Eggleston animasyon endüstrisinde tanınan biri ve “Yukarı Bak,” “Oyuncak Hikayesi,” “Wall-E,” ve “Kayıp Balık Nemo” gibi yapımlarda çalışmış.

“For the Birds” kendi başına bir metafor. Burada bir elektrik telinde yaşayan bir grup kuş var ama bunun yerine, alay ve eleştirinin odak noktası olduğu yakınlardaki bir başka grubu ya da bir okul sınıfını düşünebilirsiniz.

Başkahramanımız, biraz tuhaf bir kuş.Uzun bacakları uzun bir boynu var. Sesi ise diğer minik kuşların sesinden farklı. Kahramanımız, bir başka ırktan bir kuş ve herkes gibi uyum içinde yaşayacağı bir yer arayışında, kanatlarının onu götürdüğü yere gidiyor

Ne var ki, hepimizin bildiği gibi farklı olmak kimi zaman büyük bir sorundur. İşte tuhaf ve uzun kuş da bu sorunla baş edebilmek için elinden geleni yapıyor.

Farklı olma sanatı ve benzer olma çabası

 

Açılış sahnesinde benzer bir grup kuş birlikte ötüşüyor, şamata yapıp adeta askeri bir tavırla kontrol ettikleri sahnede gidip geliyorlar. Benzer şekilde giyinmekte ısrar eden ergenlik çağındaki çocuklar ya da iş yerinde birbirinden ayrılmayan iş arkadaşlarını andırıyorlar.

Bu kısa filmde gösterilene benzeyen birçok durumla karşılaşırız hayatta. ”Yabancı” birinin gelişi, o sınıftaki öğrenci topluluğunu, o mahalleyi ya da şehri kökten değiştirir.

Filmimizdeki on beş kuş, baş kahramanımız olan büyük ve tuhaf kuşun gelişinden ürker. Onu gruba dâhil etmek, ona arkadaşça selam vermek yerine bu plancı minik mavi kargalar, tehditkâr bakışlarla kulakları sağır edici bir şekilde cıyaklamaya başlar.

Ama hepimiz biliyoruz ki bazen farklı olduğumuz için eleştirilmek, bir zamanlar bizi reddetmiş ya da göz ardı etmiş başkaları gibi davranmaktan iyidir.

Farklı olmak çoğu zaman bir tehdit olarak görülür çünkü çoğu zaman bize bir kontrol ve güvenlik hissi veren sıradan hayat tarzını sorguladığımız anlamına gelir.

Farklı olmak, bir sorun değildir. Asıl sorun, başkalarının diğer perspektifleri kabul etmeyi ve kendilerine benzemeyen bir şeyle hayatlarını zenginleştirmeyi reddetmeleridir.

Farklı olmak bize özgün ve eşsiz olma fırsatını verir. Bu, birçok insanın başarabildiği bir şey değildir.

 

 “For the Birds” adlı kısa filmin en güzel yanı, kahramanımızın tavrı. Bu tuhaf ve komik kuş, elektrik telindeki varlığına şüpheyle yaklaşan kaba bir kuş grubuyla karşılaşıyor

Ama yüzündeki tebessüm asla kaybolmuyor; bu tebessüm onun kimliği, gücü ve çekiciliği. O arkadaşa gülümseme, kimi zaman meraklı kimi zaman ise inançlı biri olduğunu gösteriyor bize. Çünkü olumsuz ve kaba yaratıklardan oluşan bir grupla karşılaştığında kesinlikle işe yarayan tek güç, iyilik ve nezakettir.

Kahramanımız, vazgeçmez. Bu kuşların hiçbirinin selamına karşılık vermemesini umursamaz. Tel üzerinde ona yer ayırmamalarını umursamaz. Kahramanımız, ısrar eder ve direnir. Aradaki soğukluğu gidermek için gizlice içeri sızmak yerine herkesin tam ortasında kendi rahatına bakar.

Bu cesur hareket pek çok eleştiri, fısıltı, sinir bozucu karşılıklara yol açmakla birlikte, pek çok gülümseme ve kahkahaya neden olan sevimli jestler de görülür. Bütün bunların sonucunda Pixar’ın yaptığı en güzel filmlerden biri çıkmış ortaya. Ayrıca film, 2001 senesinde en iyi kısa animasyon film kategorisinde Oscar ve Annie Ödülünü kazanmış, Sitges Festival’inde de yer almış.

Bazen eşit, benzer ve aynı anda her şey olma çabamız bizi kendi kusurlarımızın çıplaklığında bırakır. Bu, farklı olmanın özel bir şey olduğu özgün insanların yaşadığı bir şey değildir. İşte “For the Birds”, tam da buna uygun bir metafor.