Bilişsel Yeniden Yapılandırma Nedir?

· Mayıs 8, 2019

Partneriniz sizi terk ederse ne olur? Muhtemelen kendinizi çok kötü hissedersiniz. Peki, bu gerçekten de o kadar kötü bir şey mi? Dünyada her gün kaç tane korkunç şey oluyor? Bunların kaçı sizin partnerinizle ayrılmanızdan ya da bir sınavda düşük puan almanızdan daha kötü? Tüm bu soruların kaynağını merak edebilirsiniz. Kaynağın ne olduğu belli; bilişsel yeniden yapılandırma.

Bilişsel yeniden yapılandırma düşüncelerimize odaklanan bir tekniktir. Bu teknik sayesinde, insanlar, zararlı olan düşüncelerini o kadar da kötü olmayan başkalarıyla değiştirmeyi öğrenirler. Bu nedenle, bilişsel yeniden yapılandırma, bir psikologun repertuvarındaki en anlamlı bilişsel-davranışsal tekniklerden bir tanesidir. Bazı düşünceleri değiştirebilirsek, onlarla ilişkili duyguları değiştirebiliriz, bu da refaha neden olabilir.
bilişsel yeniden yapılandırma

Bir düşünce bir hipotezdir

Bilişsel yeniden yapılandırma, hastanın uyumsuz düşüncelerini tanımlamasını ve sorgulamasını sağlamayı amaçlar. Sonuç olarak, eski düşüncelerin neden olduğu duygusal sıkıntıyı azaltmak veya ortadan kaldırmak için onları daha uygun olanlarla değiştirebilirler. Bilişsel yeniden yapılandırmada düşünceler hipotez olarak kabul edilir. Terapist ve hasta, bu hipotezlerin doğru veya yararlı olup olmadığına işaret eden verileri toplarken birlikte çalışırlar. Terapist, hastaya birtakım geçerli alternatif düşünceler sunmak yerine bir dizi soru sorar, böylece hastanın olumsuz düşüncelerini test etmek için değerlendirdiği ve kullandığı davranışsal deneyleri tasarlayabilirler.

Son olarak, hasta söz konusu düşüncelerin geçerliliği veya faydası hakkında bir sonuca varır. Gördüğünüz gibi, terapist hiçbir şey empoze etmez. Hastanın kendisi deneylerden sonuçlar çıkarır.

Bilişsel yeniden yapılandırmanın teorik temelleri

Bilişsel yeniden yapılandırma, aşağıdaki teorik varsayımlara dayanmaktadır:

  • İnsanların deneyimlerini bilişsel olarak yapılandırma biçimleri, sahip oldukları başka fiziksel reaksiyonların yanı sıra düşünme ve hareket etme biçimlerini önemli derecede etkiler. Başka bir deyişle, belirli bir olaya verdiğimiz tepki esas olarak onu algılama, değerlendirme ve yorumlama şeklimize bağlıdır.

Çok az tanıdığınız bir kişiyle bir randevunuz olduğunu hayal edin. Yarım saattir bekliyorsunuz ve hala ortada yok. Bu durum hakkındaki yorumunuz karşı tarafın sizinle ilgilenmediği şeklindeyse, canınız sıkılır ve onunla bir daha iletişime geçmemeye karar verirsiniz.

Bununla birlikte, geç kalma nedeninin bir aksilik ya da buluşma saatinin yanlış anlaşılması olduğunu düşünüyorsanız, duygusal ve eylemsel tepkiniz çok farklı olacaktır. Öte yandan, ilgi, davranış ve fiziksel reaksiyonlar birbirlerini etkiler ve düşüncelerin korunmasına katkıda bulunur.

  • İnsanların düşüncelerini röportajlar, anketler ve otomatik kayıt yöntemleri aracılığıyla inceleyebilirsiniz. Bunların bazıları bilinçli düşünceler olarak kabul edilirken diğerleri bilinçsiz düşüncelerdir. Ancak, kişinin onlara erişimi vardır.
  • İnsanların düşüncelerini değiştirmek mümkündür. Aslında bu, tedavisel değişiklikler elde etmek için kullanılır
terapide olan bir kadın

Bilişsel yeniden yapılandırmanın ABC modeli

Bilişsel yeniden yapılandırma, birçok yazarın (örneğin, Ellis, 1979) ABC modeli olarak adlandırdığı bir modele dayanmaktadır. Bu modelde, A harfi aktive edici bir durum, olay veya deneyim anlamına gelir. Örneğin, sevdiğimiz bir kişi tarafından yargılanmak veya bir testte başarısız olmak.

B harfi, hastanın durumla(A) ilgili uygun veya uygun olmayan bilişini (düşüncelerini) temsil eder. Biliş ayrıca bilişsel süreçleri de kapsar. Bunlar arasında algı, dikkat, hafıza, akıl yürütme ve yorumlama bulunur.

Bir kişinin varsayımları ve inançları bilgi işlem hatalarına neden olur. Bu hatalar veya ön yargılar arasında, başkalarının yanı sıra aşırı genelleme, filtreleme, ikili düşünme ve felaketleştirme karşımıza çıkar.

Son olarak, C harfi, B’nin (biliş) duygusal, davranışsal ve fiziksel sonuçlarını ifade eder. Örneğin, havlayan bir köpek bize yaklaştığında korkmak ve kaçmak gibi.

Duygular, davranış ve fiziksel reaksiyonlar birbirini etkiler ve bilişi devam ettirmeye yardımcı olur. ABC modelinde, biliş her zaman duygudan önce gelir. Bununla birlikte, duygu bir önceki bilişin yokluğunda birkaç dakika için var olabilir.

Bilişsel yeniden yapılandırmanın temel bir varsayımı, bilişin insan davranışlarını ve duygusal rahatsızlıklarını açıklamada önemli bir rol oynaması hakkındadır.

Gördüğünüz gibi, bilişsel yeniden yapılandırmaya göre, duygusal ve davranışsal tepkilerimizden sorumlu olan şey olaylar değildir. Aslında, bu olaylara dair beklentilerimiz ve onları yorumla şeklimiz, artı ilgili inançlarımız, hissettiklerimizden ve eylemlerimizden sorumlu olan unsurlardır.

  • Leahy, R. L., & Rego, S. A. (2012). Cognitive Restructuring. In Cognitive Behavior Therapy: Core Principles for Practice. https://doi.org/10.1002/9781118470886.ch6
  • Shikatani, B., Antony, M. M., Kuo, J. R., & Cassin, S. E. (2014). The impact of cognitive restructuring and mindfulness strategies on postevent processing and affect in social anxiety disorder. Journal of Anxiety Disorders. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2014.05.012
  • Johnco, C., Wuthrich, V. M., & Rapee, R. M. (2014). The influence of cognitive flexibility on treatment outcome and cognitive restructuring skill acquisition during cognitive behavioural treatment for anxiety and depression in older adults: Results of a pilot study. Behaviour Research and Therapy. https://doi.org/10.1016/j.brat.2014.04.005
  • Marks, I., Lovell, K., Noshirvani, H., Livanou, M., & Thrasher, S. (1998). Treatment of posttraumatic stress disorder by exposure and/or cognitive restructuring: A Controlled Study. Archives of General Psychiatry. https://doi.org/10.1001/archpsyc.55.4.317