Beş Maskelenmiş Kontrol Mekanizması

· Mart 6, 2019
Bazen insanlar ilişkilerde bütünüyle belli etmeden kendilerini başkalarının yerine sokmanın bir yolu olarak maskelenmiş kontrol mekanizmaları kullanırlar.

Maskelenmiş kontrol mekanizmaları insanların çevrelerindeki insanların davranışlarını manipüle etmek için kullandıkları stratejilerdir. Bu insanlar bu mekanizmaları çevrelerini kontrol altında tutmak ve başkalarına üstün gelmek için kullanırlar. Bu yüzden kendine yeten biri olmaya her zaman karşıdırlar.

Bazen bu girişimlerin kontrol altına alındığı çok açıktır. Baskılanan davranış doğrudandır ve hiç şüpheye yer bırakmaz, tıpkı her şeyin belli bir şekilde yapılmasını istemek, başkalarını yıldırmak ya da baskı altında tutmak için bağırmak gibi. Bununla birlikte diğer zamanlar kontrol mekanizmaları fark edilmeden gider.

“Bu ikiliği aşmaya, denetlenemeyeni alt etmeye ve zincirinden boşanmışı evcilleştirmeye, bilinmezi öngörülebilir kılmaya ve göçebeyi zincire bağlamaya çalışmak – bütün bunlar aşkın ölüm çanını çalar.”

– Zygmunt Bauman

Maskelenmiş kontrol mekanizmaları tanımını yapmak çok zordur. Böyle insanlar insanları uzun süre içinden çıkamayacakları bir karmaşa ağı içine bulaştırırlar.

Bunlardan en çok bilinen beş tanesi şunlardır:

duygusal manipülasyon

1. Suçlulukla kontrol

Bu en yaygın ve en zarar verici kontrol mekanizmalarından biridir. Bir başkasının zihninde ona kendini suçlu hissettirmeye sevk edecek düşünce veya fikirleri üretmeyi içine alır. Bu kontrol mekanizması her tür ilişkide kendisini gösterebilir, fakat anne baba ve çocuklar veya çiftler arasında daha yaygındır.

Bu mekanizmaya örnek olarak birinin “Senin için neler yaptım bir bak” demesini gösterebiliriz. Bunu söyleyen kişiler başkaları için yaptıkları bütün iyi şeyleri yakından takip etmektedir. Ve karşılarındaki kişiye kendisini suçlu hissetmesi için sık sık kurban rolü oynamaktadır. Birçok kez manipülatörler kontrolü ellerinde tutmak için bunu kullanırlar.

2. Karşılıklı bağımlılık

Maskelenmiş kontrol mekanizmaları içindeki bu mekanizma ise sık sık derin sevgiyle karıştırılır. Burada anahtar kelime: “ihtiyaç”. Karşıdaki kişiyi manipülatörün hayatında gerekli biri olarak kendisini hissetmeye sevk edecek davranışları içerir. “Sensiz yaşayamam” gibi ifadeler bu kontrol mekanizmasına örnektir.

Aynı zamanda karşılıklı bağımlılık şu mesajı da iletir: “Senin bana ihtiyacın var.” Bu yolla manipülatör birinin kendi başına üstesinden gelebileceği şeyleri yapmasını engellemek için bir dizi davranış geliştirir. Başkalarını kontrol etmek adına onlar için bir şeyler yapmayı veya onlara talep etmedikleri halde yardım etmeyi önerir.

3. Sevgi gösterip sonra bırakmak

Bu sevgiyi manipüle etmeye dayalı bir davranıştır. Manipülatör sadece istediklerini yaptırdığında diğer kişiye sevgi gösterir. Aynı zamanda kontrol altında tuttuğu kişi onun isteklerini yerine getirmezse sevgi göstermeyi bırakır.

Bu çok açıkça belli olmayan duygusal bir şantajdır. Birçok kez manipülatör onun kendi iyiliği için istediğini söyleyerek itaat edilmesini ister. Ya da sevgi vermenin ve almanın sağlıklı sınırlar çizmenin bir yolu olduğunu bile vurgulayabilir.

4. Ortak bir hedefe sahip olmak

Manipülatör diğer kişiye hedeflerinden birini “satar”, böylece bireysel bir hedef ortak bir hedef haline gelir. Diğer kişi bunun her ikisinin de gerçekten istedikleri şey olup olmadığı konusunda tamamen inanmadığı halde bunu yapar.

Manipülatör karşısındaki kişi hedeflerine ayak uydurmazsa ya da başarmak için gücünün yettiğince her şeyi yapmazsa hayal kırıklığını söylemekten çekinmez.

eşler konuşuyor

5. Duygusal ensest

Duygusal ensest aileleri en çok etkileyen maskelenmiş kontrol mekanizmalarından biridir. Bilhassa bu tür mekanizma anne baba ve çocuklar arasında açıkça belli olan bir mekanizmadır. Manipülatör çocukların anne ve baba için her şey demek olduğunu ve dünyayı onlar için karşılarına aldıklarını hissetmelerini sağlar.

Çocuklar kendi ebeveynlerine ebeveynlik yaparlar: Onları desteklerler, onlara arka çıkarlar ve zor anlarda onlara kılavuzluk ederler. Aslında çocuklar anne babalarının alması gereken sorumlulukları alırlar. Herhangi bir karşılık beklemeden bir şeyler vermeyi öğrenirler ve bu onların bireyselliği anlamalarını zorlaştırır.

Bütün bu maskelenmiş kontrol mekanizmaları insani ilişkilerde çatlaklar oluşturur. Aslında bu mekanizmaların arkasında güvensizlik veya yılgınlık gizlidir.