Başkaları İle İlişki Kurmakta Zorlanıyor Musunuz?

05 Kasım, 2020
Diğer insanlar ile ilişki kurmayı zor mu buluyorsunuz? Bu her zaman utangaçlık ya da içe dönüklük ile ilgili değildir. Sosyalleşmede zorluk çekmeniz sıklıkla yetiştirilme şeklinize, çocukluk travmalarına ve hatta anksiyeteye bağlıdır.

“İnsanlar ile ilişki kurmayı zor buluyorum. Bende yanlış bir şeyler mi var?” Bu; sosyalleşmekte, arkadaş edinmekte, bir partner bulmakta ya da herhangi bir sosyal bağlamda girişken davranmakta zorlanan insanlar için tekrar eden bir sorudur. Bunun farkında olmayabilirsiniz, ancak aslında oldukça yaygın bir problemdir.

Agatha Christie toplum önüne çıkmak ve röportaj vermek ile ilgili derin bir korkusu olduğunu söylemiştir. Ayrıca, Jorge Luis Borges de insan içindeki herhangi bir etkinlik için kendisi adına arkadaşı Oliverio Girondo’yu gönderecek kadar utangaç biridir.

Bu insanların hiçbiri sosyalleşmekte iyi değildi ve iyi olmak da istemiyorlardı. Kendi kişisel yaratı alanlarında olmayı tercih ediyorlardı. Bu tür sosyal kısıtlamaları olan pek çok insan sosyal çemberlerinde hareket etmek için daha fazla azim ve insan becerisi sahibi olmayı arzulasalar da bu durumu bu şekilde severler.

Bundan dolayı, yukarıda bahsettiğimiz insanların yanı sıra Albert Einstein ve Cormac McCarthy ve Harper Lee gibi yazarlar utangaçlığın bariz özelliklerini gösterseler de sosyal açıdan garip gibi görünen herkes aslında öyle değildir.

Bu davranışların arkasında yatan şeyleri biraz daha anlamak için okumaya devam edin.

Eli ile bir gözünün önünü kapatmış bir kadın.

Diğer İnsanlar İle İlişki Kurmanın Zor Olmasının Nedenleri

Bir kişi diğer insanlarla ilişki kurmanın onun için neden zor olduğunu merak ettiğinde aslında yaygın bir muamma hakkında kafa yoruyor olurlar. Bu insanlar modern toplumun dışa dönüklüğü, karakter açıklığını ve sosyal figürleri aşırı derecede değerli gördüğünü bilirler. Çünkü bu insanlar (en azından görüntüde) bağlantı kurma ve öne çıkma konusunda üstün bir yeteneğe sahip gibi görünürler.

Ancak, bu fikrin doğru olduğunu varsaymak kısmen yanlıştır. Aslında, hem içe dönük insanlar hem de dışa dönük insanlar popüler olabilir. Buna ek olarak, bazı dışa dönük insanlar ilişki kurma ve inşa etme konusunda zorluklar yaşayabilirler. Bu önemlidir çünkü sosyalleşmenin zor olması her zaman utangaçlığa ya da içe kapanık olmaya bağlı değildir. Doğru, bunlar gerçekten de bir faktördür, ancak yegane faktörler değildir.

Çocukluk Döneminde İçselleştirilmiş İlişkisel Kurallar

Çocukluğunuz, diğer insanlar ile ilişki kurma yeteneklerinizi ya da zorluklarınızı açıklayabilecek belirleyici bir faktördür. Çoğu insan birincil bakıcıları tarafından kendilerine aşılanan ilişkisel kuralları bilinçsiz bir şekilde içselleştirmiştir. Ancak, eğer bunlar o zaman onlar için işe yaramadıysa, sizin için de işe yaramayacaklarını aklınızda tutmanız gerekir.

Aynı şey, eğer ebeveynleriniz iletişim konusunda yetenekli değildiyse ve sizinle çok fazla etkileşim kurmadılarsa, iletişim şekliniz için de geçerlidir.

  • Duygusal anlamda noksan bakıcılar her zaman bir çocuğun sözlü, duygusal ve davranışsal becerileri üzerinde bir etkiye sahip olacaktır.
  • Bundan dolayı, ciddi sosyal sınırlamaları olan pek çok dışa dönük çocuk vardır, çünkü bu çocuklar bu yetiştirilme tarzının doğrudan bir etkisi olarak kişisel becerilerden yoksundurlar.
  • Benzer şekilde, ilişkisel sınırlamaların diğer nedenler işlevsiz, otoriter aile ortamlarıdır. Bu, özellikle de çocuk çok az sosyal maruziyetin olduğu bir ortamda büyüdüyse geçerlidir.

Psikolojik ve Nörolojik Boyutları

Ancak, her şey de çocukluk döneminde ortaya çıkmaz. Bazen, insanlarla ilişki kurmayı zor buluyor olmanızın nedeninin tetiği psikolojik, hatta nörolojik faktörlerde saklıdır.

İşte bunlara bazı örnekler:

  • Otizm spektrum bozukluğu. Pek çok vakada fark edilmeden var olabilen Asperger sendromu bu spektruma girer. Hatta, birçok yetişkinin neden sosyalleşmekte sorun yaşadığını da açıklar.
  • Buna ek olarak, anksiyete ve stres de sosyal becerileri sınırlayan ya da engelleyen faktörlerdir.
  • Son olarak; antisosyal kişilik bozukluğu, sosyal fobi ya da agorafobi gibi psikolojik durumların da bu sorunun arkasında yatıyor olabileceğini unutmayın. Ancak bunlar, bir kişinin kasıtlı olarak sosyal temastan kaçındığı durumlardır.

Duyusal Algıya Duyarlılık

Agatha Christie ya da Jorge Borges gibi figürlerin sosyal temastan kaçındığından bahsetmiştik. Bu kişilerin bariz utangaçlıkları onların güvenli ortamları tercih etmelerine ve kendilerini stresli ve rahatsız hissetmelerine neden olan durumlara maruz bırakmamalarına neden olmuştur. Birine, en bariz olan faktörlerden birini hesaba katmadan neden insanlarla ilişki kurmalarının zor olduğunu soramazsınız: bu faktör utangaç bir kişiliktir.

Bu davranış kalıbına odaklanmaktansa, bunun arkasında ne olduğunu anlamak daha ilginç olacaktır. Utangaç insanlar duygusal algı duyarlılığı olarak bilinen şey nedeniyle dış dünyayı farklı algılarlar.

Bu neyi içerir?

  • Utangaç insanların beyni farklıdır. Ortalama olarak, bu insanların uyaranlara tepki vermek için daha fazla zamana ihtiyaçları vardır.
  • Daha içe dönük ve düşüncelidirler ve bu da onların belirli bir durumun hızlı bir yanıt vermelerini gerektirdiği sosyal ortamlara adapte olabilmelerini engeller.
  • Kalabalıklar, ses, yeni uyaranlar ya da kontrollerinin olmadığı durumlara maruz kalmak onlarda stres ve rahatsızlığa yol açar.

Tüm bu faktörler utangaçlığın nörolojik bir temeli de olduğunu fark etmenize yol açar. Ancak, bu durum bu kişileri sosyal becerilerini iyileştirmek için yeterli stratejileri öğrenmekten alıkoymaz.

İnsanlarla ilişki kurmakta olan bir kadın.

İnsanlarla İlişki Kurmakta Zorlanıyorsanız Yapmanız Gerekenler

Herkes sosyal becerilerini geliştirebilir. Herkes, herhangi bir ortamdaki etkileşimden zevk almak için birbiri ile ilişki kurmayı öğrenebilir.

İşte bazı başlangıç noktaları:

  • Kendinizi rahat hissettiğiniz durumları bulun. Belki de ortak hobileri olan insanları aramak için interneti kullanabilirsiniz. Bu yanlarında güvende hissedebileceğiniz, sizinle benzer şekillerde düşünen insanları bulmanın iyi bir yoludur. Bu durum daha sonrasında kendinizi diğer sosyal senaryolara açmanıza da yardımcı olabilir.
  • Kendinizden olan taleplerinizi azaltın. Kendinize, başarısızlık korkunuza, ne diyeceğinizi bilememeye, ya da bundan hoşlanmamaya çok fazla odaklanmaktan kaçının. Bakışınızı içeriden dışarıya kaydırın ki kendinizi serbest bırakabilesiniz ve spontane sohbetlerin keyfini çıkarabilesiniz. Zihninizin size söylediği her şeye inanmayın.
  • Güvenilir insanlara dayanın. Korkularınızı sizi gerçekten tanıyan ve size rehberlik edebilecek kişiler ile paylaşın.
  • Stresinizi ve sosyal anksiyetenizi kontrol etmek için teknikler öğrenin.
  • Sosyal becerilerinizi güçlendirin ve iletişim, girişkenlik, duygusal yönetim gibi yeteneklerinizi geliştirin.

Sonuç olarak, burada vurgulanmaya değer olan sadece bir şey var. Eğer diğer insanlar ile ilişki kurma probleminiz kronikse, yıllardır süren ve yaşam kalitenizi azaltan bir şey ise, profesyonel yardım isteyin. Bazı terapiler yaşamınızda büyük bir fark yaratabilir. En çok ihtiyacınız olan ilerleme de bu olabilir.

Chavira, D. A.; Stein, M. B.; Malcarne, V. L. (2002). Scrutinizing the relationship between shyness and social phobia. Journal of Anxiety Disorders. 16 (6): 585 – 98.