Aktarılmış Atalardan Kalma Sessiz Travma

Atalardan kalma sessiz travma, bir neslin mensubunun yaşadığı ve kendine sakladığı acı verici deneyimlerdir. Ne yazık ki bu travmanın bilinçaltında nesilden nesile aktarılabileceğine dair kanıtlara ulaşılmış.
Aktarılmış Atalardan Kalma Sessiz Travma

Son Güncelleme: 15 Şubat, 2021

Atalardan kalma sessiz travma kavramı sadece birkaç yıldır önem kazanmaya başlayan bir konu. Sinirbilim aile geçmişindeki baskılamaların rolünü açığa çıkartmaya başladığında psikanaliz alanının ilgisini çekmişti bile.

İnsanlar hep genetik bilginin sabit bir şey olduğuna inanırdı çünkü herkesin belirlenmiş bir kaderi olduğu ve bunu değiştirmenin hiçbir yolunun olmadığı düşünülürdü. Artık istismar, travma sonrası stres ve benzer deneyimlerin genetik bilginizin oluşumunda bazı şeyleri engellediğini ya da tetikleyebildiğini biliyoruz. 

Her insan hayatını önemli açılardan şartlandırabilen filogenetik bir izle doğar. Atalardan kalma sessiz travma kişinin hayatını ciddi anlamda etkileyen gerçeklerden biridir. Örneğin, hayal kırıklığına karşı çok hassas olma ya da sebepsiz yere çok sinirlenme gibi durumların sebebi olabilir.

“Acıyı görmezden gelmek aslında daha da derine gömmektir. Gözden saklanan da çoğu zaman daha yoğun hale gelir.”

– Mark Wolynn

başı ağrıyan kadın

Nesiller arası aktarılma

Atalardan kalma sessiz travma kavramının arka planında Sigmund Freud’un çalışmaları yatar. Freud güncel fikirler hakkında konuşmuş olsa da bunların derinliğine inmemişti.

Nicolas Abraham, Mária Török, Françoise Dolto, Anne Ancellin Shützenberger ve Didier Dumas çocuklardaki farklı hezeyan vakalarını araştırdı. Araştırma sonucunda çocuklarda, ebeveynlerinde ve onların ebeveynlerinde de olan bazı ortak unsurların varlığını keşfettiler. Daha sonra, “etnik bilinçaltı” fikrine yoğunlaşıp bazı çocukların “başkasının duygusal yükünü canlandırdığına” kanaat getirdiler.

“Nesiller arası miras” fikri bilinçaltı unsurların, özellikle de susturulmuş çatışmaların çözülene kadar nesilden nesle aktarıldığı iddiasını ortaya sürmüştü. Bu demek oluyor ki, çatışmalar aynı soydan gelen kişilerde semptomlar halinde belirebiliyor.

Atalardan kalma sessiz travma

Bu durum ailenin özüne yerleşmiş bazı olayları yaşayan kişinin bu yaşadıklarını işleyememesidir. Bunlar da sonradan gelen nesillere bilinçaltı yoluyla aktarılmaya devam eder (nesiller arası aktarılma). Bu yükü üstüne alan her kimse, farkında bile olmadan bunu içinde bir boşluk ya da huzurlu bir şekilde yaşayamama ve adapte olamama gibi semptomlar halinde deneyimler.

Atalardan kalan yükler kişide korku, utanç, ızdırap ve depresyona sebep olan travmatik olaylarla ilgilidir. Etkisi altında olan kişi çeşitli sebeplerden dolayı bunun hakkında konuşamayabilir. Bu yüzden de ne yaşadığını tam olarak tanımlayamaz. Bunun yerine şifreli, hakkında hiç konuşmadığı bir şey haline gelir.

Bu durumla ilişkili olan olay ikinci nesle geçildiğinde tanımlanamaz bir haldedir. İkinci nesil bunu hissetse de ne olduğunun farkında değildir çünkü bu rızaları dışında bilinçaltında kalıntısını bırakan bir mirastır.

Üçüncü nesilde ise tanımlanamaz olan şey artık düşünülemezdir. Kişi bilinçaltında olduğunu bir şekilde bilir ama ona ulaşamaz. Bu yüzden de sözlü ya da sembolik bir şekilde aktarma şansı olmaz. Peki o zaman ne olur?

Atalardan kalma sessiz travma etkileri

Gördüğünüz gibi atalardan kalma sessiz travma sonraki iki nesle de geçer. Üçüncü nesil düşünülemez olanın girdilerine ulaşır ve bastırılanların yarattığı rahatsızlıkların sessiz bir ızdıraba dönüşmesine engel olamaz. Kendisine emanet kalan bu düşünülemez sırdan, yani travmaya her ne sebep olduysa ondan ya kaçar ya da hakkında tek bir kelime bile etmez.

Bu şekilde yük ağırlaşır ve sizi bir noktada sessizliğinizi bozmaya iter. Bu noktaya geldiğinizde kendinizi aykırı bir söylemle ifade edersiniz çünkü bu konuyu gündeme getirmenin tek yolu budur. Bunun hakkında konuşamasanız da orada olduğundan bir şekilde haberdarsınızdır ve ağırlığını hissedersiniz. Bazen de psikoz ya da ciddi bir hastalık şeklinde kendini gösterebilir.

insan formunda ağaçlar: atalardan kalma aktarılan sessiz travma

Tekrarlama

Atalardan kalma sessiz travma aslında sessiz kalmamıştır. Kişinin bastırdığı her şey ona farklı yollardan geri döner; sadece biçim değiştirir. Fakat genelde kişi tanımlayamadığı bir şekilde aynı şeyleri tekrar tekrar yaşar.

Bu tekrar en azından beş biçimde gerçekleşir:

  • Sadece tekrarlama. Olaylar hep aynı şekilde cereyan eder. Örneğin, kişinin dedesi bir suçludur ve bilmediği bir sebepten dolayı o da suç işliyordur.
  • Yorumlama yoluyla tekrarlama. Kişi olayı yorumladığı şekliyle tekrar eder. Örneğin, babaannesi daha önceden kafasını çarptığı için onun da migreni tutuyordur.
  • Özdeşleştirmeyle tekrarlama. Bir rahatsızlığın dışavurumu kendini tekrar eder. Örneğin, dedesi alkolik olan birinin babasında karaciğer sorunları vardır ve kendisi de karaciğer iltihabı geçirir.
  • Aykırılıkla tekrarlama. Bu da olan şeyin tam tersi şeklinde tekrar eder. Örneğin, anneannesi bir tecavüz kurbanıdır bu yüzden kendisi de kimseyle cinsel ilişkiye girmez.
  • Telafi ederek tekrarlama. Yaşanan şeyi telafi etmeye çalışmaktır. Örneğin, dedesi suçluların elinden tuhaf bir şekilde öldüyse kişi hukuk alanına yönelir.

Nesiller arası atalardan kalma travma hakkında elimizde yeterli bilgi bulunmadığı için şu anki bildiklerimizle sadece spekülasyon yapabiliyoruz. Henüz daha yeni gündeme gelen ve keşfedilmemiş bir alan olduğunu hatırlatalım.

Son olarak, herkesin aile geçmişini araştırarak kendisindeki bazı davranışlara neden sahip olduğunu anlamasına yardımcı olacak unsurlar bulmasının mümkün olacağını da ekleyelim.

İlginizi çekebilir ...
Epigenetik: Trajediler Kalıtsal Olabilir mi?
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Epigenetik: Trajediler Kalıtsal Olabilir mi?

Neredeyse her nesil savaş, açlık, soykırım ya da ağır ekonomik krizler yaşamıştır. Bu şartlar altındaki trajediler sonraki nesiller boyu miras alınıyor mu?



  • NICOLÒ, A. M. (2007). La familia y sus ancestros. Rev. Int. de Psicoanálisis de Pareja y Familia, (1), 3-8.