Yüksek Hassasiyeti Olan Çocuklar

· Nisan 5, 2017

Elaine N. Aron’un 1990’lı yıllarda bu kişilik özelliğini daha derinden incelemeye başlamasından bu yana, yüksek hassasiyetle ilgili çok şey yazıldı. Yüksek hassasiyet, dünyayı daha samimi, daha duyarlı ve daha kişisel bir bakış açısı ile, yani kalbiyle gören bir insanın yansımasıdır.

O zamandan beri, bu konu ile ilgili olarak konferanslar organize edildi, kitaplar, makaleler ve dergiler yayınlandı, sosyal medya sitelerinde gruplar oluştu ve hatta konuyla ilgili Sensitive adında bir film bile yapıldı. Dünya nüfusunun yaklaşık olarak yüzde yirmisinin bu şekilde yaşadığı, hissettiği ve hareket ettiği söylenir ve yüksek hassasiyeti olan çocukları yetiştirmek için hangi eğitim yönteminin en iyisi olduğu adına da süregelen birçok araştırma yapılmıştır.

Bu insanların büyük bir çoğunluğu, yetişkinliğe farklı hislerle adım atıyor. Günlük konuşmalar onlar için hem daha farklı, daha tatlı ve daha güzel, hem de daha mutsuz ve sadece kendilerinin duyabileceği ve sezebileceği bir melodiye ayarlanmış gibi olur.

Dünyanın, “yüksek hassasiyet” denilen kavramın ne olduğunu anlamasının 90’lı yıllarda olduğunu hesaba katarsak, o zamana değin, çocukluklarını, ergenliklerini ve yetişkinlik dönemlerinin de bir bölümünü neden toplumun geri kalanından görece farklı olduklarını anlamadan geçiren milyonlarca insan vardır.

Günümüzde, duyarlı olma konusunun elde etmiş olduğu yaygın bilgi ağının ve etkilerin ışığında, bu tür bir kişilik tabanına sahip olan çocukları görüp anlayabilmemiz aşırı önem arz eder. Evet, eğitim vermek kolay bir iş değildir, ancak çok erken yaşlardan itibaren, kendisini diğer insanlardan farklı gören bir çocukla yaşamak daha da zordur. Bu süreci nasıl yönetebileceğinize dair size birkaç basit strateji vermek istiyoruz.

Yüksek hassasiyeti olan çocukları belirleyebilmek

Bazı ebeveynlerden, bu tür çocuklar bazında “Çok şikayet ediyorlar, çok soru soruyorlar” diye serzenişler duymak normaldir. Ancak, bu özelliği taşıyan çocuklar, sıradan bir sınıfta hiç dikkat çekmez, hiçbir sorun çıkarmaz ve kendi özel yetilerini, sezgilerini ve hassasiyetlerini ortaya çıkarabilecek bir sınava da tabi tutulmazlar.

Yüksek hassasiyete sahip olanlar modern toplumlara pek ayak uyduramazlar. Rekabet etmeyi sevmezler, kitlelerin hayatlarını çabuk çabuk yaşama dürtüsünden ya da boş boş mırıldanmalarından bir şey anlamazlar. Yüksek hassasiyete sahip olan çocuklar, yıldızlarla oynamak, müzik dinlerken meditasyon yapmak, yalnız vakit geçirmek gibi aktivitelere yönelirler.

Bu özel çocukların anne ve babalarının, bu yüksek duyarlılık özelliklerini fark etmeleri gerekir. Hiçbir şekilde davranışlarını düzeltmeye veya onları “normalleştirmeye” çalışmıyoruz. Kesinlikle hayır. Fakat biz, onları en azından tanımlamak istiyoruz ki böylece onlara yardım edip, anlayabilelim.

Bu özel çocukları tanımamız gerekiyor ki onlara günlük yaşamlarında hissettikleri bu tutarsızlıkların nedenlerini anlatabilmek için birer rehber olabilelim. Örneğin, bu özel çocuklar, kendi arkadaşlarından daha olgun olduklarını ve dünyanın bazen raydan çıktığını ve bencillik ile yönetildiğini göreceklerdir.


Bu özel çocuklara rehberlik etmeli, onlarla ilgilenmeli, iletişim kurmalı ve onları dinlemeli ve onlara sıcaklığımızı ve desteğimizi hissettirmeliyiz. Fakat bunu yapmadan önce, son derece hassas olan bu çocukları ve onları en iyi tanımlayan özelliklerin nasıl fark edileceğinin bilinmesi önemlidir. Aşağıda bunun nasıl yapılacağını açıklayacağız.

  • Yüksek hassasiyet demek, aynı zamanda fiziksel hassasiyet de demektir. Bu özel çocukların acıya dayanma eşikleri çok daha düşüktür: Üzerlerindeki kıyafet bile bazen canlarını yakabilir. Hepsi birer bebekken, yüksek sesler duydukları zaman sık sık ağlamaya başlarlar.
  • Bu çocuklar çok olgun bir karaktere sahiptir ve bu durum sorularının derinliğinde kendini gösterebilir.
  • Çevrelerindeki yetişkinlerin ruh halini sezgileri ile anlayabilirler. Yetişkinlerin ifadeleri ve hareketleri üzerinde yoğunlaşırlar.
  • Bu kişisel olgunluk durumu, onlara sınıf arkadaşlarından daha farklı olduklarını hissettirir.
  • Günlük yaşamlarındaki ayrıntılara özen gösterirler.
  • Oldukça duyarlı olmak mutlaka içe dönük bir karaktere sahip olmak anlamına gelmediği halde, yalnız kalmaktan da hoşlanırlar.
  • Müzik, sanat ve doğaya karşı tutkuludurlar.
  • Toplumsal sorunlarla ilgilenirler.
  • Kolayca incinirler; herhangi bir kelime veya negatif jest onları derinden etkiler.

Yüksek hassasiyeti olan çocuklar için 3 eğitim modeli

Farklı olmak güçlü bir silahtır

Bir çocuğu, olmadığı bir şeye dönüştürmeye çalışmak ve hatta ‘normalleştirmek’ için uğraşmak yanlış bir tutumdur. Bu özel çocukların bu özel karakter yapılarını olduğu gibi kabul etmeli ve bu yoğunluktaki bir duygu ile hayatlarını yaşamanın bir talihsizlik değil, Allah vergisi bir lütuf olduğunu görmelerini sağlamalıyız. Dünyanın, yalnızca bu çocukların görebileceği benzersiz nüansları vardır. Onların dünyanın güvenli bir yer olduğunu görmelerini sağlayın. Eğer kendilerini iyi hissederlerse, hayat onlar için eşsiz bir ışık kaynağı olacaktır; çünkü onların da kendilerine air bir ışıkları vardır, çünkü onlar da özeldir ve zorluklara karşı gelmeyi bilirler.

Özgüven duygusunu güçlendirmek

Bu özel çocuklara güvenin, onlara olumlu takviye ve doğrulama yoluyla kendi başlarına karar alabileceklerini gösterin. Onlara, yeteneklerinin, her şeyi yapmalarına izin verebileceğini, birçok nitelik ve potansiyele sahip olduklarını gösterin. Kendi kendine yeterlilik duygularını geliştirin.

Onları hayatın güçlüklerine karşı hazırlayın

Onların sadece birer çocuk olduklarını biliyoruz, ancak başkalarının yapamadığı pek çok şeyi de fark edebildiklerinin farkındayız. Küçümseme, bencillik, sessizlik ve kaba hareketleri daha güçlü bir şekilde hissedebilirler. Bu, her gün birlikte üzerine gitmemiz gereken bir şeydir ve bunu duygusal zeka yoluyla yapabiliriz.

Eğer başkaları benim gibi davranmazsa, bu beni sevmedikleri ya da kabul etmedikleri anlamına gelmez.” Duyguları başka bir şekilde hissederler ki bu ne iyi ne de kötüdür. Sadece farklıdırlar, hepsi bu. Öfke, hüzün ve hayal kırıklığı ile nasıl başa çıkacaklarını öğrenmeleri önemlidir. Hayatları boyunca, birden fazla hayal kırıklığı yaşayacaklar ve bu duygular onlara çok ağır gelecek. Bu zorlukları aşmak için en kısa zamanda ne yapmaları gerektiğini öğrenmeleri gerekir.

Yüksek hassasiyeti olan çocuklar gerçekten kim olduklarını keşfettikleri zaman, hayatlarında aradıkları dengeyi bulacaklardır. O zaman kendine has, olgun ve mutlu birer insan olacaklar, çünkü hayatı, kalplerindeki en içten duyguları ile yaşayabilirler. Çünkü artık kendi ışıklarına sahiptirler.

Görseller: Mercer Mayer, Ida Rentoul, Melanie Delon