Yeni Teknolojiler Terapötik Araçlar Olarak Kullanılabilir Mi?

· Haziran 11, 2018

Yeni teknolojiler geleneklerimizi, alışkanlıklarımızı ve yaşam biçimimizi değiştirdi. Bugün akıllı telefonlarımız olmadan evden bile çıkamıyoruz. Sürekli e-postalarımızı ve sosyal ağları kontrol ediyoruz. Bu yeni teknolojiler kalıcı olacak çünkü – diğer nedenlerin yanı sıra- hayatlarımızı onların etrafında inşa ediyoruz.

Bu yeni iletişim biçimlerini ve bunların getirilerini kabullenmek istemeyen ve geçmişe özlem duyan çok sayıda insan var. Ancak onlarla birlikte hayat kalitemizin artabileceği (ille de öyle olacak diye bir şey yoksa da) inkar edilemez. Psikoloji alanında, çeşitli önemli avantajlar sunan, pek çok yeni teknoloji, tedavi edici araçlar olarak gün geçtikçe daha fazla kullanılıyor.

Bazen yeni teknolojilere başvurulmasının sebebi maliyetleri azaltmak olabiliyor. Çünkü yeni teknolojiler oldukça yoğun bir hayatları olan veya hizmete ulaşmak için seyahat etmesi gereken insanlara yardımcı olabiliyor. Yeni teknolojiler ile oldukça kontrollü bir şekilde maruz bırakma terapisi için farklı durumların simülasyonu da yapılabiliyor. Psikoloji alanında insanlar, belli fobiler, Alzheimer, anksiyete veya obsesif kompulsif bozukluk gibi bozuklukları tedavi etmek için teknolojik cihazlara başvurmaya başlıyorlar.

uçuş simülatörü

Sanal gerçeklik

Bilişsel-davranışçı bir perspektiften bakıldığında, bazı fobileri tedavi etmek için korku duyulan objeye maruz bırakma stratejisi uygulanır. Ancak belli fobilerde, maruz bırakma, zor hatta tehlikeli olabilir. Bu yüzden bazı psikologlar teknolojiyi kullanmaya başladılar. Örneğin, uçma korkusunu tedavi etmek için, pilotların eğitimi esnasında kullanılan uçuş simülatörlerine çok benzeyen simülatörler kullanıyorlar.

Sanal gerçeklik, korku duyulan objeye veya duruma karşı başarılı bir yaklaşım geliştirmek için kullanılabilecek faydalı bir yöntem olabilir. Hayvanlardan, yükseklikten hatta topluluk önünde konuşmaktan korkulması gibi durumlarda başvurulabilir. Sanal simülasyonlar gün geçtikçe daha gerçekçi hale geldiği için, bu yönteme başvurulma sıklığı da artıyor.

Sanal gerçekliğin bir başka avantajı da ev ortamında terapi yapılabilmesini sağlama ihtimali. Elbette, teknoloji eğitimli terapistlerin yerini alamaz ancak danışanın evdeyken yapabileceği ödevleri kolaylaştırabilir. Zaman ve hatta bazen de para açısından oldukça ekonomik olabilecek bir kaynaktır. Fobileri tedavi etmek için kullanılabilecek tek araç değildir ancak terapi için iyi bir tamamlayıcıdır.

Bilgisayarda bilişsel uyarım

Bilişsel uyarım, belli bilişsel fonksiyonları çalıştırma amacı taşıyan bir müdahale türüdür. Bir bozukluk nedeniyle etkilenen fonksiyonları güçlendirmek veya geliştirmek için kullanılabilir. Bu strateji normalde demans hastalığı olan kişilerde kullanılır, hafıza, dil ve bunlarla ilişkili fonksiyonlar üzerinde çalışır.

Tabletlerde ve bilgisayarlarda kullanılabilen pek çok bilişsel uyarım programı gelişme kaydetti. En başta, ana amaç demansı tedavi etmekti ancak bugün dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, felç ve beyin yaralanması gibi farklı bozuklukları tedavi etmek için de kullanılıyor. Bu yöntem hem çok yönlü hem de tedavinin düşük bir maliyetle kişiselleştirilebilmesini sağlıyor.

Daha yaşlı insanlar için, yeni teknolojiler, önce onları kullanmayı öğrenmeleri gerektiği için, kendi içinde bir uyarım biçimi. Pek çok bilimsel çalışma, bilişsel uyarımı yeni teknolojilerle birlikte kullanıyor ve olumlu sonuçlar alıyor.

sosyal medya kanallarını düşünen insan

Psikoterapide teknoloji kullanımının geleceği

Teknoloji, psikoterapi uygulamalarında gün geçtikçe kendine daha fazla yer buluyor. Örneğin, pek çok psikolog terapi seanslarını Skype üzerinden gerçekleştirmeye başladı bile. Ruh halinizi takip etmek için özel olarak tasarlanmış mobil uygulamalar da mevcut. Ruhsal sağlığınızı iyileştirmeyi vadeden onlarca uygulama bulabilirsiniz. Sunulan teknolojilerin sayıları arttıkça, hangilerinin sizin için faydalı olacağını belirleyebilmek de önem kazanıyor.

Ruhsal sağlığınızı iyileştireceğini vadeden tüm uygulamalar, bu vaatlerini yerine getiremiyorlar. Bir uygulamayı seçerken, uygulamada kullanılan yöntemi destekleyen çalışmalar olup olmadığına bakın. Uygulamalar, hiçbir şekilde bir profesyonelin yerini tutamaz. Tamamlayıcı araçlar ve kaynaklar olarak faydalı olabilirler, terapinin etkilerini güçlendirebilir ve hızlandırabilirler ancak hiçbir zaman gerçek bir psikologun yerine geçemezler.

Son olarak, psikometrik testlerin yönetiminde teknolojinin rolünün üstünde durmak isteriz. Değerlendirme aşamasını oldukça yoğun bir şekilde hızlandırabilir ve sonuçlarla ilgili raporun hemen hazırlanmasını sağlayabilirler. Böylece, psikolog, testi “puanlamak” zorunda kalmaz, sadece sonuçları yorumlayıp, onları başka test sonuçları ve değerlendirmeleriyle birleştirebilir. Bu sayede, kesin sonuçlar veren bir değerlendirme aracı yaratmak için daha fazla zaman ayırabilirler.