Yaş Sadece Bir Sayıdır

07 Eylül, 2017

Yaşla ilgili dile gelen pek çok efsane vardır. Bunlardan aklımıza ilk gelen ve kesinlikle sorgulamamız gerekenlerden biri tanesi de, muhtemelen kaç yaşında olduğumuzun, neyi yapıp neyi yapamayacağımızı belirliyor oluşudur. Gerçek şu ki günümüzde hiç kimse, hayallerine ulaşamayacak kadar genç ya da yaşlı değildir. Bunu her geçen gün görüp, idrak etsek de, geçen senelerin yapabileceklerimiz ile bir ilgisi olmadığına hala tam olarak inanmıyoruz.

Genç girişimciler ve milyarderler, bir amaca ulaşmak için on yıllarca tecrübeye ihtiyaç duyduğunuz efsanesini yıkıp geçmiştir. Steve Jobs, Bill Gates veya Mark Zuckerberg bu yanlış düşünce tarzını ortadan kaldıran en popüler örneklerin başında gelir. Tıpkı tecrübesiz insanların, hiç kimsenin onların yaşına göre hayal bile edemediği hedefleri gerçekleştirdikleri gibi, hayallerini gerçekleştiren bir çok yaşlı insan da örnek olarak sunulabilir. 

“Yaşlanmak, yüce bir dağa tırmanmak gibidir: yukarı çıktıkça, gücünüz azalır, ancak bakış açınız daha geniş bir kavram kazanır, gördüğünüz manzara daha görkemli ve daha sakindir.”

– Ingmar Bergman

Bununla birlikte, yılların birikimi, saçlara düşen aklar ve hayatın sonraki demleri ile birlikte gelen birçok şey, açıkçası, çok da “moda” ya da “harika” değildir. Bu yüzden, kırk yaşını aşmış insanlar, kendileri için yeni hedefler belirlemede ya da uzun zamandır hayalini kurdukları ufukların peşinden koşmada artık geç kaldıklarını düşünme eğilimi gösterirler. Bu kadar yanlış bir düşünce tarzı olamaz. Çünkü eğer hayat varsa, hiç bir zaman çok geç değildir.

Yeni fırsatların yaş ile hiç bir ilgisi yoktur; bunun yerine azim gösterme, bir hedefe odaklanma ve tutku ile bir ilgisi vardır yeni ufukların. Bu saydıklarımızdan ilk ikisi neredeyse her zaman belirli bir olgunluk seviyesinin sonucu olmuştur; ancak tutku, maalesef zamanla terk edilen özelliklerden biri olmuştur.

Bu yüzden birçok yaşlı insan, hayal etme veya her zaman istedikleri her şeyin peşinden koşma hakkına sahip olmadıklarını düşünüyor. Halbuki, içinde bulundukları zaman dilimi bunun için mükemmel bir temel oluşturuyor.

Charles Darwin hayalleri gerçekleştirmek hiç bir zaman geç olmadığını biliyordu

“Türlerin Kökeni”nin yayınlanması takip eden süreçte, modern bilim tarihi tamamen değişti. Ancak, Charles Darwin’in, bu çalışmasını tamamladığı sırada 50 yaşında olduğunu biliyor muydunuz? 22 yaşındayken bir araştırmacı olarak bilim macerasına başlamış olmasına rağmen, çalışmalarını bitirmesi neredeyse 30 yıl almıştı. Çalışmaları, şakaklarına düşmüş griler olmasına rağmen, o zaman değin üretilen en yenilikçi çalışmaların başını çekiyordu.


Aşağıda, Charles Darwin’in otobiyografisinden, bu konuyu büyük bir ustalıkla özetleyen bir parçayı sizler ile paylaşmak istiyoruz:

“İşte böylelikle, bir bilim insanı olarak başarım […], gördüğüm kadarıyla karmaşık ve çeşitli zihinsel nitelikler ve koşullar ile şekillenmiştir. Bunlardan en önemlisi: a) bilim tutkusu; b) herhangi bir konuda uzun süre düşünebilmek için gerekli olan muazzam sabır yetisi; c) verilerin gözlemlenmesi ve hatırlanması için sıkı çalışma ve d) mantıklı bir bakış açısı kadar yaratıcı da olabilmek. Sahip olduğum bu sıradan yetenekler ile, bilim insanlarını bazı önemli noktalar konusunda düşüncelerini böylesine derinden etkilediğimi görmek gerçekten şaşırtıcı.”

Gölgede kalmış yazarlar ve dahiler

Jose Saramago dünyada en çok okunan yazarlardan biridir. Birçok insanın Saramago ile ilgili bilmediği şey, ilk büyük edebi başarısını  “Risen from the Earth” romanı ile 58 yaşındayken elde etmesidir. Bu başarısı ile beraber yayımladığı diğer eserleri takip eden yıllarda, Saramago 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür.


Afro-Amerikalı yazar Toni Morrison ilk kitabını 40 yaşında yayınladı. 22 yıl sonra Nobel Barış Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ayrıca, ünlü İngiliz yazar Penelope Fitzgerald da, birçok kişisel ve edebiyat ile ilgili sorundan ötürü, ilk kitabını 60 yaşına girerken yayınlayabildi. Ve birkaç yıl sonra Birleşik Krallık’taki en prestijli ödüllerden biri olan Booker Ödülü’nü kazandı.

Başka ilginç bir durum ise, 66 yaşına kadar iktidar olamayan Winston Churchill’dir. Churchill, İngiltere tarihinin en önemli  devlet adamlarından biri olmuş olup, İkinci Dünya Savaş’ının gidişatını değiştirmiştir. Fakat aynı zamanda 76 yaşında Nobel Edebiyat Barış Ödülü’nü de kazanmıştır.

Penisilin ilacını bulan Alexander Flemming, Walt Disney, Raymond Chandler, Ang Lee ve diğerleri gibi başarı öyküleri, yaşın, hayallere ulaşmada hiç bir engel olmadığının birer kanıtıdır. Artık hayaller kurmadığınızda ya da ölüm kapınızı çaldığında çok geç kalmışsınız demektir. Ancak o zaman, bildiğimiz kadarıyla, tüm hayallerimizden mahrum kalabiliriz.