Wilhelm Stekel ve Psikanaliz Hakkındaki Görüşleri

· Mart 14, 2019
Wilhelm Stekel'in, Sigmund Freud ve psikanaliz ile garip bir ilişkisi vardı. Birçok önemli psikanalist konsepte katkıda bulunmasına rağmen, parçası olduğu ekolden kovuldu.

Wilhelm Stekel adı psikanalizde çok iyi bilinmemektedir. O, kendi ekolündeki bir çok düşünür gibi ünlü olmadı ama o ekolin temellerinde önemli rol oynadı ve önemli kavramlar geliştirdi.

Stekel 1868 yılında, Ukrayna’da adı bugün Boiany olan kasabada doğdu. Ticaret dünyasında başarılı olan, Ortodoks bir Yahudi ailesine doğdu. Stekel, Avusturya, Viyana’da tıp okudu ve pratisyen olarak bir ofis açtı. Ama çoğunlukla zihin ve cinsellikle ilgileniyordu.

Psikopatolojik olgulara duyduğu ilgi, 1895 yılında “Çocukluk Çağında Coitus Üzerine” makalesini ortaya çıkardı. Bu, Freud’un dikkatini çekti. Çevresini Stekel’in sezgisel, çok zeki ve güçlü bir yazar olduğuna inandırdı.

“Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise, bir dava uğrunda gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.”

– Wilhelm Stekel

Wilhelm Stekel, Freud, ve psikanaliz

Stekel, psikanalize tabi tutulmak istediği için Freud’a ulaştı. İktidarsızdı ve Freud ile sekiz hafta (48 seans) tedavi gördü. Seanslar anksiyetesini kontrol almasına yadımcı olmalarına rağmen, sorunu çözmedi.

O da bir takıntılı bir mastürbasyoncuydu ve hatta “Oto-Erotizm: Onanism ve Nevroz Üzerine Psikiyatrik bir Çalışma”yı yazdı: bu çalışma, ölümünden sonra yayınlandı. Cinsellik konusu, son derece ilgisini çekmişti.

Sonunda Freud’un hastası olmaktan öğrenciliğine geçti. Stekel, Freud’un teorilerini benimsedi. Freud, Rüyaların Yorumları isimli kitabını yayınladığında, kitap hakkında harika bir inceleme yazdı. Kitabın ne kadar önemli olduğunu gören nadir kişilerdendi. Böylece, Freud’un saygısını kazandı.
sigmund freud

Gergin bir ilişki

Wilhelm Stekel, 1902 itibariyle tüm büyük psikanalitik keşiflerin bir parçası oldu. 1908 yılında, “Nevrotik Anksiyetenin Koşulları ve Tedavileri” isimli kitabını yayınladı. Freud kitabın giriş bölümünü yazmış ve Stekel’i bir arkadaş olarak kabul etmişti. Ama Stekel çok garip davranmaya ve Freud ‘un sabrını test etmeye başladı. Freud onun terbiyesizliğini ve kabalığını anlayamadı.

Stekel, hiç utanç duymadan semptomlarından ve sürekli mastürbasyon yapmak hakkında konuşuyordu. Freud buna katılmıyordu. Stekel ,Viyana Psikanaliz Topluluğunun (VPT) ona yaptığı ama aslında başına gelmemiş şeyler hakkında bile konuştu. Freud neyin doğru olduğunu neyin olmadığını biliyordu, çünkü Stekel’in psikanalizini yapmıştı.

Stekel, isimler ve kader arasındaki ilişki hakkında bir makale yayınladığı zaman her şey kırılma noktasına ulaştı. Hastalarının iş seçimleri gibi birçok özelliğinin isimlerinden etkilediğini belirtiyordu. Freud, hastaların isimlerini yayınladığı için onu eleştirdi. Stekel bunu umursamadığını söyledi çünkü hepsini uydurmuştu.

Stekel’in dışlanması

Bundan sonra, Freud Stekel’i hem profesyonel hem de kişisel çevrelerden dışlamayı seçti. Hatta Carl Jung’a Stekel’in “tam bir domuz” olduğunu söylediği bir mektup bile yazmıştır.

Freud, VPT dergisinin başkanlığından ayrılmasını istedi ama o bunu yapmayı reddetti. Böylece Freud, diğer meslektaşlarının da Stekel’i uzaklaştırmalarını sağladı. Bu ilişkilerin sonunu işaretledi.

Otobiyografisinde, Stekel Freud’un fikirlerinin çoğunu başkalarından çaldığını söyledi. Diğer şeylerin yanı sıra, ölüm arzusu ve anksiyete kavramlarının kendine ait olduğunu ve Freud’un bunları kopyaladığını anlattı.

Psikanalizin diğer tartışmalı figürlerinin aksine, Wilhelm Stekel yeni bir ekol başlatmaya çalışmadı. Freudian psikoanalizin temel ilkelerine sadık kaldı. İki kez evlendi, 2 çocuğu oldu ve 1940 yılında intihar etti.