Tumushido, Güzel Bir Doğu Halk Hikayesi

Nisan 15, 2019

Bu güzel doğu halk hikayesi iki bölüme ayrılmıştır. Ve her biri kendi içinde ayrı bir ders barındırır. Hikayenin ana karakteri, binlerce yıl önce yaşamış Tumushido isimli çok bilge ve yaşlı bir adamdır. Bu usta bugün bile bütün öğretileriyle hatırlanır.

Hikayenin ilk kısmı, bir zamanlar uzak bir köyde bir samurayın yaşadığını söyler. Bu adam en ateşli savaşçılardan bir tanesidir. Çabuk öfkelenmesi nedeniyle herkes onu tanır. Onunla çelişen insanlara tahammül edemez ve çok büyük bir egosu vardır.

Usta, herkesin kendisinden korkmasına neden bir katılıkta ve çeviklikle tepki gösterir. Birisi ona karşı çıkarsa, hem kılıcını kınından çıkarır ve gözünü korkutur. Bu savaşçı bir gün bir yolculuğa çıkar ve yolu küçük bir köyden geçer. Köydeki birçok insanın aynı yere gittiğini fark eder ve bu onda bir merak uyandırır.

Usta Tumushido

Samuray yola çıkan adamlardan birini durdurmaya ve ona neler olduğunu sormaya karar verir. Adam herkesin Usta Tumushido’nun evinde gittiğini söyler. Samurayın kafası karışmıştır.

“Usta Tumushido kim?” diye sorar. Adam şaşırır. Ustanın kim olduğunu bilmediğine inanamaz. “O, tüm ustalar arasında en bilge olandır. Her öğleden sonra, bu saatlerde, bilgeliğini paylaşır. Köydeki herkes onu görmeye gider.”

Bu ifadeler samurayda bir merak uyandırır. Usta Tumushido’yu daha önce hiç duymamıştır, ancak ona ne kadar saygı duyulduğunu anlar. Kibir ve gururu sınıra dayanır. Birinin ondan daha üstün olabileceğini düşünmeye dayanamaz.

Ustayla tanışma

Samuray daha fazla bekleyemez, Usta Tumushido’yu ilk ve son kez dinlemeli ve ününü gerçekten hak edip etmediğini öğrenmelidir. Bu nedenle, herkesin toplandığı yere gitmeye karar verir. Oraya vardığında, usta, kelimelerin nasıl dünyadaki en güçlü kuvvet olduğunu anlatmaktadır.
güzel bir doğu halk hikayesi

Samuray bağırır, “Sen tam bir aptalsın! Yeryüzündeki en büyük güç kılıçtır, seni cahil adam!” Bunun karşılığında, Usta Tumushido oturduğu yerden kalkıp bağırır,“Böyle sözler söylemeye nasıl cesaret edersin! Ne kadar da aptal ve cahilsin!

Bunu duyduktan sonra samuray çok sinirlenir. Ustaya kılıcıyla yaklaşır ve onu başını kesmekle tehdit eder. Tumushido hayatı için yalvarmaya başlar. “Beni öldürme, cesur samuray. Sizi rencide ettiğim için çok özür dilerim. Kılıcınızın dünyadaki en güçlü şey olduğunu keşfettim.” Bu sözler samurayı sakinleştirir. Sonra der ki: “Seni affediyorum. İyi bir adamsın.”

Sonuç olarak, Usta Tumushido koltuğuna geri döner ve der ki,“Kelimeler dünyadaki en kuvvetli gücü temsil eder. Onlarla sizi nasıl alt ettiğimi gördünüz mü? Bana saldırmanızı istedim, siz de saldırdınız. Sonra sakinleşmenizi istedim, siz de sakinleştiniz.”

İkinci samuray

İkinci bir samuray bu hikayeyi duyduğunda, gerçekten çok meraklanır. Bu bilge adamla tanışmak ve kendisine kelimelerle hakim olamayacağını göstermek ister. Köye gitmeye karar verir, Tumushido’nun bir sahtekar olduğunu kanıtlayabileceğine ikna olmuştur.

Köye vardığında, Usta Tumushido meydanın ortasında durmaktadır. Onu dikkatle dinleyen bir grup insanla konuşmaktadır. İkinci samuray kalabalığın arasına karışır. Kimsenin beklemediği bir anda, “Sana meydan okuyorum, seni yaşlı sahtekar! Eğer bu kadar bilge ve güçlüysen, bana benimle dövüşebileceğini ve beni yenebileceğini göster!” Usta bir an için ona bakar ve meydan okumayı kabul ettiğini gösteren bir işarette bulunur.

Halk, samuray ve Usta Tumushido’nun etrafında bir çember oluşturur. Usta gözlerini kapatır ve itaatkar bir şekilde yere oturur. Savaşçı ustanın korkuttuğunu ve onu kışkırtmaya karar verdiğini düşünür. Ona bağırmaya başlar ve bildiği her türlü hakareti dile getirir. Ama Tumushido hiç tepki vermez. Savaşçı hakaretini saatlerce sürdürür. Sonunda ayrılmaya karar verir ve bunu yapmadan önce, Tumushido’nun aslında sadece bir sahtekar olduğunu dile getirir.Tumushido

İkinci samuray gittikten sonra, halk ne yapacağını bilemez halde öylece kalakalır. “Nasıl oldu da sizinle böyle konuşmasına ve hakaret etmesine izin verdiniz?” diye hep bir ağızdan sorarlar. “Birisi size bir hediye verirse ve siz bunu kabul etmezseniz, hediye kime aittir?” diye sorar. Halk arasından genç bir adam, “hediyeyi vermek isteyen kişiye.” der. Sonrasında, Usta açıklamasına devam eder, “Aynı şey öfke, hakaret ve nefret için de geçerlidir. Onları kabul etmediğinizde, başlangıçta onları söyleyen kişiye ait olmaya devam ederler.”