Tek Başına Fazla Zaman Harcamanın Negatif Etkileri

Mart 26, 2019
Arada sırada tek başımıza zaman geçirmeye ihtiyaç duyarız. Ancak çok uzun süre yalnız kalmak iyi bir şey değil. Bazı çalışmalar, tek başına çok fazla zaman harcamanın, beyin ve davranışlar üzerinde negatif etkileri olabileceğini gösterdi.

DNA’mızın bir parçası bizi sosyal varlıklar yapar. İnsanlar, hem fiziksel hem de psikolojik olarak hayatta kalmak için başkalarına ihtiyaç duyarlar. Bu, herhangi biriyle arkadaş olabileceğimiz anlamına gelmez ancak, insanların bizim için önemli olduğu anlamına gelir. Araştırmalar bile tek başına çok fazla zaman harcamanın olumsuz etkilere sahip olabileceğini göstermiştir.

Birçok çalışma, tek başına çok fazla zaman harcamanın beynimiz üzerinde ciddi etkilere sahip olabileceği sonucuna varmıştır. Doğal olarak etrafımızda başka insanlar olmasına ve başkalarıyla vakit geçirmeye yatkınız. Ancak bunun, her zaman kolay olmadığı bir çağda yaşıyoruz. Hatta, büyük kalabalıklar, birçok insanın yalnız yaşamak istemesine neden olabilecek şeylerden biridir.

Yalnızlık, dünyada gittikçe genişleyen bir salgın halini aldı. Birçok kişi günümüzde tek başlarına yaşama kararı alıyor. Büyük şehirlerde komşuluk ilişkileri gergin ve dışlayıcı hale geldi. İşletmeler, saatler halinde insan etkileşimi satıyor. Derinlerde bir yerlerde, hepimiz çok fazla yalnız kalmanın bize iyi gelmediğini biliyoruz. Ancak bu girdabın çıkış yolunu her zaman bulamıyoruz.

“En korkunç yoksulluk yalnızlık ve sevilmemiş olma duygusudur.”

– Rahibe Teresa

tek başına bir adam

İlginç bir deney

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde (Caltech) yürütülen ve Hücre dergisinde yayınlanan bir çalışma, tek başına çok fazla zaman harcamanın davranışlarımız üzerinde çok ciddi etkilere sahip olabileceğini göstermiştir. Fareler üzerinde uygulanan birtakım deneyler aracılığıyla, yalnızlığın aslında beyinde kimyasal bir madde birikimine yol açtığını gözlemlediler. Ve bu kimyasal fareleri gittikçe daha ürkek ve agresif hale getirmiştir.

Araştırmacılar bir grup fareyi haftalarca diğerlerinden ayrı tuttular. Bir süre sonra bu fareler sinirlendiler. Ayrıca diğer farelerden daha çok korkar olmuşlardı ve her türlü tehdit karşısında aşırı duyarlı tepkiler gösterdiler.

Bir şeyi tehdit olarak algıladıklarında, tecritteki fareler hareketsiz hale geliyordu. Tehdit ortadan kaybolduktan sonra bile uzun süre bu şekilde kaldılar. Tecrit edilmeyen fareler, bir tehdidin yol açtığı stresi çok daha çabuk atlattılar.

Bu noktadan sonra, bilim adamları bu durumun insanlar için de geçerli olduğuna inandılar.

Taşikinin peptitleri ve tek başına çok fazla zaman harcamak

Önceden yürütülen bir çalışma, uzun süreli izolasyon sonrasında meyve sineklerinin de daha agresif olduklarını göstermiştir. Bu çalışmada, araştırmacılar söz konusu değişimle belirli bir kimyasal arasında bağlantı kurmayı bile başardı: taşikinin peptit. Sinekler ne kadar uzun süre yalnız kalırlarsa, taşikinin peptit seviyeleri de o derece yüksek ölçüldü.

Caltech araştırmacıları, deneylerindeki farelerde de bu maddede bir artış yaşanıp yaşanmadığını analiz etmek istedi. Sonuç pozitif çıktı, söz konusu maddenin birikiminde artış mevcuttu. Bununla birlikte, farelerde, ortaya çıkan taşikinin peptitler, nörokinin A adı verilen bir peptidin üretimine yol açıyordu. Ve insan beyni bu kimyasalı hipotalamus ve amigdalada üretir.

Sonuç olarak, uzun süreli izolasyon farelerde nörokinin A üretiminin artmasına yol açmıştır. Bu da, onları daha agresif ve korkak hale getiren maddedir. Araştırmacılar ayrıca, onlara ilaç vermenin bu semptomları azaltmaya yardımcı olabileceğini, ancak bunu istikrarlı bir şekilde gerçekleştiremediğini keşfettiler.

Tek başına çok fazla zaman harcamamalıyız

depresif bir kadın

Çok fazla yalnız kalmak bize iyi gelmiyor. Bizi daha özgür ya da daha bağımsız yapmıyor. Çoğu zaman, tam tersi bir etkide bulunuyor: o da bizi daha da savunmasız hale getirmek. Nihayetinde, kendimizi gitgide daha fazla izole ettiğimiz bir döngünün içinde sıkışıp kalıyoruz. İzolasyon bizi hasta bile edebilir.

Kendinizi her zaman diğer insanlara açabilirsiniz. Belki de sizi çevreleyip koruyan bu balonu bırakmak kolay değil, ama her zaman denemeye değer. Bunu yaparak, daha iyi bir akıl sağlığına doğru bir adım atmış olursunuz. Diğer insanlarla aranıza köprüler kurmak paha biçilemez ve hepimizin yapması gereken bir şey. Hatta bir insan olarak büyümenin ve olgunlaşmanın en iyi yollarından biri.

  • Cuenya, L., Fosacheca, S., Mustaca, A., & Kamenetzky, G. (2011). Efectos del aislamiento en la adultez sobre el dolor y la frustración. Psicológica, 32(1).