"Synectics" ve Yaratıcılıkla Eşdeğer Problem Çözme

27 Aralık, 2019
Bir kişi, çözmesi gereken bir problemle karşılaştığında bu probleme yöneltilen yaratıcılıkları ve zihinsel süreçleri bilinçaltındaki bir düzeyde işler. Syntectics ise bu süreçler üzerine çalışır ve bu süreçleri uygulanabilir problem çözme metodolojilerine çevirir. Daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin!

Konu synectics’e, yaratıcılığa ve problem çözmeye geldiğinde beyin buz dağının ucu gibidir: bizler, bütünün sadece küçük bir parçasını algılayabiliriz. Dolayısıyla, bu organ bir problemle yüz yüze geldiğinde, bu problemi çözmesi gerekir. Bu çözüme ulaşılmasını sağlayan zihinsel süreçlerin kayda değer bir kısmı bilinçaltında gerçekleşir, işte synectics de bu noktada işe dahil olur.

Synectics kelimesi, Yunanca synektikós kelimesinden gelir, bu kelime de “farklı ve görünürde alakasız olan ögelerin bir araya gelmesi” anlamına gelmektedir. Bu, problem çözme için yaratıcı bir metodolojidir. Dahası, amaçlarından biri bu bilgi işleme türünün özelliklerinden yararlanmaktır. Bu özellikler, beyin fırtınası yapmak ve deneyimler üzerinden temellenen bir problem çözme metodu bulmak olarak açıklanabilir.

En sonunda uyguladığınız problem çözme strateji büyük ölçüde farkında olmadığınız hesaplamalar ile oluşur.

SCAMPER Metodu

Beyin fırtınası yapmakta olan üç kişi.

Tarihi bir açıdan bakacak olursak, synectics’in yaratıcılık amaçlı olan metodları 20. yüzyılın ikinci yarısının başlarında Arthur D. Little’ın çalışmalarından doğmuştur. George M. Prince ve William J.J. Gordon adlı bilim insanları bu araştırmalara dayanarak bu tekniği, tüm özellikleri ve stratejik parçaları ile birlikte, son haline getirmiştir.

Terimin ilk etimolojik kökeni “görünürde farklı ve alakasız olan elementlerin kendi aralarında birleşmesi ve bütünleşmesi” konseptini belirten Yunanca bir kelimeden gelmektedir.

Günümüzde, örgütsel ortamlarda ve iş ortamlarında önemli bir boşluğu doldurmasından sonra, bu terim problemlerin bir grubun bakış açısından ve nükleer bir strateji olarak yaratıcılığın kullanılması ile çözülmesine eş anlamlı hale gelene kadar genişletilmiştir. Bu şekilde, terim anlamına atıfta bulunur, zira yaratıcı çözümlere synectics kullanılarak ulaşılmaktadır. Bu çözümler, sadece parçalarının bir toplamı ile açıklanamazlar.

Synectics ve Yaratıcılık: Özellikleri ve Teknikleri

Bir teori halinde oluşturulmuş olan synectics bir grup konfigürasyonuna ait birkaç kişinin çeşitli problemlere yaklaşımı ve çözümünü ele alırken gösterdikleri bütünleşik eylemleri içerir. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere synectics büyük ölçüde insan yaratıcılığına dayanır ve önbilince ait bazı zihinsel mekanizmaları bilinçli bir şekilde kullanır. Gerçek işlevselliği de zaten burada yatmaktadır.

Bu tekniğin uygulanması ile ulaşılmaya çalışılan hedef, problem çözme sürecinin başarılı olma olasılığını arttırmaktır. Ancak, bu olasılık bu yeniliğin ne kadar üretilebilir olduğuna bağlıdır. Ayrıca, grup üyelerinin sinerjik efektine de dayanır.

Eğer kararlaştırılmış olan çözümün uygulama alanları kısıtlıysa, o zaman müşterek çözümün özünü oluşturan yaratıcı yeniliğin faydaları azalır. Bundan dolayı, aranan çözümler yenilikçi olduğu kadar uygulanabilir de olmalıdır.

Synectics ve Yaratıcılık Aşağıdaki Önermelere Dayanır:

  • Daha sanatsal veya daha bilimsel olması bir fark yaratmaksızın, herhangi bir disiplinde çözüm yaratma olgusunu yöneten süreçler, bu aynı ruhsal süreçlerdir.
  • Yenilikçi süreç, somut olarak tanımlanmış ve tarif edilmiş, aynı zamanda da eğitilebilir ve anlaşılabilir olan yaratıcı bir süreçtir.
  • Hem bireyler, hem de gruplar bu yaratıcı süreci benzer şekillerde yüklenirler. Ancak, birincinin son raddede ulaştığı hipotezler, ikincinin ulaştıklarını tamamlar.

“Sen benim yapamayacağım şeyleri yapabilirsin. Ben senin yapamayacağın şeyleri yapabilirim. Birlikte, harika şeyler yapabiliriz.”

– Rahibe Teresa

Synectics çoktan bildiğimiz şeyleri bir kenara koymaya çalışır ve garip bulduğumuz şeylere yol açar. Bu, bu tekniğin bizi normallerden mümkün olduğu kadar arınmış yaratıcı ve yenilikçi çözümlere götürmeye çalışıyor olmasının sebebidir.

Birçok şüphesi olan bir adam.

Synectics bireyi rasyonel düşüncelerinin altında yatan kendi zihinsel süreçleri ile yüzleştirir. İnsanı, bilinçaltının derinliklerine saklamış olduğu zihinsel içeriği ile iletişime geçirir.

Anolojiler

Bu mekanizmaları devreye sokmak için en az beş aşama, veya teknik vardır. Bunlar, çoğumuzun “analoji” olarak bildiği şeylerin merkezindedir. Amaçları, aynı problemin birden fazla yönünü düşünmektir, böylece en çok görülen ve beklenen çözümlerden uzak durabilirler. Bu teknikler şunlardır:

  • Direkt analojiProblemler arasında direkt bir karşılaştırma yapılır. Amacı, problemi bağlamından çıkararak farklı koşullara oturtmaktır. Hedef, konuyu daha geniş ve özgürce değerlendirebilmektir.
  • Kişisel analoji. Bireyler, özdeşleşmeyi başarabildikleri ilk kişideki sorunu gündeme getirir. Bu şekilde, problemi çözebilmek için problemle empati kurabilir ve olaya dahil olan duyguları tanımlayabilirsiniz.
  • Karşıt analoji. Amaç, probleme zıt bağlamları bularak problemden uzaklaşmaktır. Bu şekilde, söz konusu problem tanımlanabilir ve sonrasında yeni bakış açılarına ulaşılabilir.
  • Sembolik analoji. Problemler, bu aşamada şiirsel bir dille ifade edilen miktarı azaltılmış kelimelerle spesifik hale getirilir. Tanımlayıcı anahtar kelimeler bulmak, kendi başlarına daha önce masaya yatırılmamış tartışmaları ortaya çıkarabilir.
  • Fantastik analoji. Probleme benzer, ancak fantastik bir perspektifte var olan bir durum önerilir. Bu şekilde, somut ve mantıksal düşünce çizgilerinden uzaklaşabilir ve düşünme şekillerimize yeni yönler verebiliriz.

Kısaca, bu teknikleri uygulamak bizi farklı düşüncelere sürükleyebilir ve alışılmadık noktalara yaklaşmamızı sağlar. Bu şekilde, basit bir beyin fırtınası seansında bulabileceklerimizin ötesine geçen yenilikçi ve işe yarar çözümler bulabiliriz.