Suçluluk, Utanç ve Gurur - Öz Bilinçli Duygular

20 Haziran, 2020
Suçluluk, utanç ve gurur, bireyin benlik duygusu ile ilgili duygulardır ve bir dizi iç değerlendirme ve atıftan kaynaklanırlar.

Hangimiz, bir düşünceyi paylaştıktan sonra utanç, bir şey yaptıktan sonra suçluluk ve bir başarının ardından gurur yaşamamıştır? Bu örneklerden herhangi biri, benliğe göre bir değerlendirmenin olduğu bir dizi duyguya karşılık gelir ve psikolojide “öz bilinçli duygular” olarak bilinir.

Bu duygular aslında, pek çok ortak karakteristiğe sahip duygusal durumlardır. Fakat aynı zamanda, kişinin belli bir davranışı nasıl değerlendirdiğine ve sahip olduğu bağlamlara bağlı olarak belli karakteristiklere sahiptir. Hadi gelin biraz daha derinden inceleyelim.

Suçluluk, utanç ve gurur – öz bilinçli duygular

öz bilinçli duygular ile hareket eden gözlüklü kadın

Son yıllarda duygular insanlar için oldukça önemli hale geldi ve artık onları göz ardı edemiyoruz; hatta neredeyse tam tersi bir durum var. Öte yandan onlar hakkında öğreneceğimiz daha pek çok şey var.

Temel duygular ve duygusal zeka hakkında birkaç çalışma olmasına rağmen pek de çeşit ve karmaşıklık yoktur. Öz bilinçli duygularla ilgili durum budur.

Yine de bu tür duygulara karşı duyulan ilgide ilerici bir artış vardı. Ve şu an elimizde bu konuda bazı teorik modeller bulunmaktadır.

Böylece bu çeşitli çalışmalara göre öz bilinçli duygular pek çok anlamlı karakteristiği paylaşmaktadır:

  • İkincil duygular. Bunlar, daha temel duyguların değişiminden meydana gelir.
  • Karmaşık duygular. Bunlar, benlik ya da öz farkındalık kavramları gibi belirli bilişsel yeteneklerin daha önceki gelişimi için gereklidir. Yani benlik ve diğerleri arasında bir farka ihtiyaç vardır.
  • Sosyal duygular. Bu duygular, kişiler arası bağlamlarda ortaya çıkar.
  • Etik duygular. Bu tür duygular, kültürel değerlerin, normların ve kriterlerin içselleştirilmesinin sonucu ortaya çıkar ve kişinin neyin doğru olduğunu neyin doğru olmadığını belirlemesini sağlar. Yani davranış ile. Buna ek olarak, bu duygular, empati ile birlikte, ahlaki davranış unsurlarını motive etmek ve kontrol etmek için de olmazsa olmazdır.

Örneğin, suçluluk ve utanç, bazı kişilerin etik dışı gördüğü davranışları engeller. Ya da etik olarak görülenleri yapmayı kolaylaştırır çünkü eğer onları takip etmezseniz utanç ve suçluluk hissedersiniz. Buna ek olarak bir kişi gururu iyi eylemler ve gelecekte benzer eylemleri yapmayı desteklemekle ilişkilendirebilir.

Akılda tutmamız gereken bir diğer önemli şeyse, bu tür duygular öz bilinçli duygular olarak görülse de, onları araştıran pek çok yazar, gerçekleştirilen öz değerlendirmenin, bilinçli ya da aleni olmak zorunda olmadığını söyledi.

Suçluluk, utanç ve gurur arasındaki farklar

Öz bilinçli duygular, ortak bazı karakteristikleri paylaşmalarına rağmen, belli konularda ayrılır. Her biri belli bir olayın üstüne ortaya çıkar ve belirli öznel deneyimi yaşatır. Aynı zamanda beraberinde bir dizi farklı tipte davranış getirir.

Michael Lewis öz bilinçli duyguları aşağıdaki iki değişkenle açıklar:

  • Birinin davranışını pozitif ya da negatif değerlendirme
  • O davranışlara göre birinin yapabileceği içsel atıf (küresel ya da özel) 

Yazara göre, kendi düşüncelerimizi, duygularımızı ve eylemlerimizi hem kültürel hem de kişisel kurallar, standartlar ve hedeflere göre başarı ya da başarısızlık olarak değerlendiririz. Ve içsel atıflarımızı bunlara göre gerçekleştiririz. Bu demektir ki, bu atıfları, nereden geldiklerine göre düşünürüz.

Eğer başarı ya da başarısızlıkları, bütün olarak kendinizden ötürü düşünürseniz, içsel atıf küresel olur. Ve eğer bunun belli bir düşünce, eylem ya da duygudan ötürü olduğunu düşünürseniz, özel olur. Ve bu noktadan, bir duygu ya da bir diğeri doğar.

Buna ek olarak, tüm bu süreç hem kültürel etkilere hem de kişisel değişkenlere bağlıdır. Bu nedenle bir kişi, aynı eylemi başarısızlık olarak görürken diğeri başarı olarak değerlendirebilir. Aynı şey, atıflar için de geçerlidir, yani onlar da kişiye bağlı olarak küresel ya da özel olabilir.

Aşağıda, bu tip duyguların ana karakteristiklerini Lewis’ın bakış açısına göre açıklayacağız.

Suçluluk ve utanç, negatif öz değerlendirmeli duygular

Çoğumuz utanç duygusunu tecrübe ettiği zaman, küresel özümüzle ilgili olumsuz bir değerlendirme gerçekleştiririz. Kendimizi gülünç duruma düşürdüğümüzü düşünür saklanmak ya da yok olmak isteriz. Bu yüzden, o an istediğimiz tek şey o rahatsızlıktan kaçmaktır. Aslında bir nevi zihinsel karmaşa tecrübe ederiz, fakat o duygusal durumdan kurtulmak, belli bir eylemi onarmak kadar kolay değildir. Bu nedenle olanı unutmak ya da tekrar yorumlamak gibi mekanizmalar geliştiririz.

Benzer şekilde suçluluk da olumsuz öz değerlendirmeden çıkar, fakat belli bir seviyede. Yani somut eylemden. Yaptığımız, düşündüğümüz ya da hissettiğimiz bir şeyden ötürü suçluluk duyarız çünkü birini kırarız. Öte yandan bu durumda, eylemi geri alamayız ve suçluluk, tecrübe ettiğimiz duygusal durumdan kurtulabilmek için o eylemi onarmamızı gerektirir.

Lewis suçluluğu daha yıkıcı ve düzeltici yanları olabileceğinden ötürü utançtan daha kullanışlı görür.

Gurur ve kibir, pozitif öz değerlendirmeli duygular

eliyle yüzünü kapatan utangaç kadın

Gurur, belli bir karakterin olumlu değerlendirmesinden ortaya çıkar. Gurur tecrübe ettiğiniz zaman bunu kendimizden ve kendi eylemlerimizden tatmin olduğumuz için yaparız. Çok hoş bir duygusal durum olduğundan ötürü bunu gelecekte tekrar yaşamak isteriz.

Michael Lewis de aynı zamanda öz bilinçli duygular üzerine olan açıklayıcı modelinde kişilik eğiliminden bahsetmiştir. Gurur ve kibirden duygusal bir tepki olarak değil, kişilik eğilimi olarak bahsetmiştir. Bu duyguya henüz İngilizce’de henüz bir karşılık bulunamamıştır ve narsisizmin uç vakalarıyla ilişkilendirilen pozitif küresel atıftan kaynaklanır.

Bir insan kibir duyunca kendiyle fazlasıyla tatmin olur. Bu yüzden o durumu korumak isterler, bu kolay olmasa da. Buna ek olarak çoğu zaman üstünlükle ilişkilendirmiş bir duygudur ve bu da diğer insanların onları reddetmesine neden olur.

Son olarak

Suçluluk, utanç ve gurur duyduğunuz zaman ne düşünüyorsunuz? Mevzu bahis gurura hangi atıflarda bulunursunuz? Ve neden suçluluk duyarız? Hayatınızda bir noktada kibir duyduğunuz bir anı hatırlıyor musunuz?

Görebildiğiniz gibi, eğer öz bilinçli duyguları ayrıştıran bir şey varsa, o da bu duyguları karakterize eden insanın öz değerlendirmesiyle ilgili gelişim sürecidir. Bu, bu duyguları deneyimlerken her gün kontrol edebileceğiniz bir şeydir.

Öte yandan, konu bu tür duygular olunca hem kişisel hem de toplumsal olarak araştıracak çok şey bulunmaktadır. Örneğin, gurur ve kibir hangi dereceye kadar pozitif bir duygu olarak sayılır? Ve ne zaman negatif sonuçları olan duygusal durumlar haline gelir?

Duygusal evren heyecan verici olsa da aynı zamanda karmaşık ve hatta gizemlidir. Bunun nedeni çok fazla değişken ve karakteristiğe sahip bir konu olmasıdır. Ama yine de bu konu hakkında çalışma yapmak çok önemlidir çünkü kendi özümüzle ilgili bir anlam çıkarmamıza olanak sağlar. Çünkü şu büyük sorulardan birine yanıt vermeye yardımcı olur: İnsanlar nasıl işler?

Etxebarria, I. (2003). Las emociones autoconscientes: culpa, vergüenza y orgullo. En E. G. Fernández-Abascal, M. P. Jiménez y M. D. Martín (Coor.). Motivación y emoción. La adaptación humana (pp. 369-393). Madrid: Centro de Estudios Ramón Areces.

Lewis, M. (2000). Self-conscious emotions: Embarrassment, pride, shame, and guilt. En M. Lewis y J. M. Haviland-Jones (Eds.), Handbook of emotions (pp. 623-636). Nueva York: The Guilford Press.