Sosyal Sınıf ile İnsanlıktan Çıkma Arasındaki Bağ

· Mart 12, 2019
İnsanlar, zenginleri insan olarak görmüyorlar mı? Aynı durum yoksullar için de geçerli mi? Sorunların cevapları, yazının geri kalanında.

İnsanlıktan çıkma, diğer insanların insani özelliklerinin bulunmadığına kanaat getirmektir. Diğer bir değişle, insanlıktan çıkma, birini ‘insani olarak daha az’ kabul etmektir. Genelde, insanlar belirli grupları bu sınıfa koyarlar. Yani, bu insanlar belirli bir grubun üyeleri oldukları için daha az insani vasıflara sahip olarak kabul edilirler. Bu makalede, sosyal sınıf ile insanlıktan çıkma arasındaki bağı inceleyeceğiz.

Her ne kadar belirli farklılıklar insanları farklı gruplara ayırmış olsa da, en önemli ayraç sosyal sınıftır. Sosyal sınıflar bir nevi toplumsal katmanlardır. Sosyal sınıflar, benzer sosyal ve finansal özellikleri paylaşan insanlardan oluşur. Genel bir manada, iki tür sınıf olduğunu söyleyebiliriz: zengin ve yoksul. Ve kendi sınıflarının bir önemi olmaksızın, insanlar her iki gruptan birini ve bazen her ikisini de insanlıktan çıkmış olarak görebilirler.

adam kendini beğenmiş

İnsanlıktan Çıkma Neyi Kapsar?

İnsanlıktan çıkma, birinin ‘yeteri kadar insan’ olmadığı anlamına gelir. Yine de, farklı türlü insanlıktan çıkma halleri vardır: hayvanlaşma ve makineleşme.

Haslam’ın ikili modeline bakarsak, hayvanlaşmanın da iki şekli vardır (bir insanın benzer insani özellikleri taşımadığı düşünüldüğünde). Bu tür bir düşünceye sahip olan birinin eksik olan insani vasıflara göre insanlıktan çıkma hali ya hayvanlaşma ya da makineleşme olarak adlandırılır.

“İnsanlıktan çıkma, her ne kadar somut bir tarihi gerçek olsa da, kesin bir kaderden daha ziyade, adaletsiz bir düzeninde ezenin, ezileni insanlıktan çıkarmasıdır.”

– Paulo Freire

Diğer bir taraftan ise, hayvanlaşma bir insanın insani özelliklerden tamamen yoksun olduğu düşüncesidir. Bu özellikler bizi hayvanlardan ayırır. Örneğin, kognitif yetenek, medeni olmak düşünmek.

Diğer bir taraftan ise, makineleşme duygulanma ya da nazik olma gibi, sadece diğer canlılara özel olmayan durumlardan yoksun olma hali ile ilişkilendirilir. Böylelikle, hayvanlara kıyasla belirli insani özellikleri bulunmayan gruplar ve insani özellikleri bulunmayanlar robotlar gibi cansız nesneler ile kıyaslanır.

Neden İnsanlıktan Çıkılır?

Bu terimin neden var olduğunu soruyor olabilirsiniz. İnsanların başkalarına insanlıktan çıkmış demelerinin üç nedeni vardır.

Öncelikle, başka bir grubun insanlıktan çıkmış olduğunu söylemek, o gruba ait bir şiddeti durumuna işaret eder. İnsanlar o grubun üyelerinin daha az insani olduklarını düşündükleri zaman, o grup hakkında bir hak sahibi olduklarını düşünebilirler. Böylelikle, kendi beklentilerine davranmaması gereken bir şekilde davranan bu gruba karşı şiddeti kabul edebilirler.

İkinci olarak, insanlıktan çıkma onların ‘statülerine’ işaret eder. Yüksek ve düşük statüsü bulunan insanlar vardır. Eğer bir gruba insanlıktan çıkmış denirse, bunlar düşük statüye sahip olurken, diğer taraf ise baskın statüye sahip olur.

“O kadar kötüydü ki, artık kendisine kötü bile denemezdi, tamamen insanlıktan çıkmıştı.”

– F. Scott Fitzgerald

Son olarak insanlıktan çıkma etiği hiçe sayar. Hepimizin, örneğin öldürmenin kötü olduğunu düşündüğümüz ve davranışlarımızı kontrol eden ahlaki değerleri vardır. Yine de, bu değerler sadece insanlar için geçerlidir. Yani, bir insan ‘insani’ olarak düşünülmediğinde, değerlere karşı gelse de, o kişiye karşı şiddet meşru bir hale gelir. Bu yüzden Naziler Yahudileri hamam böcekleri olarak görmüştür.

yoksul mahalle çocukları

Sosyal Sınıf ile İnsanlıktan Çıkma Arasındaki Bağ

Sınıflandırma, insanların sosyal sınıflarına/finansal durumlarına göre belirli tutum, inanç ve davranışlardan oluşan bir bütünüdür. Sınıfa dahil olanlar genellikle ya zengin ya yoksuldur.

Diğer bir değişle sınıflandırma, zengine ve yoksula karşı duyulan bir ön yargıdır. İnsanlıktan çıkma da, sınıflandırmanın bir sonucudur.

Yoksul insanlara hayvanlaşmış muamelesi yapılır. Onlara bu muameleyi yapanlar, yoksulları insandan daha ziyade hayvan olarak görür. Bu tür bir düşünceye sahip olanlar, yoksulların medeni ve mantıklı olmadığını ve düşünemediğini ifade eder. İçinde bulundukları durumdan çıkmak için yeterli kapasiteye sahip olmadıkları düşünülür.

Zenginler ise hayvanlar olarak değil, makineleşmiş olarak kabul görür. Zenginleri medeni olmayan ya da düşünüp taşınamayan kimseler olarak görmek de gayet normaldir. Yine de, nazik olmalarını ve duygulanmalarını inkar etmek mümkündür. Bu sebeple, tıpkı makineler gibi zengin insanlar soğuk ve duygulardan uzak olarak görülür.

Kısacası, insanlıktan çıktığı düşünülen zenginler makine ve yoksullar ise hayvandır. Bu sayede, orta sınıf kendi statüsünü devam ettirir. Yoksullara tıpkı hayvanlar gibi yukarıdan bakarken, yüksek mertebesi bulunan insanların kafalarına geleni yapmak gibi bir durumlarının söz konusu olduğuna inanarak, zenginlere mesafeli ve saygılı bir tutum sergilerler.

  • Sainz Martínez, M. (2018). Consecuencias de la animalización de los pobres y la mecanización de los ricos en el mantenimiento de las diferencias socioeconómicas (tesis doctoral). Universidad de Granada. Recuperada de http://digibug.ugr.es/bitstream/handle/10481/52432/29111924.pdf?sequence=4&;isAllowed=y
  • Sainz, M., Martínez, R., Moya, M., & Rodríguez-Bailón, R. (2018). Animalizing the disadvantaged, mechanizing the wealthy: The convergence of socioeconomic status and humanity attributions. International Journal of Psychology. doi:10.1002/ijop.12485