Quentin Tarantino ve Şiddet Merakı

· Mart 18, 2019
Şiddet içeren filmleri neden severiz? Kendi duygularımızla bir ilişki mi kurarız? Şiddeti neden sevdiğimizi anlayabilmek adına Quentin Tarantino'nun dünyasını ve şiddet içeren filmlerini inceledik.

Quentin Tarantino kendi markasını yaratmayı başarmış bir yönetmendir. Filmlerinden birini görmeye gittiğimizde şiddet, müzik, saplantılı oyuncular, yakın çekim kadın ayakları, birçok gönderme ve daha pek çok şey göreceğimizi bilerek gideriz. Tarantino; Alfred Hitchcock filmleri, kung-fu filmleri, ucuz Batı filmleri ve hatta Çakmaktaşlar’a gönderme yapmaya bayılır.

İstediğini de yapar. Küçük rollerde oynar, renkleri değiştirir ve çekim planlarını yeni şeylere dönüştürür. Aradığını bulana dek sahneleri yeniden çeker ve her şeyi karıştırır. Diğer filmlerden etkilendiğini itiraf etse de çoğu insan onu fikir hırsızlığı ile suçlar.

Herkes beğenilerini ve etkilendiği şeyleri avantaja çevirir ve bunları kendi yararına kullanır. Bundan dolayı, 21. yüzyılda yepyeni bir şey yaratıyorken, hali hazırda yapılmış bir şeyi “kopyalar” ya da uyarlarız.

Quentin Tarantino sık sık birinin iyi bir film yapmak için okula gitmek zorunda olmadığını, yalnızca yaptıkları şeylere tutkulu olması gerektiğini belirtmiştir. Tarantino’nun tutkusu filmlerinde görülebilir. Tüm bunları söyledikten sonra soruyoruz: şiddeti neden bu kadar çok severiz? Quentin Tarantino’nun filmlerinde bu kadar özel olan ne var?

Filmlerinin Özellikleri

Quentin Tarantino oyunculuk dersleri aldı ve ona ilham veren yer olduğunu söylediği bir video mağazasında çalıştı. Rezervuar Köpekleri filminin fikri bir gün arkadaşlarıyla birlikte olduğu bir yerde ortaya atıldı. O zamanlar Tarantino gerçek bir film yapabileceğini düşünmemektedir ve bu yüzden arkadaşlarıyla ucuz bir prodüksiyon yapmayı kabul eder. Fakat sonrasında prodüktör Lawrence Bender senaryosunu okur ve Tarantino’ya fikrini çekmesi için fırsat yaratır.

“Nasıl film yapacağınızı bilmeniz gerekmiyor. Eğer sinemayı tüm kalbinizle seviyorsanız ve yeterince tutkuluysanız, iyi bir film yapmaktan başka şansınız yoktur.”

– Quentin Tarantino

Tarantino birçok filme saygı gösterisinde bulunmuştur. Bunlara birkaç örnek verelim. Ucuz Roman filmindeki dans sahnesi Fellini’nin 8 1/2 filminden alınmış ve Uma Thurman’ın Kill Bill’deki kostümünde Bruce Lee’ye gönderme yapılmıştır.

Tarantino’nun filmleri seyirciyi satır aralarına daldırır. Bu filmlerin hem kendi öyküleri ve kimlikleri vardır, hem de gönderme ve referanslarla doludurlar. Ucuz Roman’dan (1994) sonra, insanlar sonunda Tarantino’yu bir yönetmen ve senarist olarak tanıdı. Halkın ve eleştirmenlerin ilgisini çekti ve ilk En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü’nü aldı.
ucuz romandan silahlı sahne

Jackie Brown (1997), Soysuzlar Çetesi (2009) ya da Kill Bill (2003) gibi filmler sayesinde Quentin Tarantino bir marka olarak kendini kanıtlamış oldu. Sonunda Zincirsiz (2012) ve Nefret Sekizlisi (2015) filmleriyle unutulmaya yüz tutmuş sevilen bir türe adanmış filmle yapmış oldu: ucuz Batı filmleri. Bu filmlerle Tarantino türün özünü yeniden ortaya serdi ve film yönetmeni Sergio Leone ve en tanınmış film müziklerinden bazılarının bestecisi Ennio Morricone gibi kişileri gün yüzüne çıkardı.

Tarantino’nun filmlerinin bir diğer ilginç özelliği film müzikleriyle kendisinin ilgilenmesidir.

Öte yandan, kronolojik hata Tarantino’nun endişelendiği bir durum değildir. Filmin sonunda tüm parçaların yapboz gibi yerine oturmasını sağlar.

Quentin Tarantino ve Şiddet Merakı

Eğer Quentin Tarantino’nun filmlerini tanımlayan bir şey varsa o da şiddettir. Bazı zamanlarda oldukça absürt bir hal alan açık açık şiddet sahneleri ve kan gölüne dönen sahnelere gülmekten başka çareniz yoktur. Filmlerinin özelliklerinden biri sempati kurabileceğiniz çok az karakterin olmasıdır ve bu yüzden seyirci kimin ölüp kimin hayatta kaldığıyla ilgilenmez. Nefret Sekizlisi bunun örneklerinden biridir.

Eğer bir Tarantino filmi izleyecekseniz sevecen karakterlerle karşılaşmayı beklemeyin. Kan ve şiddet görmeye ve tüm film boyunca gülmeye hazır olun.

İşin komik yanı, dağınık anlatım ve açık açık şiddet sahnelerine rağmen izleyicilerin Tarantino filmlerine bayılıyor olmasıdır. Sahnelerinde oldukça güzel sanat formları çizer. Örneğin Rezervuar Köpekleri filmindeki meşhur kulak kesme sahnesi arka plan müziği ve dansı ile kült bir sahne haline gelmiştir fakat aynı zamanda Django filminden (Corbucci, 1966) bir sahnenin “replikasıdır”.
quentin tarantino

Şiddet eğlenceli bir şey olabilir mi? Şiddetin bir sınırı var mıdır? Tarantino pek çok kez filmlerinin seyircilerin keyif alması için yapılmış kurgusal ürünler olduğunu belirtmiştir. Şiddet sahnelerinin ahlaka uygun olup olmadığını tartışmaktansa, yalnızca tadını çıkarmalıyız. Müzik, Tarantino filmlerini güzel ve estetik açıdan keyif verici hale getirir. Şiddeti gerçekçi ve çiğ bir şekilde gözler önüne seren filmlerle, şiddeti eğlenmek için bahane olarak kullanan filmler arasında fark vardır.

“Şiddet izlemesi en eğlenceli şeylerden biridir.”

– Quentin Tarantino

Dahası, Tarantino kung fu kasetlerinin esas şiddeti gözler önüne seren filmler olduğunu ve bunlar eğlence adına yapıldığı için kimsenin bunların ahlaki boyutunu sorgulamadığını belirtmiştir. Bunun yanında Tutku- İsa Mesih’in Çilesi (Mel Gibson, 2004), Deney (Oliver Hirschbiegel, 2001) ya da Dönüş Yok (Gaspar Noé, 2002) gibi çiğ şiddeti gösteren filmlere gelince, seyirci keyif almaz; yalnızca rahatsız olur.

Fakat Martin Scorsese ya da Quentin Tarantino filmlerini izlediğiniz zaman böyle şeyler hissetmezsiniz. Bu yönetmenler şiddeti, görüntüler aracılığıyla özgürlük ve arınmayı resmetmek adına katartik amaçlarla kullanırlar.

Şiddetin İncelendiği Diğer Alanlar

Aristo da Poetika kitabında şiddete göndermeler yapmıştır. Bu kitapta Yunan tragedyalarını ve bu tragedyalara sebep olan durumları analiz etmiştir. Neden Yunanlar şiddet ya da cinsel içerikli sahneleri izlemekten keyif almışlardır? Çünkü bunlar onların tabu olarak gördükleri konulardandır. Ayrıca insanlar ahlaksız içeriklerinden dolayı bu gibi şeyleri bastırmak zorunda kalmışlardır ve bu yüzden de bu konulara tutkuyla yaklaşırlar. Şiddet sayesinde katarsise ulaştıkları için Yunanlar bu sahnelerden keyif almışlardır.

Freud gibi bazı psikanaliz yazarları da bu konuya değinmişlerdir. Freud ve diğer uzmanlar şiddet merakının insana ait bir özellik olduğu, öyle ya da böyle sanatımıza dahil etmeye çalıştığımız bir şey olduğu sonucuna varmışlardır.

Tarantino bize her zaman filmlerinin fanteziden fazlası olmadığını hatırlatır. Filmlerindeki gerçek dışı olgular hayranlarının en çok hoşuna giden özelliktir. Filmleri katartik, tutkulu ve duygusaldır. Bu filmler şüphesiz keyif almak için varlardır.

  • Corral, J.M., (2013): Quentin Tarantino, glorioso bastardo. Palma de Mallorca, Dolmen.
  • Serrano Álvarez, A., (2014): El cine de Quentin Tarantino. Caracas, Universidad Católica Andrés Bello.