Öfkelendiğiniz ve Nedenini Bilmediğinizde

· Kasım 21, 2017

Ruh halinizde ama aynı zamanda da bedeninizde kendini gösteren bir rahatsızlıktır bu. Siniriniz bozulur. Ateşiniz yükselir başınız ağrır. Belki boğazınız acır ve göğsünüzde bir gerginlik duyarsınız. Öfke sizi esir almıştır ve bazen bunun nedenini bilemezsiniz.  

Öfke, canınızı acıtan bir eylem ya da nahoş bir durumun sonucunda ortaya çıkarsa bu davranışın kökenini anlamak daha kolaydır. Bir kavgaya yol açma, olanları sindirme ve unutma ya da meseleyi medeni bir şekilde halletme seçeneğine sahipsinizdir. Ama öfke, özellikle birine ya da bir şeye yönelmediyse, bütün dünyanıza yayıldıysa kontrol etmesi çok güçtür.

“Öfkeye tutunmak, başka birine atma niyetiyle bir parça sıcak kömüre tutunmaya benzer; sonunda sizin eliniz yanar.”

– Buddha

Esasen öfke, sizin için can sıkıcı ya da tehdit edici durumlar direnmenizi sağladığı sürece olumlu bir duygudur. Kişinin kendini yeniden savunmasını sağlayan bir savunma tepkisinden ibarettir. Ama öfke, sağır edici ve sürekli hale gelirse, devamlı bir can sıkıntısı halini alırsa ve önemsiz durumlarda bile patlamanıza yol açarsa, neler olduğuna bir bakmanız gerekir.

Devam eden ve kendini besleyen öfke

Hepimiz, sürekli sinirli gözüken insanları tanımışızdır. Her gün son derece gergin ve endişelidirler. İster pozitif ister negatif şeyler yaşasınlar bu durum değişmez. Bu insanlar, çevrelerinde yaşanan şeylere karşı bağışıklık kazanmış gibidir çünkü hep sinirli kalırlar. Küçücük bir “kıvılcım”, her yanı saran bir yangın çıkarmalarına yeter.

adam ve duygular

Öfkelenen ama sebebini bilmeyen bu insanlara ne oluyor? Genelde yanlış şekilde yönlendirilir bu kişiler: bir çatışma yaratmanın, istedikleri şeyi elde etmenin etkili bir yolu olduğuna inanırlar. Farklı düşünen ya da davrananları hoş görmek onlar için çok zor olduğundan sinirlenir ve şikayet ederler. Haklı ya da haksız olmalarının pek de bir önemi yoktur.

Kronik öfke yaşayan kişiler için yaşamanın, hissetmenin, her şeyi yapmanın tek bir yolu vardır: onlar buna “doğru” yol der. Birini “uygun olmayan” bir şey yaparken “yakaladıklarında” öfkeyle tepki vermeleri gerektiğini düşünürler.  Dünyada kaos duygusun katlanamazlar çünkü kendi içlerinde bir kaos yaşamaktadırlar ve bunu ancak “katı” olarak engelleyebilirler.

Ayrıca duygularını ifade etmekte zorlanan kişilerdir bunlar. Çoğu zaman içlerindeki şeyi bastırır ve bunu sadece bir öfke patlamasıyla ifade edebilirler. Duydukları heyecan, sakladıkları şeyi söylemeye iter onları. Bu nedenle, sözleri ağırdır ve neredeyse daima duruma dair abartılı bir görüşü yansıtır.

Sahibini yiyip bitiren canavar

Öfkenin emrettiği, sınırlar koyduğu ve kötü durumlardan kaçınmaya yaradığı zamanlar vardır. “Hesabı düzeltmemize” ve zararlı bazı şeyleri durdurmamız yardımcı olabilir.

İdeal olarak, her şeyi kesin ve düşünerek söyleyecek kadar kontrole sahibizdir. Ama her zaman böyle olmaz çünkü içgüdüsel ve duygusal beynimiz, akılsal olandan çok daha yaşlıdır. Mantık, duygunun kontrole geçmesine her zaman engel olmaz.

kırılan yumurta toplanmaz

Fakat sinir bozukluğu söz konusu olduğunda sağlıklı bir durumu teşvik etmekten ziyade sinirli kişinin sağlığına zarar verir. İstedikleri şey; düzen, “düzeltme” ya da adına ne diyorlarsa odur. Ama bağırıp çağırarak ve şikayet ederek bunun tam tersini elde ederler: daha fazla karmaşa, hata ve daha az çözüm.

Bu tür insanlar, tüm ilişkilerini gerginlik ve çatışmayla lekeler. Eninde sonunda ne verdiysek onu alırız. Bu yüzden öfkeli kişinin kendi öfkesinin kurbanı olması muhtemeldir. Başkaları, onlara karşı daha talepkâr ve hoşgörüsüz olmaya başlar. Her şey istedikleri gibi gitmediği için öfkeli kişiler üzgün ve sıkkın olur. Dâhil oldukları çatışmalar nedeniyle daha çok endişelenirler. 

Günün sonunda bu tür tavırlar, hayatınızın en güzel zamanlarını boşa harcamaktan başka bir şey getirmez. Sürekli öfke duyduğunuzda bunun nedenini bilemez ve bu sebeple tıkanıp kalırsınız. Yeni bir amaçtan fazlasına ihtiyaç duyarsınız. Aslında ihtiyacınız olan şey, profesyonel yardım almaktır.

kendine sarılan kadın