Martin Seligman ve Pozitif Psikoloji

· Ekim 28, 2018

Pozitif psikolojinin ünlü öncüsü Martin Seligman, mutluluğun her zaman sosyal durumumuza, dinimize ya da fiziksel güzelliğe bağlı olmadığını söylemektedir. Mutluluk aslında, insanlık hissi, aşırıya kaçmama ve anlamlı bir hayat sürdürebilme becerisi gibi onun “ayırıcı güçler” olarak adlandırdığı şeylerin benzersiz bir kombinasyonundan oluşur.

Martin Seligman’dan bahsetmek demek, psikolojide yeni bir çağdan bahsetmek demektir. 90’larda, Amerikan Psikoloji Birliğinin başkanıyken, dersinde önemli olduğunu düşündüğü bir konudan bahsetti: psikolojide yeni bir adım atılması gerekiyordu. İnsan mutluluğunu bilimsel bir bakış açısıyla çalışmak gerekiyordu. Böylece insanlar daha tatmin edici hayatlar sürdürebilirdi.

“Hayat olumlu insanlara da olumsuz insanlara da aynı terslikleri ve trajedileri sunar, ama olumlu insanlar bununla daha iyi başa çıkar.”

– Martin Seligman

Bu zamana kadar, çoğu psikolojik çalışma zihinsel hastalıklar ve bunların tedavileri üzerine yoğunlaşmıştır. Hatta, Seligman en çok da öğrenilmiş çaresizlik çalışması ile tanınır.

Bununla birlikte, hayatımızın bir noktasında olduğu gibi, onu da buna iten ani bir güç olmuştur. Bunu, “Olumlu Çocuk” adlı kitabında açıklamaktadır.

Bir sabah, 6 yaşındaki kızı Nikki, bahçede yapraklarla oynuyordu. Çocuk, enerji ve istek dolu bir şekilde koşup bağırıyordu. Bununla birlikte, babası Martin Seligman bütün bu gürültüye katlanamıyordu. Kendini tutamadı ve ona sessiz olmasını söyleyerek bağırdı.

Bundan sonra küçük kız, yaşından beklenmeyecek bir olgunlukla babasına, bağırmak ve ağlamak istediğini söyledi. Babasının onu azarlaması onda küçüklüğünde olduğu gibi bir ağlama isteği oluşturmuştu. Ama kendini koyvermek istemiyordu. Artık bir bebek olmadığını biliyordu ve bu yüzden kendini kontrol edecekti.

Ayrıca kendi kendine ağlamamayı ve sızlanmamayı öğrendiği gibi, öfkesini de kontrol etmeyi öğreneceğini söyledi. Bu sayede, “biraz daha büyük” olabilirdi. Kızıyla yaptığı bu küçük konuşma Martin Seligman’ın hayatını değiştirdi.

martin seligman

Martin Seligman ve pozitif psikoloji

Martin Seligman, pozitif psikolojinin öncüsüydü. Ama bu terim Abraham Maslow tarafından ortaya atılmıştır. Öte yandan Maslow, teorilerini içgüdüsel bir şekilde oluşturmuş neredeyse hiç deneysel ya da metodolojik kanıta başvurmamıştır. Daha sonra mirasını 90’ların başında mutluluk alanında bir okul yaratan yeni jenerasyon psikologlara bırakmıştır.

Bu bayrağı devralan Seligman, Ed Diener ve Mihaly Csiskzenmihalyi’nin de dahil olduğu psikologlar pozitif duygularla ilgili yaptıkları çalışmaları tamamen bilimsel bir bakış açısıyla gerçekleştirdiler. Hangi süreç, dinamik ve durumların sağlığımızı, performansımızı ve hayattaki genel tatmin olma durumumuzu etkilediğini bulmak istediler. Ayrıca, Martin Seligman insanlara daha mutlu olmayı öğretmemiz gerektiğini vurguladı.

Buna ek olarak, Konfüçyüs, Mencius ve Aristotle’ın mutluluk ile ilgili görüşlerine bakınca, bunları motivasyonla ilgili modern teorilerle birleştirince vardığı sonuç, mutluluğun ancak belli üç faktörün inşa edilmesi ile ulaşılabileceğiydi.

kollarını açan kadın

1. Zevkli hayat

Belki de “zevk” kelimesini duyduğunuzda aklınıza daha hedonistik bir konsept gelebilir, sadece keyife odaklanmış bir hayatı kastettiğimizi düşünebilirsiniz. Ama Martin Seligman’ın bahsettiği bu değildir.

  • Zevkli hayat pozitif duyguları teşvik eden onların kalıcı olmasını sağlayan bir hayat demektir.
  • Peki ya nasıl? Öncelikle, temel ihtiyaçlarımızı karşılamalıyız. Bunlar Maslow’un piramidindeki temek ihtiyaçlardır: yemek, güvende olma, kabul edilme ve tanınma.
  • Benzer olarak, geçmiş, bugün ve gelecek hakkında da bir denge bulmalıyız.
  • Bunun için Seligman aşağıdakileri önermektedir:
    • Şükretmeli ve geçmişte olanları affetmeyi bilmeliyiz.
    • Bugün ortaya çıkan negatif duygularla nasıl başa çıkabileceğimizi öğrenmeliyiz. Farkındalık ve anda kalarak mutlu olmak için yeni yollar geliştirmeliyiz.
    • Ayrıca geleceğe de umutla ve olumlu bakmalıyız.

2. İyi hayat

Gerçekten iyi bir hayat yaşamak düşündüğünüz kadar kolay değildir. Mutluluk her zaman refah, güç ya da sosyal başarıyla birlikte gelmez. Mutluluk potansiyelinize tamamen ulaşmak, aynı anda daha dolu, özgür ve mutlu hissedebilmektir.

Martin Seligman, umut ve olumluluk alanında uzman biri olan Dr. Christopher Peterson ile birlikte, insan güçlerini sınıflandırmak için bir sistem geliştirdi. Bu sistemin amacı, potansiyelimizi geliştirmek için her gün nelerin üstünde çalışmamız gerektiğini belirlemekti. Bunlar aşağıdaki gibidir:

İnsani değerler

  1. Bilgelik ve bilgi
  2. Cesaret
  3. Sevgi ve insanlık
  4. Adalet
  5. Aşırıya kaçmama
  6. Maneviyat ve aşmışlık

Kişisel güçler

  • Bilgelik ve bilgi
    • Dünyaya karşı merak ve ilgi.
    • Bilgi ve öğrenme aşkı.
    • Yargı, eleştirel düşünme ve açık fikirlilik.
    • Samimilik, orijinallik ve pratik zeka.
    • Perspektif.
  • Cesaret
    • Cesur olmak.
    • Sabır ve gayret.
    • Dürüstlük, doğruluk ve güvenilirlik.
    • Yaşama gücü ve tutku.
  • İnsanlık
    • Sevgi, bağlılık, sevme ve sevilme kapasitesi.
    • Halden anlama, nezaket, cömertlik.
    • Duygusal, kişisel ve sosyal zeka.
    • Adalet, medeni güç.
    • Vatandaşlık, incelik, sadakat, takım çalışması.
    • Adalet duygusu ve eşitlik.
    • Liderlik.
  • Ilımlılık.
    • Affedebilme becerisi, merhamet.
    • Alçakgönüllülük, tevazu.
    • Sağduyu, basiret, ihtiyat.
    • Kendini kontrol edebilme, kendini düzenleyebilme.
  • Aşmışlık.
    • Güzellik ve mükemmelliği takdir edebilme, etkilenme kapasitesine sahip olma.
    • Minnettarlık.
    • Umut, olumluluk ve geleceğe karşı ümitli olmak.
    • Mizah anlayışı.
    • Maneviyat, inanç ve dini anlayış.

“Psikoloji, ilaçlardan ya da bir şeyleri iyileştirmeye çalışmaktan çok daha ötesidir. Bu, eğitim, iş, evlilik ve hatta sporla bile ilgilidir. Benim asıl görmek istediğim, psikologların insanlara tüm bu alanlarda yardım etmek için çalışmasıdır.”

– Martin Seligman

birbirine sarılan insanlar

3. Anlamlı hayat

Anlamlı hayat, Abraham Maslow’un piramidinin üstüyle yakından alakalıdır. Burada insan, diğer insanların mutluluğuna katkıda bulunmak için kendi gücünü ve değerlerini kullandığı bir aşamadadır. Bu, başkaları için fedakarlık yapmak demektir. Seligman bunu, iyilik ve kendini insani zevklerin ötesine taşıyarak çevredeki diğer insanlara hizmet etme olarak tanımlıyor.

Sonuç olarak, pozitif psikoloji hala toplumuzda önemli ve ilham verici bir yere sahip. Öte yandan, bu yaklaşım eleştirilmekte. Buna katılmayan insanlar hiç de az sayıda değil ve gerçekliğin Seligman’ın modeline uygun olamayacak kadar karmaşık olduğunu savunuyorlar. Mutluluğu “pozitif” olarak etiketlemenin, üzüntü, kızgınlık ya da huzursuzluk gibi duyguların “negatif” olduğunu söylemek olduğunu belirtiyorlar. Bunların değişebilen gücünün göz ardı edilmesini istemiyorlar.

Ne olursa olsun, Martin Seligman hala bugün en seçkin psikologlardan birisidir ve son kitabı “Homo Prospectus” da bunun kanıtı niteliğindedir.

Bibliyografik referanslar

  • Seligman, Martin (2011) La auténtica felicidad. Madrid: Zeta Bolsillo
  • Seligman, Martin EP (1996). The Optimistic Child: Programa comprobado para proteger a los niños de la depresión y construir resiliencia para toda la vida. Nueva York, NY: Houghton Mifflin.
  • Seligman, Martin (2012) Flourish: A Visionary New Understanding of Happiness and Well-Being. Houghton Mifflin