Kitty Genovese, Çığlıklarına Karşılık Yardım Bulamayan Kadın

Ocak 14, 2018

Kitty Genovese, işten çıkıp evine doğru yürürken tanımadığı bir adam tarafından sırtından defalarca bıçaklanarak öldürüldüğünde 28 yaşındaydı. Katil, genç kadına cinsel saldırıda bulunup 49 dolarını çalmıştı. Tarih 13 Mart 1964’tü. New York Times’ın haberine göre çevredeki 38 kişi yaklaşık yarım saat boyunca genç kadının çığlıklarını duymasına rağmen hiçbir şey yapmadı.

Vahşet bununla da kalmadı. İnsanlığın tamamen karanlık tarafı bu olayla ortaya çıkmış oldu. Nihayet pencereye bir adam çıkıp “Kadını rahat bırak!” diye bağırdığında cani Moseley birkaç dakikalığına ondan uzaklaştı ve yaralı kadın yakındaki binaya doğru süründü.

“Dünya kötü insanlar yüzünden değil, kötülüğe sessiz kalan insanlar yüzünden tehlikeli bir yer.”

– Albert Einstein

Hiç kimse genç kadına yardım eli uzatmadı. Onu görenler, başına gelenlere aldırmadı. Moseley’in onu bulması uzun sürmedi; kadına tekrar yaklaştı ve ondan hayatını çaldı. New York Times bu sessizlik, acımasızlık ve kayıtsızlığı bütün çıplaklığıyla ortaya çıkaran bir dizi makale yayınladığında herkes nefesini tutmuştu.

Makaleler, sorumluluklarından sıyrılmaya çalışan bir toplumun psikolojik otopsisi niteliğindeydi. Harekete geçmek yerine bir köşeden izleyip gizlenen ve yardım isteyen ağıtları duymazdan gelen bir toplumun…

Kitty Genovese dosyası pek çok insanın bakış açısını değiştirdi ve psikoloji alanındaki yeni teorilere katkıda bulundu. Bunlara bir göz atalım.arabanın üstüne oturan kitty genovese

Kitty Genovese ve toplumun tepkisi

Winston Moseley evli ve üç çocuk babası bir mühendisti. Moseley hırsızlıktan yakalandığında Kitty Genovese ve iki başka genç insanın katili olduğunu itiraf etti.

Piskologlar daha sonra Moseley’in nekrofili olduğu sonucuna ulaşacaktı. Hapishanelerde ve akıl hastanelerinde işlediği şiddet ve saldırı suçlarının ardından Moseley, geçtiğimiz yıl 81 yaşında öldü.

Katili hapishanede cezasını çekerken kimsenin yardım eli uzatmadığı kız Kitty Genovese belleklere ve psikoloji kitaplarına adını kazıdı. 38 kişinin gözleri önünde kimseden yardım görmeyen kız olarak…

Medyanın durumu açıklayışı böyle. O dönemde New York Times’ın editörlüğünü yapan A.M Rosenthal’ın kitabı “Thirty- Eight Witnesses: The Kitty Genovese Case” (Otuz Sekiz Tanık: Kitty Genovese Davası) de olaydan bu şekilde söz ediyor.

American Psychologist dergisinde 2007 yılında yayımlanan bir çalışma ise Kitty Genovese cinayetinin medya tarafından abartıldığını iddia etmişti.

Nitekim 2015 yılında “The Witness” (Tanık) belgeselinde Kitty’nin erkek kardeşi ona gerçekte neler olduğunu bulmaya çalıştı.

Sonuç çarpıcı olmasının yanı sıra bir o kadar basit. Kimse olaylar yaşanırken polisi aramadı çünkü aslında orada neler olduğunu görememişlerdi bile.kitty genovese'in katili

Kitty Genovese etkisi ya da Sorumluluk Dağılımı Teorisi

Her durumda bu olay psikologların Sorumluluk Dağılımı Teorisi olarak adlandırdığı ünlü teoriyi formüle etmesine yardımcı oldu. Çünkü gerçek hayatta insanların Kitty Genovese’in ölümünü görüp görmediğinin, polisi arayıp aramadığının veya New York Times’a söylenenlere göre 12, 20 ya da 38 kişi olmalarının bir önemi yok.

Asıl sorun kimsenin genç kadının çığlıklarına yanıt vermemiş olması. 30 dakika boyunca hiç kimse adamın kadına saldırdığı yere gelip neler olduğuna bakmadı.

John Darley ve Bibb Latané isimli iki psikolog bu davranışı “sorumluluk dağılımı teorisi” ile açıklıyor. Buna göre, ne kadar çok seyirci olursa yardım edilme ihtimali o kadar azalıyor.

Biri yardıma ihtiyacı olduğunda seyirciler bir başkasının nasıl olsa yardım edeceğini düşünüp harekete geçmiyor. “Biri bir şeyler yapacaktır.” Bu bireysel davranışın sonucunda hiçbir seyirci gerçekten yardım etmiyor. Böylece sorumluluk bütün grup arasında dağılmış oluyor.

Sonuç olarak kimse sorumluluk almamış oluyor. Bu aynı zamanda bir şey talep ederken de karşılaştığımız bir durum. Şöyle söylesek daha doğru olur: “Biri lambayı kapatabilir mi?” demek yerine “Peter, lambayı kapatır mısın?” demek gibi. İkincisini söyleyerek belirli birini kastetmiş ve sorumluluk dağılımının önüne geçmiş oluyoruz.

Sorumluluk dağılımındaki etkenler

Yardım veya destek istemekten söz açmışken sorumluluk dağılımının içindeki başka etkenlere de değinmeden olmaz.

  • Kişinin kurbanla daha az veya daha çok özdeşleşmesi. Daha iyi tanımlama halinde sorumluluk dağılımı ihtimali o kadar azalıyor.
  • Harekete geçmenin kişisel olarak az ya da çok şeye mal olması. Kitty’nin durumunda, tanıklar kendilerinin de saldırıya uğrama ihtimalinden korktuğu için sorumluluk dağılımı yükseldi.
  • Kişinin grubun geri kalanına göre yardım etmek için daha iyi ya da daha kötü pozisyonda olduğunu düşünmesi. Örneğin, bir savunma uzmanı grubun kalanına göre yardım etmek için kendini daha fazla mecburi hissedebilir. Ayrıca olayın yakınındaki kişilerin uzak olanlara göre yardım etme ve harekete geçme ihtimali daha yüksektir.
  • Durumun ciddiyetinin belirlenmesi. Bir durumun ciddiyeti bizim için ne kadar fazlaysa sorumluluk dağılımı o kadar azalıyor. Ayrıca, yardım çağrısı uzadıkça ve yoğunluğu arttıkça sorumluluk dağılımı yine aynı ölçüde azalmış oluyor.

Şiddeti normalleştirmemenin önemi

Kitty Genovese’in üzücü hikayesi toplum üzerinde oldukça büyük bir etki bıraktı. Örneğin, Amerika’daki ünlü 911 yardım hattı bu olaydan sonra kuruldu. İnsanlar onun hakkında şarkılar yazdı; üzücü hikayesi televizyon programlarına ve filmlere ilham verdi. Hatta Alan More’un Watchmen’i gibi çizgi romanlara ilham verdi.

Kitty 1964 yılının mart ayında bir gece vakti çığlıklarıyla yardım istedi. Ağlaması sokaklarda yankılandı. Bu olay başka başka şekillerde dünyanın her yerinde her gün yaşanmaya devam etti. Belki de biz insanlar şiddeti normalleştirdik. Örneğin daha birkaç gün önce bir grup futbol taraftarı 22 yaşındaki bir genci stadyumun korkuluklarından aşağı itti.

Genç 15 metre aşağı düştükten sonra oturaklardan birine çakıldı. Saatler sonra bu düşmenin etkisiyle genç acı içinde hayatını kaybetti. Bu sırada kalan taraftarlar sanki hiçbir şey olmamış gibi bir aşağı bir yukarı yürümeye devam etti. Hiçbir şey olmamış gibi… Hayat sanki stadyumun bir parçasından daha fazlası değilmiş gibiydi. Ta ki nihayet polis olay yerine ulaşıncaya dek.kitty genovese olayı

Agresif fiillere (sporda, televizyonda, internette olması fark etmez) devamlı maruz kalmak belki bizi daha toleranslı yapabilir. Daha pasif; daha az tepki ve şiddete çağıran türden. Böyle olabilirdi. Ancak her iki türlü de bu mantıklı değil, adil değil, insani hiç değil.

Yalnızca tanık olmayı bırakmalıyız. Girişimde bulunmalı; insani değerler için elimizi taşın altına koymalıyız. Yakınımızdakiler için sorumluluk almalı, her şeyden önemlisi onları gerçekten önemsemeliyiz.