Kıskançlığın Kaynağı

20 Aralık, 2016
 

“Kıskançsa, seni sevdiği içindir.”, “Seni sevdiğim için kıskanıyorum.”, “Kıskanmayı bıraktığında endişe etmelisin, çünkü bu artık onun seni sevmediği anlamına gelir.”… Tüm bunlar şüphesiz daha önce duyduğumuz ya da dile getirdiğimiz ifadelerdir.

Ne var ki, kıskançlık bize söylendiği gibi sevgiyi göstermez. Aslında kıskançlık; bize ait olduğuna ikna olduğumuz ve çok sevdiğimiz, düşkün olduğumuz bir şeyi kaybetme korkusuna karşı verilen duygusal bir tepkidir.

Kıskançlık; başka bir kişinin var olması yüzünden sevdiğimiz kişinin sevgisini, ilgisini kaybetme tehlikesinin varlığını bize bildiren bir uyarı işaretidir. Bu genellikle terk edilmişlik, dışlanma hislerini ve gerçekten zor bir durum yaşamayı beraberinde getirebilir. Ancak bu durum, eğer bunu yönlendirmeyi öğrenebilirsek ve anlarsak çok kazançlı olabilir.

Kişi birçok şeyden dolayı kıskançlık duyabilir. Fakat her şeyden önce bu, kişinin kendisini en güvensiz hissettiği alanlar ile ilgilidir. Ancak göründüğünün aksine; kıskanç olan kişinin rakibi, kıskanç kişinin olmak istediği kişiden bir başkası değildir.

Kıskançlık; sadece partnerler arasındaki ilişkinin bir parçası değildir (bunun en tipik durum olmasına rağmen), aynı zamanda kardeşlerin, kuzenlerin, arkadaşların, aile üyelerinin, meslektaşların v.b. arasında da olabilir. İşte bu sebepten dolayı bu duygu; şarkılarda, efsanelerde, masallarda ve tabi ki bilimsel çalışmalarda yer alır.

Kıskançlık: Birinin Bize Ait Olduğuna İlişkin Yanlış Düşünce

 

Zaten diğer kişinin bizim mal varlığımız olduğu görüşünü bir tarafa bırakabilseydik, kıskançlık diye bir şey olmazdı. Aslında olay bu kadar basit. İnsanoğlu doğası gereği, çevresinde bulunan her şeyi kendine mal ettiği bir ortamda yetişmiştir. Bir şeyi yanımızda bulundururuz; çünkü hoşumuza gider, bize bir şekilde iyi gelir, ondan zevk alırız ve istediğimizde elimizin altında olmasını isteriz.

Kıskançlığın en çok yaşandığı durum olan romantik ilişki durumunda, her iki partnerin de duyguları ve düşünceleri önem taşımalıdır. Bu, dengeyi bulmanın gerekli olduğu anlamına gelir. Diğer kişiye istediğimiz şeyi, istediğimiz zaman, istediğimiz şekilde, istediğimiz yerde ve istediğimiz kadar çok kez yapan bir obje gibi davranamayız.

V. de Miguel’in de söylediği gibi: “Bazen bir partnerin aşırı kaygısı kontrol ihtiyacına işaret eder ve bu, sevgiden daha çok sahiplenme ile ilgilidir.” İkide bir nerede olduklarını, iş yerlerine varıp varmadıklarını, ne yaptıklarını sormak ve “aşırı korumacılık”, onları yanımızda tutmanın bilinçaltı bir yolu olabilir.

Eğer partnerimizin bize ait olduğuna inanmıyorsak, bu onları daha az sevdiğimiz anlamına gelmez; aksine tam tersidir. Eşlerin her birinin bağımsızlığa ihtiyacı vardır, her biri kendi hayatlarında ve partnerlerinin yanında tatmin edici bir yere sahiptir, ve her partner bu bağla beraber büyür.

Yanımızda olduğu için mutlu olan ve istediği şeyleri yapmak için özgür iradeye sahip olan kişiden daha büyük bir sevgi göstergesi olduğuna inanıyor musunuz?

 

Elbette, bu noktada şöyle düşünebiliriz: “Eğer yapmak istediği şeylere ‘izin verirsem’, kesinlikle beni aldatacak ya da yapmaması gereken bir şekilde davranacak.” Bu her zaman böyle değildir.

Bir kişinin kıskanç olmasının asıl nedeni düşük benlik saygısıdır ve bu, kıskanç kişinin üzerine çalışması gereken bir şeydir. Sevdiğimiz bir kişiyi kaybetme korkusu, kendimiz ile mutlu olmadığımıza ve mutlu olabilmek için başka bir kişiye ihtiyaç duyduğumuzu düşündüğümüze işaret eder. Peki kıskaçlığı nasıl aşabilirsiniz?

Doğrudan kıskançlığa yol açan şeyin üzerine gitmek çok önemlidir: Yıkıcı bir şekilde benliğini reddetme. Hepimizin hoşlanmadığımız ya da geliştirmeyi dilediğimiz taraflarımız vardır; ancak sorun, bu yanlarımızı yıkıcı bir şekilde reddetmemizdir.

Eğer partneriniz her hareketinizi kontrol ediyorsa, nasıl giyindiğinizi eleştiriyorsa, siz e-posta ya da mesaj yazarken sizi gizlice gözetliyorsa, siz işe giderken huzursuz hissediyorsa ve evde kalmanızı sağlamak için bahaneler buluyorsa ya da dışarıdan döndüğünüzde bir soruşturmaya katlanmak zorunda kalıyor iseniz partneriniz aşırı bir şekilde kıskanç demektir.

O halde ne yapılabilir? Bu konu hakkında onlar ile konuşun ve bir ilişkide güven duymanın çok önemli bir şey olduğunu onların anlamasını sağlayın. Eğer partnerlerin ikisi de bu durumu iyileştirmeye çalışırsa, hiç kuşkusuz başarılı olacaklardır.